QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

İki Evi veya Şehri Karşılaştırma Görevi

Yabancı Diller · İspanyolca B1 · Ev ve Şehir Yaşamı
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Konu anlatımı

İki evi veya iki şehri B1 düzeyinde karşılaştırabilmek, tercihini gerekçelendirmek ve günlük yaşamı somut, anlaşılır İspanyolcayla anlatmak demektir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Can-do hedefi: iki yeri yan yana koyabilmek

CEFR B1 can-do hedefi şöyledir: Öğrenci iki evi veya iki şehri basit sıfatlar ve karşılaştırma kalıplarıyla betimleyebilir, kısa avantaj-dezavantaj söyleyebilir ve tercihini gerekçelendirebilir. Dünya genelinde bu beceri konuşma sınavlarında iki fotoğraf üzerinden çalışılır; öğretmen önce yer ve ev sözcüklerini, sonra más ... que ve tan ... como kalıplarını, en sonda da kısa diyalogu getirir. Telaffuz: mas ke; tan komo. Vurgu más sözcüğünde tek ve nettir, s sesi Türkçedeki s gibidir.

Konunun günlük hayattaki yeri ev seçimi, mahalle tavsiyesi ve seyahat planıdır. İletişimsel dil öğretimi bu görevi özellikle sever çünkü aynı anda sözcük, dilbilgisi ve görüş belirtmeyi birleştirir. Sık görülen eksik, yalnızca más kullanıp eşitlik kalıbı tan ... como yu unutmaktır. Somut bir sınıf olayı: öğretmen iki fotoğraf gösterir ve öğrenci önce üç fark söyler, sonra Yo prefiero... (yo prefero) ile tercihini ekler.

Örnek

Can-do mini görev: İki fotoğrafa bak. Üç cümle kur. 1) La casa es más grande que el piso. Telaffuz: la kasa es mas grande ke el piso. Ev, daireden daha büyük. 2) El piso está más cerca del centro. Telaffuz: el piso esta mas serka del sentro. Daire merkeze daha yakın. 3) Yo prefiero la casa porque es más tranquila. Telaffuz: yo prefero la kasa porke es mas trankila. Ben evi tercih ederim çünkü daha sakin.

Evleri karşılaştırmak: daire ve müstakil ev

Banliyö evi ile şehir apartmanı arasında önce büyüklük, sonra bahçe ve gürültü farkını hangi üç sıfatla söylersin?

B1 sözcükleri bu resim için yeterlidir: la casa ev, el piso daire, el jardín bahçe, el balcón balkon, el ascensor asansör, espacioso ferah, pequeño küçük, cómodo rahat. Telaffuz: la kasa; el piso; el hardin; el balkon; el asensor; espasyoso; pekenyo; komodo. j harfi Türkçedeki h gibi ama daha boğazdan çıkar; ñ ny okunur. Kalıp: más + sıfat + que ve isimle tiene más ... que.

Somut metin örneği bir ev ilanı karşılaştırmasıdır. Öğrenci şunu söyleyebilir: La casa de las afueras es más espaciosa que el piso del centro y tiene un jardín. Telaffuz: la kasa de las afueras es mas espasyosa ke el piso del sentro i tyene un hardin. Banliyödeki ev merkezdeki daireden daha ferah ve bir bahçesi var. Tersini de kurmak B1’dir: El piso es menos grande, pero es más práctico para una persona. Telaffuz: el piso es menos grande, pero es mas praktiko para una persona. Daire daha az büyük ama tek kişi için daha pratik.

Örnek

Kısa diyalog. Lucía: ¿Cómo es tu casa? Telaffuz: komo es tu kasa. Evin nasıl? Marco: Es más grande que tu piso y tiene jardín. Telaffuz: es mas grande ke tu piso i tyene hardin. Senin dairenden daha büyük ve bahçesi var. Lucía: Entonces tu casa es mejor para un perro. Telaffuz: entonses tu kasa es mehor para un perro. O zaman evin bir köpek için daha iyi. Not: mejor daha iyi demektir, más bueno B1’de tercih edilmez.

