Etik bir ikilemi etkilenen kişiler, seçenekler ve sonuçlar üzerinden analiz edip B2 İngilizcesiyle kısa, gerekçeli bir mini sunumda savunmak bilimsel ve günlük kararlarda sorumluluk dilini kazandırır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Etik ikilemi tanımak
Bir ethical dilemma (okunuş: e-ti-kıl di-LE-mı) iki önemli değerin çatıştığı ve her seçeneğin bir kazancı ile bir kaybı olduğu durumdur. Bu, sıradan bir sorundan farklıdır; çünkü there is no perfect answer (der iz no PÖR-fikt AN-sır): kusursuz cevap yoktur. B2 can-do hedefi şudur: I can describe a difficult situation and say why it is hard to decide. (ay ken dis-KRAYB ı di-fi-kılt si-çu-EY-şın end sey vay it iz hard tu di-SAYD). Yani zor bir durumu betimleyebilir ve kararın neden zor olduğunu söyleyebilirim. Kampüste tek başına okunan kısa bir vaka metni tam da bu ilk adımı çalıştırır: başkasının sesi olmadan önce kendi cümlelerini kurmak.
Dünyada B2 dil derslerinde bu konu çoğu zaman tartışma ve kısa sunum ünitelerinin içinde öğretilir; amaç felsefe ezberi değil, durup tartma alışkanlığıdır. Yirminci yüzyılda zararlı insan deneylerinin ardından rıza kuralları sertleşmiştir; 1947 Nuremberg Code (NUR-ım-berg kod) ve 1964 Declaration of Helsinki (dek-lı-REY-şın ov hel-SİN-ki) bu tarihin bilinen belgelerindendir. Günlük hayatta da aynı gerilim vardır: arkadaşın bilim projesinde sayıları değiştirdiğini görürsen söylemek mi doğrudur, sessiz kalmak mı? Cevabı ezberlemek değil, kimlerin etkilendiğini görmek gerekir.
Örnek
Vaka metni: Your classmate copied lab results to finish a science project. If you tell the teacher, your friend may fail. If you stay silent, the results are not true. (yor KLAS-meyt kop-id leb ri-ZALTS tu Fİ-niş ı SAY-ıns PRO-cekt. if yu tel di Tİ-çır, yor frend mey feyl. if yu stey SAY-lınt, di ri-ZALTS ar not tru.) Türkçesi: Sınıf arkadaşın bir bilim projesini bitirmek için laboratuvar sonuçlarını kopyaladı. Öğretmene söylersen arkadaşın dersten kalabilir. Sessiz kalırsan sonuçlar doğru olmaz. Anahtar sözcükler: copied (kop-id) kopyaladı; fail (feyl) kalmak; stay silent (stey SAY-lınt) sessiz kalmak.
Analiz adımları: kim, hangi seçenek, hangi sonuç
Sınıf tartışması, ikilemi tek başına okumaktan bir adım sonradır: başkası senin görmediğin bir tarafı gösterir. Analizi beş kısa soruyla yap. Bir: What is the main problem? (vot iz di meyn PRO-blem) Asıl sorun nedir? İki: Who is affected? (hu iz ı-FEK-tid) Kimler etkilenir? Üç: What are the options? (vot ar di OP-şınz) Seçenekler neler? Dört: What are the consequences? (vot ar di KON-sı-kwın-sız) Sonuçlar neler? Beş: What would you do, and why? (vot vud yu du, end vay) Sen ne yapardın ve neden? Bu sorular B2’de ezber cümle değil, düşünme iskeletidir.
