Kısa biyografiler ve röportajlar, B1 öğrencisinin başkalarının yaşam deneyimlerini anlayıp kendi başarı hikâyesini sade ve doğru dilde anlatmasını sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Biyografi ve röportaj nedir?
Bir biography (okunuşu: bayografi) bir kişinin hayatının kısa ve sıralı özetidir. Bir interview (okunuşu: intörviyu) ise soru-cevap yoluyla aynı hayatı daha canlı anlatır. CEFR B1 can-do hedefi şudur: tanıdık konularda deneyimleri ve olayları betimleyebilir; hayallerini, umutlarını ve hedeflerini kısaca gerekçelendirebilirsin. Bu iki metin türü, geçmiş zamanı ve başarı sözcüklerini gerçek bir bağlamda gösterir.
Dünyanın birçok dil sınıfında öğrenciler önce sıradan insanların kısa hayatını okur, sonra kendi life story (layf storı) metnini yazar. Günlük hayatta okul dergisi, haber sitesi, podcast ve iş başvurusu bu türle doludur. Şu cümleyi oku: She grew up in a small town and later became a nurse. (şi gru ap in ı smol taun end leytır bikeym ı nörs) Türkçesi: Küçük bir kasabada büyüdü ve sonra hemşire oldu. Dinlerken de şu soruyu tanımalısın: What was your biggest challenge? (vat vız yor bigıst çelınç) Türkçesi: En büyük zorluğun neydi?
Örnek
Kısa model metin: Mert was born in 2009. He started playing the guitar at ten. After three years of practice, he played at the school concert. (Mört vız born in tu tauzınd nayn. Hi started pleying dı gitar et ten. Aftır tri yirs ov praktıs, hi pleyd et dı skul konsırt.) Türkçesi: Mert 2009 da doğdu. On yaşında gitar çalmaya başladı. Üç yıl çalıştıktan sonra okul konserinde çaldı. Dikkat et: tarihler ve fiiller metni taşır.
Kısa biyografi nasıl okunur?
Okurken önce beş soruyu ara: Kim bu kişi? Nerede ve ne zaman doğdu? Ne yapmaya başladı? Hangi başarıyı kazandı? Bundan ne öğrendi? B1 metinlerinde zaman işaretleri nettir: in 2015 (in tu tauzınd fiftiyn), when she was twelve (uen şi vız tvelv), after that (aftır det), finally (faynıli). Ana fiiller de sınırlıdır: was born, grew up, moved, started, won, became, learned.
Tarihçe olarak biyografi, dil derslerinde uzun süredir hem dil hem değer öğretmek için kullanılır; günümüzde ise kısa profil yazıları ve öğrenci dergileri aynı işi görür. Metni bir kez hızlı oku, ikinci okuyuşta fiillerin altını çiz. Şu cümledeki sıraya bak: Elif moved to Ankara when she was nine, and she joined the school choir a year later. (Elif muvd tu Ankara uen şi vız nayn, end şi coynd dı skul kuayır ı yır leytır) Türkçesi: Elif dokuz yaşındayken Ankara ya taşındı ve bir yıl sonra okul korosuna katıldı. Taşınma önce, koro sonra gelir; bu sıra dinlemede de işine yarar.
Örnek
Okuma metni: Ayla grew up in Van. She loved drawing as a child. At fifteen she won a local art prize. Now she wants to study design. (Ayla gru ap in Van. Şi lavd droing ez ı çayld. Et fiftiyn şi von ı lokıl art prayz. Nau şi vants tu stadi dizayn.) Türkçesi: Ayla Van da büyüdü. Çocukken resim çizmeyi severdi. On beş yaşında yerel bir sanat ödülü kazandı. Şimdi tasarım okumak istiyor. Sorular: Nerede büyüdü? İlk başarı neydi? Gelecek planı nedir?
Röportaj dinlerken nelere dikkat edilir?
Dinleme metninde konuşmacı okuma metninden daha dağınık konuşur. Ara sözleri tanı: well (vel), actually (ekçuli), I think (ay tink). Yılları, yaşları ve duygu sözcüklerini kaçırma: nervous (nörvıs), proud (praud), tired (tayıırd), happy (hepi). B1 can-do hedefi: açık ve standart konuşmanın ana noktalarını, tanıdık bir konuda anlayabilirsin. İlk dinleyişte konuyu, ikinci dinleyişte neden-sonuç bağını yakala.