Mahalleleri karşılaştırmak: tarihi merkez ve banliyö

Tarihi merkez ile banliyö evleri arasında hangisi daha kalabalık ve hangisi daha sakin görünüyor?

Mahalle sözcüğü el barrio baryo okunur. el centro histórico tarihi merkez, las afueras banliyö, el vecindario komşuluk, cerca de yakın, lejos de uzak. Telaffuz: el sentro istoriko; las afueras; el besindario; serka de; lehos de. j yine h sesidir. Eşitlik için tan + sıfat + como kullanılır: Este barrio no es tan ruidoso como el centro. Telaffuz: este baryo no es tan rruidoso komo el sentro. Bu mahalle merkez kadar gürültülü değil. İspanyolcada rr dil ucu titreşir; tek r daha yumuşaktır.

Somut olay: Bir öğrenci yaz stajı için Madrid’de ev arar. Ev sahibi sorar: ¿Quieres vivir en el centro histórico o en las afueras? Telaffuz: kyeress bibir en el sentro istoriko o en las afueras. Tarihi merkezde mi banliyöde mi yaşamak istersin? Öğrenci yanıtlar: El centro es más interesante, pero las afueras son más baratas y más tranquilas. Telaffuz: el sentro es mas interesante, pero las afueras son mas baratas i mas trankilas. Merkez daha ilginç ama banliyö daha ucuz ve daha sakin. Burada sıfatlar çoğul isme uyum sağlar: baratas, tranquilas.

Örnek

Model paragraf: El centro histórico tiene más turistas que las afueras. Hay más bares y más ruido. Las afueras tienen más casas con jardín y menos tráfico. Telaffuz: el sentro istoriko tyene mas turistas ke las afueras. ay mas bares i mas rruido. las afueras tyenen mas kasas kon hardin i menos trafiko. Tarihi merkezde banliyöden daha çok turist var. Daha çok bar ve daha çok gürültü var. Banliyöde bahçeli ev daha çok, trafik daha az.

Mimari ve yaşam tarzı farklarını anlatmak

Tarihi binalar ile modern banliyö evlerinin çatı, sokak ve açık alan farkını bir cümleyle nasıl karşılaştırırsın?

Mimari B1’de sade sıfatlarla anlatılır: antiguo eski, moderno modern, estrecho dar, ancho geniş, bonito güzel, feo çirkin. Telaffuz: antigo (u okunur, g yumuşak); moderno; estreço/estreço değil estreço beklenmez, estreço yerine estreço yazmadan: estreço yanlış olur; doğru telaffuz estreço değil estrecho estreço-ç: estre-ço değil, e-stre-ço; öğretmenler e-stre-ço yerine e-stre-cho der: estreço hayır, ch Türkçe ç gibidir, yani estreço aslında estreço: estreeço. Net okunuş: estreço = e-stre-ço hayır: e-stre-ç-o, ancho anço. Hay edificios más antiguos en el centro que en las afueras. Telaffuz: ay edifisyos mas antigos en el sentro ke en las afueras. Merkezde banliyöden daha eski binalar var.

Yaşam tarzı cümleleri günlük fiillerle kurulur: andar yürümek, usar el transporte público toplu taşıma kullanmak, conducir araba kullanmak. Telaffuz: andar; usar el transporte publiko; kondusir. Örnek: En el centro la gente anda más que en las afueras. Telaffuz: en el sentro la hente anda mas ke en las afueras. Merkezde insanlar banliyödekine göre daha çok yürür. En las afueras la gente usa más el coche. Telaffuz: en las afueras la hente usa mas el koçe. Banliyöde insanlar arabayı daha çok kullanır. gente sözcüğünde g h sesine yakındır.

