QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Dil bilgisi: Ettirgen Yapılar (Have/Get Something Done)

Yabancı Diller · İngilizce B2 · Tüketim ve Etik Seçimler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Bir işi kendimiz yapmak yerine bir uzmana yaptırdığımızı B2 düzeyinde have / get something done kalıbıyla açık ve doğal biçimde anlatırız.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Ettirgen yapı ne işe yarar?

Resimdeki müşteri terziden ne yaptırıyor ve bunu İngilizce nasıl söylersin?

İngilizcede bir işi kendi ellerimizle yapmak ayrı, o işi bir başkasına yaptırmak ayrı bir anlamdır. CEFR B2 can-do hedefi şudur: düzenlediğim hizmetleri ettirgen yapıyla anlatabilirim. Dünya genelinde bu konu çoğu ders kitabında edilgen çatıdan hemen sonra gelir; çünkü her iki yapıda da asıl işi yapan kişi özne değildir. Türkçedeki yaptırmak anlamı, have (hev) veya get (get) artı nesne artı fiilin üçüncü hâli ile kurulur.

Terzi dükkânında elbiseyi sen dikmezsin; terzi diker, sen hizmeti satın alırsın. Doğal cümle şudur: I had a dress made (ay had ı dres meyd). Türkçesi: Bir elbise yaptırdım. İşi kendin yaptıysan I made a dress (ay meyd ı dres) dersin. Tüketici dilinin temel ayrımı budur. Ettirgen have yazılı dilde uzun süredir dururken get something done özellikle günlük konuşmada öne çıkmıştır.

Örnek

Müşteri: I would like to have this dress made for a wedding (ay vud layk tu hev dis dres meyd for ı veding). Türkçesi: Bu elbiseyi bir düğün için yaptırmak istiyorum. Terzi: We can have it ready next week (vi ken hev it redi nekst vik). Türkçesi: Onu gelecek hafta hazır hâle getirebiliriz.

Kalıbı doğru sırayla kurmak

Araç bakımında ettirgen cümleyi hangi sözcük sırasıyla kurarsın?

Temel kalıp şudur: have / get + object + past participle (hev / get + obcekt + past partisaypıl). Nesne yaptırılan şeydir; üçüncü hâl o şeye ne yapıldığını söyler. I had my car serviced (ay had may kar servist) demek arabamı bakıma verdim demektir. She got the oil changed (şi got di oyl çeyncd) ise yağını değiştirdi anlamına gelir. Özneyi tamirci sanmak yanlıştır; özne işi ayarlayan kişidir.

Soru ve olumsuzluk yardımcı fiile bağlanır. Do you have your car washed every week? (du yu hev yor kar voşt evri vik) Arabanı her hafta yıkatıyor musun? Did you get it repaired? (did yu get it riperd) Onu tamir ettirdin mi? I will have the brakes checked tomorrow (ay vil hev dı breyks çekd tımoro) Yarın frenleri kontrol ettireceğim.

Örnek

Ali'nin arabası ses yapıyordu ama o kendi tamir etmedi. Ali had his car repaired at a small garage (ali had hiz kar riperd et ı smol garij). Türkçesi: Ali arabasını küçük bir tamirhanede tamir ettirdi. Kendisi yapsaydı cümle Ali repaired his car olurdu.

Have ile get arasındaki fark

Diş hekiminden hizmet alan biri have yerine get derse anlam nasıl değişir?

Have something done (hev samting dan) daha nötr ve biraz daha resmi durur. Get something done (get samting dan) konuşma dilinde çok yaygındır ve bazen işi zahmetle hallettim duygusunu taşır. I had my teeth cleaned (ay had may tit klind) sakin bir anlatımdır. I finally got my teeth cleaned (ay faynali got may tit klind) ise işi erteledikten sonra sonunda yaptırdım der. İkisi de B2'de doğrudur; fark üsluptadır.

İşi kimin yaptığını belirtmek için by (bay) eklenir: She had her teeth checked by a specialist (şi had hör tit çekd bay ı speşılıst). Türkçesi: Dişlerini bir uzmana kontrol ettirdi. Edilgen Her teeth were checked (hör tit vör çekd) yalnızca işlemi söyler. Ettirgende ise hizmeti kimin ayarladığı, yani tüketicinin kararı öne çıkar.