Sık duyulan sorular şunlardır: When did you start? (uen did yu start) Ne zaman başladın? How did you feel? (hau did yu fil) Nasıl hissettin? What did you learn? (vat did yu lörn) Ne öğrendin? Have you ever won a prize? (hev yu evır von ı prayz) Hiç ödül kazandın mı? Son soru present perfect kullanır çünkü zaman vermez; cevapta yıl varsa past simple a dönülür.
Örnek
Kısa diyalog: When did you start running? (Uen did yu start ranning?) Koşmaya ne zaman başladın? I started when I was thirteen. At first it was hard, but I didn't give up. (Ay started uen ay vız törtıyn. Et först it vız hard, bat ay didınt giv ap.) On üç yaşımdayken başladım. İlk başta zordu ama vazgeçmedim. Have you ever won a race? (Hev yu evır von ı reys?) Hiç yarış kazandın mı? Yes, I have. I won a local race last year. (Yes, ay hev. Ay von ı lokıl reys last yır.) Evet, kazandım. Geçen yıl yerel bir yarış kazandım.
Başarıyı anlatan B1 dil kalıpları
İki zamanı karıştırma. Belli bir zaman varsa past simple kullan: I won a prize in 2022. (ay von ı prayz in tu tauzınd tuenti tu) 2022 de bir ödül kazandım. Zaman yoksa, hayat deneyimi için present perfect kullan: I have won two prizes. (ay hev von tu prayzız) İki ödül kazandım. Geçmiş alışkanlık için used to (yuzt tu) gelir: I used to practise every morning. (ay yuzt tu praktıs evri morning) Her sabah çalışırdım. Bağlaçlar sade kalsın: first, then, after that, finally, because, so.
Telaffuzda -ed üç ses verir. wanted (vantıd) gibi t/d den sonra ıd; played (pleyd) gibi titreşimli sesten sonra d; watched (voçt) gibi titresimsiz sesten sonra t. Yararlı sözcükler B1 sınırında kalır: achievement (ıçıvmınt) başarı, experience (eksipırııns) deneyim, succeed (sıksid) başarmak, fail (feyl) başaramamak, challenge (çelınç) zorluk, opportunity (opıçunıti) fırsat, career (kırır) meslek yolu, goal (gol) hedef. I succeeded because I asked for help. (ay sıksidıd bikoz ay askt for help) Yardım istediğim için başardım.
Örnek
Karşılaştırma: I finished the course in June. (ay finişit dı kors in cun) Kursu haziranda bitirdim. Zaman var, past simple. I have finished the course. (ay hev finişit dı kors) Kursu bitirdim. Zaman yok, sonuç duruyor. Yanlış: I have finished the course in June. Doğru cümlede ya yılı sil ya da have sözcüğünü sil.
Farklı kültürlerde başarı hikâyeleri
Başarıyı anlatma biçimi kişiden kişiye değişir. Birçok İngilizce röportajda insanlar I was lucky (ay vız laki) Şanslıydım der; bu bazen alçakgönüllülük kalıbıdır, gerçekten tesadüf olduğu anlamına gelmez. Bazı aileler ödülü öne çıkarır, bazıları sessiz kalmayı yeğler. Sınıfta kimseyi övünmekle veya çekingen olmakla yargılama; dil hedefini tut: deneyimi net anlat, duyguyu bir sözcükle ekle, dersi bir cümlede bitir.
Dünyada bu konu çoğu kez aynı iskeletle öğretilir: çocukluk, bir zorluk, bir yardımcı kişi, bir sonuç, bir ders. Spor, müzik, taşınma ve ilk iş evrensel konulardır. Şu iki cümleyi karşılaştır: My teacher helped me when I wanted to give up. (may tiçıır helpt mi uen ay vantıd tu giv ap) Vazgeçmek istediğimde öğretmenim bana yardım etti. My family supported me, so I continued. (may femıli sıportıd mi, so ay kıntinyud) Ailem bana destek oldu, bu yüzden devam ettim. Kültür değişse de bu bağlar B1 dilinde yeterlidir.
