B1 düzeyinde İspanyolca konuşan ortaöğretim öğrencisi, sosyal medyanın artılarını ve eksilerini günlük kalıplarla tartışır, gerekçe verir ve nazikçe katılır ya da katılmaz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
B1’de ne yapabilirsin?
CEFR B1 can-do hedefi şudur: Öğrenci tanıdık bir konuda görüşünü bağlı cümlelerle açıklar, artı ile eksiyi sıralar ve gerekçe verir. Dünya genelinde bu konu yabancı dil derslerinde artı-eksi tartışması olarak işlenir; amaç liste ezberlemek değil, konuşurken taraf tutabilmektir. Sosyal medya iki binli yıllarda günlük hayata girmiş, dil sınıfında ise öğrencilerin zaten yaşadığı bir tema olduğu için tartışma metni haline gelmiştir.
İspanyolcada konunun adı las redes sociales (las re-des so-sya-les) dir; tekili la red social (la red so-syal) dir. Artı için las ventajas (las ben-ta-has), eksi için las desventajas (las des-ben-ta-has) denir. Görüşün omurgası şunlardır: En mi opinión (en mi o-pin-yon), Me parece que (me pa-re-se ke), Creo que (kre-o ke). Olumlu görüşte Creo que den sonra bildirme kipi gelir: Creo que las redes son útiles. (kre-o ke las re-des son u-ti-les)
Tahta iki sütuna ayrılınca öğrenci kalıbı görür ve kendi hayatından örnek ekler. Öğretmen önce isim yazar, sonra cümle ister. Böylece kelime, tartışma cümlesine dönüşür.
Örnek
Tahta: Ventajas: comunicar, aprender, informar. Desventajas: perder tiempo, adicción, noticias falsas. Öğrenci cümlesi: Una ventaja es que podemos comunicarnos con amigos de otros países. (u-na ben-ta-ha es ke po-de-mos ko-mu-ni-kar-nos kon a-mi-gos de ot-ros pa-i-ses)
Artıları söyleme kalıpları
Olumlu tarafı anlatırken B1 öğrencisi fikir söyler, örnek verir ve sonucu bağlar. İşe yarayan kalıplar şunlardır: Por un lado (por un la-do) bir yandan; Además (a-de-mas) ayrıca; Por eso (por e-so) bu yüzden. Somut cümleler B1’i aşmaz: Las redes sociales me ayudan a practicar español. (las re-des so-sya-les me a-yu-dan a prak-ti-kar es-pan-yol) Puedo ver noticias de España en tiempo real. (pwe-do ber no-ti-syas de es-pan-ya en tyem-po re-al) Es fácil compartir fotos con mi familia. (es fa-sil kom-par-tir fo-tos kon mi fa-mi-lya)
Sınıf tartışmasında sıra almak da can-do’dur. ¿Puedo decir algo? (pwe-do de-sir al-go) bir şey söyleyebilir miyim, Tienes razón. (tye-nes ra-son) haklısın demektir. útil (u-til) ve fácil (fa-sil) isimden sonra gelir; çoğulda útiles ve fáciles olur. Türkçedeki gibi sıfatı öne almak B1 cümlesini bozar.
Günlük hayatta artı çoğu kez okul işidir. Kelime kartını paylaşmak, grup ödevi sormak ve kısa video ile telaffuz dinlemek bu başlığın gerçek yeridir. Fiil compartir (kom-par-tir) paylaşmak, preguntar (pre-gun-tar) sormak, aprender (a-pren-der) öğrenmektir.
Örnek
Ali: En mi opinión, Instagram es útil para el instituto. (en mi o-pin-yon, ins-ta-gram es u-til pa-ra el ins-ti-tu-to) Elif: Sí, estoy de acuerdo. Además, puedo preguntar la tarea a mis compañeros. (si es-toy de a-kwer-do a-de-mas pwe-do pre-gun-tar la ta-re-a a mis kom-pa-nye-ros) Ayşe uygulamada yazar: He compartido las palabras de la unidad 5. ¿Las has visto? (e kom-par-ti-do las pa-lab-ras de la u-ni-dad sinko las as bis-to)
Eksileri söyleme kalıpları
Eksi tarafı anlatmak yalnızca kötü demek değildir; B1 gerekçe ister. Kalıplar: Por otro lado (por ot-ro la-do) öte yandan, Sin embargo (sin em-bar-go) yine de, El problema es que (el pro-ble-ma es ke) sorun şu ki. Temel cümleler: Paso demasiado tiempo en el móvil. (pa-so de-ma-sya-do tyem-po en el mo-bil) A veces no duermo bien porque miro el teléfono a las doce. (a be-ses no dwer-mo byen por-ke mi-ro el te-le-fo-no a las do-se) Las redes pueden ser adictivas. (las re-des pwe-den ser a-dik-ti-bas) adictivo (a-dik-ti-bo) bağımlılık yapandır.