Tartışırken saldırı değil gerekçe istenir. Yararlı kalıplar: Let’s look at both sides. (lets luk et bot SAYDZ) İki tarafa da bakalım. A key point is fairness. (ı ki poynt iz FER-nes) Önemli bir nokta adalettir. We should not ignore the risks. (vi şud not ig-NOR di risks) Riskleri yok saymamalıyız. Türkçe konuşan öğrenciler bazen tartışmayı fight (fayt) sanır; oysa B2’de discuss (dis-KAS) kanıt değiş tokuşudur. Öğretmenin rolü kazanan ilan etmek değil, herkesin Who is affected? sorusunu boş bırakmamasını sağlamaktır.
Örnek
Somut analiz. Sorun: okul, zorbalığı azaltmak için yüz tanımalı kamera istiyor. Etkilenenler: öğrenciler, öğretmenler, aileler, zorbalığa uğrayanlar. Seçenek A: kameraları kurmak. Seçenek B: kamera yok, daha çok rehberlik. Sonuçlar A: bazıları feel safer (fil SEY-fır) daha güvende hisseder ama privacy (PRAY-vı-si) mahremiyet azalır. Sonuçlar B: mahremiyet korunur ama bazı şiddet olayları kanıtsız kalabilir. Karar cümlesi örneği: I would choose more counselling first, because cameras cannot solve the cause of bullying. (ay vud çuz mor KAUN-sı-ling först, bi-KOZ KE-mı-raz KE-nıt SOLV di koz ov BU-li-ing) Önce daha çok rehberlik seçerdim, çünkü kameralar zorbalığın nedenini çözemez.
Artı-eksi tablosu ve B2 görüş kalıpları
Artı-eksi tablosu, duygusal bir konuyu görünür hale getirir. Sol sütuna benefits (BE-ni-fits) yararlar, sağa risks (risks) riskler yazılır. B2’de güçlü sunum, yalnızca kendi tarafını övmez; karşı tarafın en iyi argümanını da dürüstçe söyler. Temel kalıplar şunlardır. On the one hand, ... (on di van hend) Bir yandan. On the other hand, ... (on di A-dır hend) Öte yandan. A major advantage is ... (ı MEY-cır ıd-VAN-tic iz) Önemli bir avantaj şudur. A serious disadvantage is ... (ı Sİ-ri-ıs dıs-ıd-VAN-tic iz) Ciddi bir dezavantaj şudur. Telaffuz ipucu: advantage vurgusu ikinci hecededir: ıd-VAN-tic.
Görüş belirtirken her cümleye I think (ay tink) eklemek fikri zayıflatır. Bir kez net ol, sonra gerekçe ver. İşe yarayan kalıplar: In my view, ... (in may vyu) Bana göre. I would argue that ... (ay vud AR-gü det) Şunu savunurum. It depends on the situation. (it di-PENDZ on di si-çu-EY-şın) Duruma bağlıdır. The main issue is safety versus privacy. (di meyn İ-şu iz SEYF-ti VÖR-sıs PRAY-vı-si) Asıl mesele güvenlik ile mahremiyetin çatışmasıdır. versus (VÖR-sıs) iki değerin karşı karşıya geldiğini kısa söyler. Tahtaya yazmak, dinleyicinin senin atladığın kutuyu görmesini de sağlar.
Örnek
Vaka: yeni bir ağrı kesici için hayvan deneyi. Artılar: It may save human lives. (it mey seyv HYU-mın layvz) İnsan hayatını kurtarabilir. Scientists can collect clear data. (SAY-ın-tists ken kı-LEKT kliır DEY-tı) Bilim insanları net veri toplayabilir. Eksiler: Animals can suffer. (E-ni-mılz ken SA-fır) Hayvanlar acı çekebilir. Results in animals are not always the same in humans. (ri-ZALTS in E-ni-mılz ar not OL-veyz di seym in HYU-mınz) Hayvandaki sonuç insanlarda her zaman aynı değildir. Karar: I would allow tests only with strict rules and only if there is no good alternative. (ay vud ı-LAU tests ON-li vid strikt rulz end ON-li if der iz no gud ol-TÖR-nı-tiv) Yalnızca sıkı kurallarla ve iyi bir alternatif yoksa teste izin verirdim.