Örnek

Hasta: I need to have my wisdom tooth taken out (ay nid tu hev may vizdım tut teykın avt). Türkçesi: Yirmi yaş dişimi aldırmam gerekiyor. Doktor: We can get it done this afternoon (vi ken get it dan dis aftırnun). Türkçesi: Bunu bu öğleden sonra yaptırabiliriz.

Evde tamir ve bakım yaptırmak

Tamirci buzdolabını tamir ederken ev sahibi hangi ettirgen cümleyi kurar?

Evdeki birçok iş uzmanlara yaptırılır. We had the fridge repaired yesterday (vi had dı fric riperd yestırdey). Türkçesi: Buzdolabını dün tamir ettirdik. They are having a new lock fitted (dey ar heving ı nju lok fitid). Türkçesi: Yeni bir kilit taktırıyorlar. am / is / are having something done biçimi, işin şu anda yaptırıldığını anlatır. Zamanı karıştırmamak B2 can-do hedefinin parçasıdır.

Kalite ve şikâyet de aynı kalıpla konuşulur. We had it repaired, but it still does not work (vi had it riperd bat it stil daz not vörk). Türkçesi: Tamir ettirdik ama hâlâ çalışmıyor. Bu cümle tüketici hakkını aramanın tipik örneğidir. Birçok ülkede yapı, ev ekonomisi ve işini ehline bırak düşüncesiyle birlikte öğretilir.

Örnek

Last winter we had the heating system checked (last vintır vi had dı hiting sistım çekd). Türkçesi: Geçen kış ısıtma sistemini kontrol ettirdik. Karşıtı: Last winter we checked the heating system, yani işi kendimiz yaptık.

Tüketim, emek ve etik seçimler

Camları profesyonellere temizleten ev sahibi etik bir hizmet ilişkisi hakkında ne söyleyebilir?

Cam temizliği de ettirgen yapıya girer: They have the windows cleaned every month (dey hev dı vindoz klind evri mant). Türkçesi: Camları her ay temizletiyorlar. Etik soru şudur: Bu işi kim, hangi ücretle ve hangi koşullarda yapıyor? Do they have their clothes made in safe workplaces? (du dey hev deyır klouz meyd in seyf vörkpleysiz). Türkçesi: Giysilerini güvenli işyerlerinde mi ürettiriyorlar? Çok ucuz ürün, çoğu zaman emeği ucuza yaptırmak demektir.

Bilinçli tüketici şöyle diyebilir: I would rather have my shoes repaired than buy new ones (ay vud radır hev may şuz riperd dan bay nju vanz). Türkçesi: Yeni almak yerine ayakkabılarımı tamir ettirmeyi tercih ederim. Bu hem çevre hem emek için güçlü bir seçimdir. Ettirgen yapı yalnızca lüksü anlatmaz; tamir ettirmek bazen daha etik ve daha tasarruflu bir tüketimdir.

Örnek

A: Where do you have your clothes made? (ver du yu hev yor klouz meyd). Türkçesi: Giysilerini nerede yaptırıyorsun? B: I do not have them made. I buy fair products when I can (ay du not hev dem meyd. ay bay fer prodakts ven ay ken). Türkçesi: Onları özel yaptırmıyorum. Yapabildiğimde adil ürünler alıyorum.

Türkçeden gelen tuzaklar

Türkçe yaptırmak üç sık hataya yol açar. Birincisi make (meyk) kullanmaktır: I made my hair cut yanlıştır; doğrusu I had my hair cut (ay had may heır kat) veya I got my hair cut dir. İkincisi sözcük sırasıdır: I had repaired my car past perfect'tir, ettirgen değildir. Ettirgende nesne ortadadır: I had my car repaired. Üçüncüsü yalın fiil kullanmaktır: I had my phone to fix yerine I had my phone fixed (ay had may fon fikst) denir.

Kalıptaki have çoğu zaman zayıf okunur: hev. Get / got kısa kalır: get / got. B2 için yeterli üçüncü hâller şunlardır: done, made, cleaned, repaired, checked, washed, cut, fixed. Pekiştirme diyaloğu: A: Did you fix the laptop yourself? (did yu fiks dı leptop yörself). B: No. I had it fixed (no. ay had it fikst). Türkçesi: Hayır. Tamir ettirdim.