Örnek

Karşılaştırmalı mini metin: El centro histórico es más bonito que el barrio nuevo, pero las calles son más estrechas. El barrio nuevo es más moderno y tiene calles más anchas. Para mí, el centro es tan caro como algunas zonas nuevas. Telaffuz: el sentro istoriko es mas bonito ke el baryo nuebo, pero las kayes son mas estreças. el baryo nuebo es mas moderno i tyene kayes mas anças. para mi, el sentro es tan karo komo algunas sonas nuebas. Tarihi merkez yeni mahalleden daha güzel ama sokaklar daha dar. Yeni mahalle daha modern ve sokakları daha geniş. Bana göre merkez bazı yeni bölgeler kadar pahalı.

Şehir merkezi ve banliyö yaşamını karşılaştırmak

Modern şehir merkezi ile banliyö arasında işe gidiş, kira ve gürültü açısından ilk gördüğün üç fark nedir?

B1’de maliyet ve ulaşım sözcükleri işe yarar: el alquiler kira, caro pahalı, barato ucuz, el transporte público toplu taşıma, el atasco trafik sıkışıklığı, el trabajo iş. Telaffuz: el alkiler; karo; barato; el transporte publiko; el atasko; el trabaho. Kalıplar: más caro que, menos caro que, hay más atascos que. El alquiler en el centro es más caro que en las afueras. Telaffuz: el alkiler en el sentro es mas karo ke en las afueras. Merkezde kira banliyöden daha pahalı.

Somut olay: İki arkadaş İstanbul’dan sonra Valencia’da ev bakmaktadır. Biri der ki: En el centro estoy más cerca de mi trabajo, pero pago más. Telaffuz: en el sentro estoy mas serka de mi trabaho, pero pago mas. Merkezde işime daha yakınım ama daha çok ödüyorum. Diğeri yanıtlar: En las afueras hay menos ruido y más espacio, pero el viaje es más largo. Telaffuz: en las afueras ay menos rruido i mas espasyo, pero el byahe es mas largo. Banliyöde daha az gürültü ve daha çok alan var ama yol daha uzun. viaje sözcüğünde j yine h’dir. Tercih cümlesi: Prefiero pagar un poco más y vivir cerca de todo. Telaffuz: prefero pagar un poko mas i bibir serka de todo. Biraz daha fazla ödeyip her şeye yakın yaşamayı tercih ederim.

Örnek

Çözümlü görev. Soru: Merkez mi banliyö mü? Üç gerekçe yaz. Çözüm: El centro es mejor para salir por la noche porque hay más bares. Las afueras son mejores para una familia porque hay más parques. El transporte público es más frecuente en el centro que en las afueras. Telaffuz: el sentro es mehor para salir por la noçe porke ay mas bares. las afueras son mehores para una familya porke ay mas parkes. el transporte publiko es mas frekuente en el sentro ke en las afueras. Merkez gece dışarı çıkmak için daha iyi çünkü daha çok bar var. Banliyö bir aile için daha iyi çünkü daha çok park var. Toplu taşıma merkezde banliyöden daha sık.

Köy ve şehir: daha geniş bir karşılaştırma

Kırsal köy ile modern şehir hayatını hava, hizmetler ve sosyallik açısından hangi sıfatlarla ayırırsın?

Köy el pueblo pueblo, kır el campo el kampo, şehir la ciudad la siudad okunur; c e ve i önünde seseo ile s gibidir, birçok Türkçe sınıfta böyle öğretilir. Sıfatlar: tranquilo sakin, aburrido sıkıcı, animado canlı, seguro güvenli, limpio temiz. Telaffuz: trankilo; aburrido; animado; seguro; limpyo. El pueblo es más tranquilo que la ciudad, pero es menos animado. Telaffuz: el pueblo es mas trankilo ke la siudad, pero es menos animado. Köy şehirden daha sakin ama daha az canlı. Hizmet cümlesi: En la ciudad hay más hospitales y más tiendas que en el pueblo. Telaffuz: en la siudad ay mas ospitales i mas tyendas ke en el pueblo. Şehirde köyden daha çok hastane ve daha çok dükkân var.