Mini sunumun iskeleti
Mini sunum B2’de bir-iki dakikalık, sistemli bir konuşmadır; ezber tiyatro değildir. CEFR can-do: I can give a short, clear presentation on a familiar issue and answer simple questions. (ay ken giv ı şort, kliır pre-zın-TEY-şın on ı fı-Mİ-lyır i-şu end AN-sır SİM-pıl KWES-çinz) Tanıdık bir konuda kısa ve net sunum yapabilir, basit soruları yanıtlayabilirim. İskelet beş parçadır. Bir: selam ve konu. Today I will talk about an ethical dilemma in science. (tı-DEY ay vil tok ı-BAUT en e-ti-kıl di-LE-mı in SAY-ıns) Bugün bilimde bir etik ikilemden bahsedeceğim. İki: ikilemi bir-iki cümleyle özetle. Üç: iki tarafı eşit uzunlukta anlat. Dört: kendi kararın ve gerekçen. Beş: kapanış. Thank you. I am happy to take questions. (tenk yu. ay em HE-pi tu teyk KWES-çinz) Teşekkürler. Soruları memnuniyetle alırım.
Dinleyici etik kurul üyesi, öğretmen veya sınıf arkadaşı olabilir; dil değişmez, saygı değişmez. Hızlı konuşmak akıllı görünmez; B2’de netlik puan getirir. Bağlaçları bilerek kullan: first (först) önce, then (den) sonra, however (hav-E-vır) ancak, therefore (DER-for) bu yüzden. Soru gelirse panik cümlesi şudur: That’s a good question. In my view, ... (dets ı gud KWES-çın. in may vyu) Güzel soru. Bana göre... Bilmediğin ayrıntıyı uydurma; I am not sure about that detail. (ay em not şur ı-BAUT det Dİ-teyl) O ayrıntıdan emin değilim, demek B2’dede olgunluktur.
Örnek
Kısa sunum metni: Hello. Today I will talk about cameras in school. On the one hand, cameras may reduce bullying. On the other hand, students need privacy. I would argue that we should try counselling and clear school rules first. Cameras can come later, and only in public areas. Thank you. (he-LOU. tı-DEY ay vil tok ı-BAUT KE-mı-raz in skul. on di van hend, KE-mı-raz mey ri-DUS BU-li-ing. on di A-dır hend, STU-dınts nid PRAY-vı-si. ay vud AR-gü det vi şud tray KAUN-sı-ling end kliır skul rulz först. KE-mı-raz ken kam LEY-tır, end ON-li in PAB-lik E-ri-ız. tenk yu.) Türkçesi: Merhaba. Bugün okuldaki kameralardan bahsedeceğim. Bir yandan kameralar zorbalığı azaltabilir. Öte yandan öğrencilerin mahremiyete ihtiyacı vardır. Önce rehberlik ve net okul kurallarını denememiz gerektiğini savunurum. Kameralar daha sonra ve yalnızca ortak alanlarda gelebilir. Teşekkürler.
Etik kurullar, bilim ve toplum
Gerçek hayatta birçok araştırma, başlamadan önce bir ethics committee (e-tiks kı-Mİ-ti) etik kurul tarafından incelenir. Kurul şunu sorar: zarar en aza indirildi mi, yarar açık mı, kişiler informed consent (in-FORMD kın-SENT) yani riskleri anlayarak rıza verdi mi? Bu kurul bir ceza mahkemesi değildir; amacı araştırmayı durdurmak değil, insanları ve hayvanları korumaktır. B2 dilinde kurulun işini şöyle özetleyebilirsin: They check if the research is fair and safe. (dey çek if di ri-SÖRÇ iz fer end seyf) Araştırmanın adil ve güvenli olup olmadığına bakarlar. Dosya; amaç, yöntem, kimlerin katılacağı ve verinin nasıl saklanacağı gibi başlıklar içerir.