Gece yalnız kaydırma sahnesi birçok ülkede ekran süresi tartışmasının görselidir. Öğrenci abartmadan dün geceyi anlatır: Ayer estuve dos horas en TikTok y después no pude estudiar. (a-yer es-tu-be dos o-ras en tik-tok i des-pwes no pu-de es-tu-dyar) estuve (es-tu-be) tamamlanmış süreyi pretérito indefinido ile verir; no pude (no pu-de) yapamadım demektir. B1 tam da dün ne oldu sorusuna bu kiple cevap arar.
Siber zorbalık ve sahte haber de B1 kelimesiyle söylenir: el ciberacoso (el si-be-ra-ko-so), las noticias falsas (las no-ti-syas fal-sas), la privacidad (la pri-ba-si-dad). Örnek: Es peligroso creer todas las noticias. (es pe-li-gro-so kre-er to-das las no-ti-syas) No debemos compartir datos personales. (no de-be-mos kom-par-tir da-tos per-so-na-les)
Örnek
Can: ¿Por qué estás tan cansado? (por ke es-tas tan kan-sa-do) Ece: Porque anoche miré vídeos hasta tarde. El problema es que después no me concentro en clase. (por-ke a-no-çe mi-re bi-de-os as-ta tar-de el pro-ble-ma es ke des-pwes no me kon-sen-tro en kla-se) Can: Es verdad. Sin embargo, también hay cosas buenas. (es ber-dad sin em-bar-go tam-byen ay ko-sas bwe-nas)
Beğeni, paylaşım ve sayılar
Ekrandaki kalp ve paylaşım sayıları tartışmayı somutlaştırır. B1 sözlüğü şöyledir: dar like (dar layk) veya darle a me gusta (dar-le a me gus-ta), compartir paylaşmak, los seguidores (los se-gi-do-res) takipçiler, publicar (pu-bli-kar) yayımlamak, viral (bi-ral). Örnek: Esta foto tiene mil likes. (es-ta fo-to tye-ne mil lays) Sayılar zaten B1’dedir: mil, diez mil, un millón (un mi-lyon).
Tartışma cümlesi sayıdan görüşe geçer. Tener muchos likes no significa ser feliz. (te-ner mu-ços lays no sig-ni-fi-ka ser fe-lis) Algunas personas publican todo para tener más seguidores. (al-gu-nas per-so-nas pu-bli-kan to-do pa-ra te-ner mas se-gi-do-res) Karşı görüş de aynı kelimelerle kurulur: Los likes pueden ayudar a un artista joven. (los lays pwe-den a-yu-dar a un ar-tis-ta ho-ben) Böylece aynı sayı hem artı hem eksi olur; bu B1’in nüans adımıdır.
Örnek
Mi prima tiene veinte mil seguidores. Por un lado, vende su arte. Por otro lado, está siempre pendiente del teléfono. (mi pri-ma tye-ne beyn-te mil se-gi-do-res por un la-do ben-de su ar-te por ot-ro la-do es-ta syem-pre pen-dyen-te del te-le-fo-no) Kalıp estar pendiente de (es-tar pen-dyen-te de) kafası sürekli orada olmak demektir.
Haberleri karşılaştırarak tartışmak
Karşılaştırmalı konuşma, B1 can-do listesinde görüşleri karşılaştırırım maddesine denk gelir. Kalıplar: En cambio (en kam-byo) buna karşılık, mientras que (myen-tras ke) oysa, más... que daha çok, menos... que daha az. Örnek: Esta noticia es más positiva que la otra. (es-ta no-ti-sya es mas po-si-ti-ba ke la ot-ra) El artículo habla de educación; en cambio, este habla de ciberacoso. (el ar-ti-ku-lo ab-la de e-du-ka-syon en kam-byo es-te ab-la de si-be-ra-ko-so)
Öğrenci iki kısa haberi okur sonra konuşur. Olumlu haber bir okulun güvenli pratik grubu kurması, olumsuz haber bir gencin sahte duyuruya inanması olabilir. Nazikçe katılmama bağırarak olmaz: No estoy de acuerdo. (no es-toy de a-kwer-do) yeter, gerekçe eklenir. sino (si-no) Türkçe ama ile karışmasın; pero genel karşıtlık, sino olumsuz cümleden sonra düzeltmedir.