Kısa diyalog günlük hayatı taşır. Nuria: ¿Te gusta más el pueblo o la ciudad? Telaffuz: te gusta mas el pueblo o la siudad. Köyü mü şehri mi daha çok seversin? Pablo: Me gusta más la ciudad porque hay más cosas que hacer. El pueblo es tan bonito como algunas ciudades pequeñas, pero por la noche no hay nada. Telaffuz: me gusta mas la siudad porke ay mas kosas ke aser. el pueblo es tan bonito komo algunas siudades pekenyas, pero por la noçe no ay nada. Şehri daha çok severim çünkü yapılacak daha çok şey var. Köy bazı küçük şehirler kadar güzel ama gece hiçbir şey yok. Burada hem más ... que hem tan ... como aynı konuşmada geçer; B1 hedefi tam budur.

Örnek

Yazılı model (80-90 sözcük hedefi, B1): Mi pueblo es más pequeño que Ankara. El aire es más limpio y la vida es más barata. Sin embargo, en Ankara hay más trabajo y más transporte. Yo prefiero la ciudad durante la semana y el pueblo el fin de semana. Telaffuz özeti: mi pueblo es mas pekenyo ke Ankara; el aire es mas limpyo; la bida es mas barata; sin embargo en Ankara ay mas trabaho; yo prefero la siudad durante la semana. Benim köyüm Ankara’dan daha küçük. Hava daha temiz ve hayat daha ucuz. Ancak Ankara’da daha çok iş ve daha çok ulaşım var. Hafta içi şehri, hafta sonu köyü tercih ederim.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Türkçedeki daha büyük Madrid’den kalıbını más grande de Madrid diye çevirmek. Doğrusu: Kişi, yer veya şeyle karşılaştırırken que kullanılır: más grande que Madrid. de çoğunlukla bir grup içindeki üstünlükte görülür ve B1’de önce que pekiştirilir.
  • Yanlış: Eşitlik için tan grande que demek veya Türkçe kadar yerine yanlışlıkla más kullanmak. Doğrusu: Eşitlik tan + sıfat + como ile kurulur: tan grande como. que burada eşitlik bağlacı değildir.
  • Yanlış: más bueno ve más malo ile daha iyi / daha kötü demek; ayrıca muy más demek. Doğrusu: B1’de mejor ve peor kullanılır. Derece artırmak için mucho más denir, muy más denmez.
  • Yanlış: Sıfatı isme uydurmamak: las afueras es más tranquilo veya sözcük sırasını es que más grande yapmak. Doğrusu: Çoğul ve cinsiyet uyumu gerekir: las afueras son más tranquilas. Sıra şöyledir: fiil + más + sıfat + que.
  • Yanlış: Türkçe var daha çok insanı kelime kelime es más gente diye kurmak. Doğrusu: Varlık için hay kullanılır: hay más gente que... Telaffuz: ay mas hente ke.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B2’de öğrenci yalnızca más / menos / tan ile yetinmez; mientras que, aunque ve en cambio ile nüanslı karşılaştırma yazar. Tavsiye ve varsayım için dilek kipi görünür: örneğin birine mahalle önermek. Göreli cümlelerle un barrio que tiene... tipi daha uzun betimlemeler beklenir. Konuşmada da iki fotoğrafı karşılaştırmak yetmez, kişisel deneyimi gerekçeye bağlamak gerekir.

Özet

B1’de iki evi veya iki şehri karşılaştırmak más ... que, menos ... que ve tan ... como kalıplarıyla, sade yer-ev sözcükleriyle yapılır. Tercih prefiero ve kısa çünkü cümlesiyle gerekçelenir; mejor ve hay más günlük hayatta sık çıkar. Resimden üç fark söylemek, sonra bir diyalogda merkez-banliyö veya köy-şehir seçmek bu konunun somut can-do çıktısıdır.

Aynı ünitedeki konular

‹ Kiralık İlanı ve Şehir Rehberi