Örnek
İki kısa alıntı: I didn't win, but I learned to work in a team. (ay didınt vin, bat ay lörnıd tu vörk in ı tim) Kazanmadım ama ekip içinde çalışmayı öğrendim. The most important day was not the prize; it was the first time I spoke in public. (dı most impörtınt dey vız not dı prayz; it vız dı först taym ay spouk in pablik) En önemli gün ödül değildi; ilk kez herkesin önünde konuştuğum gündü. Başarı bazen kupa değil, yeni bir beceridir.
Kendi hikâyeni anlat: kısa konuşma ve karşılıklı soru
Resimdeki gibi bir grupta görev nettir. Önce altı cümle yaz: doğum yeri, bir başlangıç, bir zorluk, bir yardım, bir sonuç, bir gelecek cümlesi. Sonra eşinle röportaj yap. B1 can-do: kendi deneyimleri hakkında kısa konuşma yapabilir; geçmiş olaylar üzerine basit soru sorup cevap verebilirsin. Konuşurken ezber cümle yığma; then ve because ile bağla. Soru sorarken Did you...? ve Have you ever...? kalıplarını bilinçli seç.
Hazırlık cümleleri şöyle olabilir: I grew up in Bursa. (ay gru ap in Bursa) Bursa da büyüdüm. I started volleyball at twelve. (ay started volibol et tvelv) On iki yaşında voleybola başladım. It was difficult at first. (it vız difikılt et först) İlk başta zordu. My coach helped me. (may kouç helpt mi) Antrenörüm bana yardım etti. Last year we won a school match. (last yır vi von ı skul meç) Geçen yıl bir okul maçı kazandık. I want to be a coach one day. (ay vant tu bi ı kouç van dey) Bir gün antrenör olmak istiyorum. Bu iskelet hem yazmada hem konuşmada işe yarar.
Örnek
Model röportaj: Where did you grow up? (uer did yu gru ap?) Nerede büyüdün? I grew up in a village near Konya. (ay gru ap in ı vilic nir Konya) Konya yakınlarında bir köyde büyüdüm. What is your greatest achievement so far? (vat iz yor greytıst ıçıvmınt so far?) Şimdiye kadarki en büyük başarın nedir? I learned English and I can now tell my own story. (ay lörnıd ingliş end ay ken nau tel may oun storı) İngilizce öğrendim ve artık kendi hikâyemi anlatabiliyorum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I am born in Ankara. / I born in Ankara. Doğrusu: Doğum geçmişte bittiği için I was born in Ankara. (ay vız born in Ankara) denir. Am veya yalın born kullanılmaz.
- Yanlış: I have finished primary school in 2018. Doğrusu: Yıl varsa past simple gerekir: I finished primary school in 2018. Present perfect zamansız deneyim içindir: I have finished two courses.
- Yanlış: I successed in the exam. / I made a university. Doğrusu: Doğrusu I succeeded veya daha doğal I passed the exam. Üniversite için I went to university veya I got into university kullanılır.
- Yanlış: I am ten years when I started music. Doğrusu: Geçmiş yaş için was gelir: I was ten when I started music. (ay vız ten uen ay started miuzik) Years old kalıbı da geçmişte was ile gider.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B2 de, hikâye past perfect ile katmanlanır: önce olanı had done ile geri planda bırakırsın. Daha uzun biyografilerde yazarın tutumunu, ima edilen nedeni ve resmi özgeçmiş dilini ayırt etmen istenir. Röportajda ise dolaylı anlatım ve daha zengin bağlaçlar devreye girer. Şimdilik B1 de sıra, net zaman ve sade gerekçe yeter; temelin buysa sonraki basamak doğal gelir.
Özet
Kısa biyografi doğum, başlangıç, zorluk ve sonucu sırayla verir; röportaj aynı bilgiyi soru-cevapla canlı kılar. B1 de past simple ile present perfect i ayırmak, birkaç bağlaç ve duygu sözcüğü kullanmak yeterlidir. Kendi altı cümlelik hikâyeni yazıp bir arkadaşa soru sorabilirsen bu ünitenin can-do hedefini tutmuş olursun.