Örnek

Yanlış: I made my jacket clean. Doğru: I had my jacket cleaned (ay had may ceket klind). Türkçesi: Ceketimi temizlettim. Bir başka yanlış: I get cut my hair. Doğru: I get my hair cut (ay get may heır kat).

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Ettirgen yapı edilgen çatının aynısıdır. Doğrusu: Edilgende yaptıran kişi çoğu zaman yoktur. Ettirgende özne hizmeti ayarlayan kişidir.
  • Yanlış: I had done my homework ettirgen bir cümledir. Doğrusu: Bu past perfect'tir. Ettirgen için nesne ortada durmalıdır: I had my homework checked.
  • Yanlış: Türkçedeki yaptırmak her zaman make ile karşılanır. Doğrusu: Hizmet yaptırmada asıl kalıp have / get something done dir. Make someone do something zorlamayı anlatır.
  • Yanlış: Get her zaman yanlış veya kaba bir seçimdir. Doğrusu: B2 konuşmasında get something done doğal ve yaygındır; yalnızca daha gündelik bir tondur.
  • Yanlış: Ettirgen yapı yalnızca zenginlerin lüks hizmetleri içindir. Doğrusu: Tamir ettirmek, temizletmek ve kontrol ettirmek günlük ve çoğu zaman etik bir tüketim seçimidir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta have someone do something ve get someone to do something kalıpları gelir; burada fiil üçüncü hâl değil yalın veya to'lu mastardır. Make ve let ile zorlama ve izin ayrılır. Daha ileri metinlerde şirketlerin üretimi dışarıya yaptırması ve sorumluluk tartışmaları bu yapılarla derinleşir. Şimdilik B2'de hizmet, tamir ve etik alışveriş cümlelerini hatasız kurmak yeterlidir.

Özet

Have / get + nesne + üçüncü hâl bir işi başkasına yaptırdığımızı anlatır. Have daha nötr, get daha gündeliktir; ikisi de B2'de doğrudur. Tüketimde bu yapı hem terzi ve tamirci dilini hem de emeğe saygılı etik seçimleri konuşturur.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi ettirgen yapı (have/get something done) ile doğru şekilde oluşturulmuştur?
  1. I had my car washed yesterday.
  2. I wash my car yesterday.
  3. I have to wash my car yesterday.
  4. I was washing my car yesterday.
Cevabı göster
Doğru cevap: I had my car washed yesterday.
'I had my car washed yesterday.' cümlesi, arabasını başkasına yıkattırdığını doğru şekilde ettirgen yapıda ifade eder.
2. Which sentence means 'Saçımı kuaföre kestirdim'?
  1. I had my hair cut.
  2. I cut my hair.
  3. I was cutting my hair.
  4. I have to cut my hair.
Cevabı göster
Doğru cevap: I had my hair cut.
'I had my hair cut.' cümlesi, saçını başkasına kestirdiğini belirtir. Diğer seçenekler kendi yaptığı anlamına gelir.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi ettirgen yapı değildir?
  1. She painted the wall.
  2. She had the wall painted.
  3. She got the wall painted.
  4. She had her house cleaned.
Cevabı göster
Doğru cevap: She painted the wall.
'She painted the wall.' cümlesinde işi kendisi yapıyor. Diğerlerinde başkasına yaptırıyor.
4. Which option correctly completes the sentence? 'I need to ______ my shoes repaired.'
  1. have
  2. do
  3. make
  4. take
Cevabı göster
Doğru cevap: have
'Have something done' kalıbında 'have' kullanılır: 'I need to have my shoes repaired.'
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi ettirgen yapı ile olumsuz (negative) olarak doğru kurulmuştur?
  1. She didn't get her dress cleaned.
  2. She doesn't her dress cleaned.
  3. She didn't cleaned her dress.
  4. She not get her dress cleaned.
Cevabı göster
Doğru cevap: She didn't get her dress cleaned.
'She didn't get her dress cleaned.' cümlesi ettirgen yapının olumsuz halidir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

Kelime: Alışveriş, tüketici hakları ve etik kelime seti ›