Kaynak kontrolü B1 cümlesiyle de söylenir: No todo el mundo comprueba las fuentes. (no to-do el mun-do kom-pwe-ba las fwen-tes) preocupante (pre-o-ku-pan-te) kaygı verici, comprobar (kom-pro-bar) kontrol etmektir. Böylece öğrenci haberi tekrar etmek yerine üzerine konuşur.
Örnek
Mert: La primera noticia me parece buena porque los alumnos practican juntos. (la pri-me-ra no-ti-sya me pa-re-se bwe-na por-ke los a-lum-nos prak-ti-kan hun-tos) Selin: De acuerdo, pero la segunda es preocupante. (de a-kwer-do pe-ro la se-gun-da es pre-o-ku-pan-te) Karşılaştırma: WhatsApp es más práctico que Instagram para el trabajo en grupo. TikTok es más adictivo que YouTube, en mi opinión. No es malo el móvil, sino el uso sin límite. (no es ma-lo el mo-bil si-no el u-so sin li-mi-te)
Türkçe konuşanların sık yaptığı dil hataları
Birinci klasik hata katılmayı soy de acuerdo diye kurmaktır. Doğrusu estoy de acuerdo (es-toy de a-kwer-do) dur; çünkü bu bir durumdur, kimlik değildir. Türkçede katılıyorum tek fiildir, İspanyolcada estar artı de acuerdo kalıbıdır. de düşerse estoy acuerdo da yanlış kalır.
İkinci hata cinsiyet ve çoğuldur. red dişil olduğu için la red social ve las redes sociales denir; el red veya los redes Türkçedeki cinsiyetsiz isim alışkanlığındandır. Sıfat uyumu şarttır: noticias falsas, noticias falso değil. Üçüncü hata Creo que içindeki que yi unutmaktır; Türkçe bence bağlaç taşımaz, İspanyolca taşır.
Dördüncü hata fiil seçimidir. Zaman geçirmek pasar tiempo (pa-sar tyem-po) dir. Paylaşmak compartir dir; pagar ödemektir, ses yüzünden karışmasın. Beşinci hata çift karşılaştırmadır: más mejor denmez, mejor (me-hor) zaten daha iyidir. más bueno yerine çoğu zaman mejor tercih edilir.
Örnek
Yanlış: Soy de acuerdo que el red social es más mejor para estudiar. Doğru: Estoy de acuerdo en que las redes sociales son mejores para estudiar. (es-toy de a-kwer-do en ke las re-des so-sya-les son me-ho-res pa-ra es-tu-dyar) Yanlış: Creo es peligroso. Doğru: Creo que es peligroso. (kre-o ke es pe-li-gro-so)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Artı-eksi tartışması için kelime listesi ezberlemek yeter. Doğrusu: B1’de kelime, bağlaç ve gerekçe birlikte gerekir. Liste, cümle ve örnek olmadan tartışma sayılmaz.
- Yanlış: Creo que den sonra her zaman subjuntivo gerekir. Doğrusu: Olumlu görüşte creo que artı indicativo kullanılır: Creo que es útil. Subjuntivo daha çok no creo que yapısında belirginleşir ve asıl sonraki düzey işidir.
- Yanlış: like ve post İngilizce haliyle her zaman yeter. Doğrusu: Anlaşılır ama B1 hedefi İspanyolca kalıptır: dar like, darle a me gusta, publicar, una publicación.
- Yanlış: pero ve sino aynı ama anlamındadır. Doğrusu: pero genel karşıtlıktır; sino olumsuz bir ifadeyi düzeltir. Örnek: No es malo, sino peligroso si se usa mal.
- Yanlış: Sosyal medya cümleleri hep şimdiki zamanda kurulur. Doğrusu: Dün gece olanlar indefinido ister (miré, estuve); etkisi sürenler perfecto ister (he compartido). B1 tam da bu kip seçimini çalışır.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde, B2’de, öğrenci aynı konuda varsayım kurar: daha az zaman geçirse daha iyi uyurdu gibi koşul cümleleri gelir. Dijital haklar, veri ve algoritma daha soyut tartışılır. Yazılıda uzun bir lehinde veya aleyhinde metin, sözlüde ise karşısındakinin argümanını özetleyip yanıtlamak beklenir. B1’deki en mi opinión kalıbı daha mesafeli ve kesif ifadelere evrilir.
Özet
B1 İspanyolcasında sosyal medyanın artı-eksisi en mi opinión, por un lado, por otro lado ve estoy de acuerdo ile tartışılır. Öğrenci kendi telefon alışkanlığından örnek verir, haberleri karşılaştırır ve nazikçe katılır ya da katılmaz. Türkçe kaynaklı soy de acuerdo ve cinsiyet uyumsuzluğu düzeltilince cümleler hem doğru hem doğal durur.