Bilim ‘sadece gerçek’ diye etik dışına çıkamaz. Hangi sorunun sorulacağı, kimin veri vereceği ve sonucun nasıl yayımlanacağı baştan etik seçimdir. Günlük hayatta benzer mini kurullar vardır: okul proje jürisi, gazete yayın kurulu, hatta bir laboratuvar grubunun ‘bu deneyi yapmalı mıyız?’ toplantısı. Yararlı cümleler: People must understand the risks before they say yes. (pi-Pıl mast an-dır-STEND di risks bi-FOR dey sey yes) İnsanlar evet demeden önce riskleri anlamalıdır. We need evidence, not only feelings. (vi nid E-vi-dıns, not ON-li Fİ-lingz) Yalnızca duygu değil, kanıt gerekir. If the harm is greater than the benefit, we should stop. (if di harm iz GREY-tır den di BE-ni-fit, vi şud stop) Zarar yarardan büyükse durmalıyız. Bu cümleler hem sunumda hem kurul dosyasını anlatırken işe yarar.
Örnek
Mini dosya özeti: Project: a survey about sleep and exam stress. Students are over 15. Names are not written on the form. Students can leave the survey at any time. (PRO-cekt: ı SÖR-vey ı-BAUT slip end ig-ZEM stres. STU-dınts ar O-vır FİF-tin. neymz ar not Rİ-tın on di form. STU-dınts ken liv di SÖR-vey et E-ni taym.) Türkçesi: Proje: uyku ve sınav stresi anketi. Öğrenciler 15 yaşından büyük. Formda ad yazılmıyor. Öğrenci anketi istediği an bırakabilir. Kurul sorusu: Is this fair and safe? (iz dis fer end seyf) Bu adil ve güvenli mi? B2 cevabı: Evet, çünkü katılım gönüllü, kimlik gizli ve zarar düşük görünüyor.
Türkçe kaynaklı dil hataları ve pratik diyalog
Türkçeden bire bir çeviri, etik konuşmasını B2’nin altına düşürür. Sık hata bir: I am agree yanlıştır; doğrusu I agree (ay ı-GRİ) katılıyorum. İki: according to me çoğu zaman kulağa tuhaf gelir; in my opinion (in may ı-PİN-yın) veya I think kullan. Üç: responsible from değil, responsible for (ris-PON-sı-bıl for) bir şeyden sorumlu. Dört: make a research değil, do research (du ri-SÖRÇ) araştırma yapmak. Beş: discuss about değil, discuss a problem (dis-KAS ı PRO-blem) bir sorunu tartışmak; about burada fazla. Altı: her zorluğa dilemma deme; dilemma iki değerin çatıştığı yerdir, ödevin zor olması tek başına ikilem değildir. Yedi: isim çoğu zaman ethics (e-tiks), sıfat ethical (e-ti-kıl); ethic tekil ve dar kullanılır.
Bu hataları düzeltmek için kısa diyalog yüksek sesle oku, sonra rolleri değiştir. Diyalogda amaç kazanmak değil, kalıbı kemiğe yerleştirmektir. Konuşurken I am agree dersen kendini durdur ve I agree, but ... de. Karşı görüşü tekrar etmek de B2 becerisidir: So you mean that privacy is more important than safety? (so yu min det PRAY-vı-si iz mor im-POR-tınt den SEYF-ti) Yani mahremiyetin güvenlikten daha önemli olduğunu mu kastediyorsun? Bu cümle tartışmayı kişisel olmaktan çıkarır. Mini sunumu tekrarlarken aynı hatayı üç kez düzeltmek, yeni on kalıp ezberlemekten daha kalıcıdır.
Örnek
Diyalog. A: Have you read the case about the cheap medicine? (hev yu red di keys ı-BAUT di çip ME-dı-sın) Ucuz ilaç vakasını okudun mu? B: Yes. On the one hand, the company needs money for new research. On the other hand, patients cannot pay. (yes. on di van hend, di KAM-pı-ni nids MA-ni for niu ri-SÖRÇ. on di A-dır hend, PEY-şınts KE-nıt pey.) Evet. Bir yandan şirket yeni araştırma için paraya ihtiyaç duyar. Öte yandan hastalar ödeyemez. A: What would you do? (vot vud yu du) Sen ne yapardın? B: I would argue that basic medicines should be affordable. We can still support research with public funds. (ay vud AR-gü det BEY-sik ME-dı-sınz şud bi ı-FOR-dı-bıl. vi ken stil sı-PORT ri-SÖRÇ vid PAB-lik fandz.) Temel ilaçların erişilebilir olması gerektiğini savunurum. Araştırmayı kamu kaynaklarıyla yine destekleyebiliriz. Anahtar: affordable (ı-FOR-dı-bıl) ödenebilir / erişilebilir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Etik ikilemde her zaman tek doğru cevap vardır ve iyi insan onu hemen görür. Doğrusu: İkilemde her seçenek bir değerden ödün verir. Amaç kusursuz cevap ezberlemek değil, kimlerin etkilendiğini, kanıtı ve sonuçları tartarak gerekçe göstermektir.
- Yanlış: Bilim yalnızca gerçekleri söyler; etik sonradan eklenen bir süs veya felsefe dersidir. Doğrusu: Hangi sorunun sorulacağı, verinin nasıl toplanacağı ve kimin zarar görebileceği baştan etik seçimlerdir. Kurullar bu yüzden araştırma başlamadan önce dosyayı inceler.
- Yanlış: Mini sunumda karşı tarafı anlatmak zayıflık gösterir; yalnızca kendi fikrini tekrarlamak yeter. Doğrusu: B2’de inandırıcı sunum önce iki tarafı da adil anlatır, sonra I would argue that ile kararını gerekçelendirir. Karşı argümanı gizlemek dinleyiciyi ikna etmez.
- Yanlış: I am agree, according to me ve discuss about doğal İngilizcedir; Türkçedeki gibi bire bir kurulur. Doğrusu: Doğrusu I agree, in my opinion ve discuss a problem kalıplarıdır. Bire bir çeviri B2 dinleyicisine hatalı ve çocukça gelir.
- Yanlış: Her cümleye I think eklemek fikri güçlendirir; ethics ile ethical de aynıdır. Doğrusu: I think bir kez yeter, sonra kanıt ve sonuç konuş. İsim genellikle ethics, sıfat ethical olur. Ayrıca her zor probleme dilemma denmez.
Bir adım ileri
Bir üst dil düzeyinde, yaklaşık C1’de, aynı ikilem daha uzun sunum ve kaynak gösterme ister; öğrenci it might be argued that gibi yumuşatma kalıplarıyla kesin konuşmadan kaçınmayı öğrenir. Üniversitede araştırma etiği, veri koruma ve yayın etiği ayrı derslere dönüşür; hayvan deneyi, klinik araştırma ve yapay zekâ uygulamaları dosya üzerinden incelenir. Münazara kulübü veya model uluslararası forumlarda analiz aynı kalır ama kanıt, süre ve karşı soru sayısı artar. Şimdilik B2 iskeletini sağlam tutmak, o kapıya giden en güvenli adımdır.
Özet
Etik ikilem, iki değerin çatıştığı ve her seçeneğin bedeli olduğu durumdur; analiz kim etkilenir, hangi seçenek, hangi sonuç sorularıyla yürür. B2’de artı-eksi tablosu, on the one hand / on the other hand ve I would argue that kalıpları mini sunumu taşır. Türkçeden çeviri hatalarını düzeltmek ve karşı tarafı adil anlatmak, hem sınıf tartışmasında hem gerçek etik kurul dilinde inandırıcılığı artırır.