Medya söyleminde önvarsayım ve ima, söylenmeyeni görünür kılarak bir mesajın tarafsız mı, yönlendirici mi olduğunu çözümlememizi sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Temel ayrım: önvarsayım ve ima
Fransızcada présupposition (önvarsayım), bir cümlenin doğru ya da yanlış olarak ileri sürülmesinden bağımsız biçimde arka planda varsaydığı bilgidir. Örneğin Le ministre a cessé de nier les accusations. Türkçesi: Bakan suçlamaları inkâr etmeyi bıraktı. Bu cümle, bakanın daha önce suçlamaları inkâr ettiğini önvarsayar.
İma, yani implicature, konuşma bağlamından ve konuşmacının seçtiği ifadeden çıkarılan ek anlamdır. Örneğin Le ministre a enfin répondu aux journalistes. Türkçesi: Bakan sonunda gazetecilere yanıt verdi. Buradaki enfin (sonunda) sözcüğü, yanıtın gecikmiş veya beklenenden sonra gelmiş olduğu izlenimini verir; ancak bu anlam cümlenin değişmez mantıksal parçası değildir.
Örnek
Le candidat a recommencé à promettre la transparence. Türkçesi: Aday yeniden şeffaflık sözü vermeye başladı. Çözüm: recommencer à (yeniden başlamak) daha önce de aynı eylemin yapıldığını önvarsayar. Ancak seçmenin bu sözü samimi bulmadığı anlamı, bağlama dayalı bir imadır; aday cümlede doğrudan samimiyetsiz olarak tanımlanmamıştır.
2. Önvarsayımın dilsel işaretleri
Önvarsayım çoğu zaman belirli fiiller, zaman zarfları, iyelik yapıları ve belirli tanımlıklarla ortaya çıkar. cesser de (bırakmak), continuer à (sürdürmek), regretter (pişman olmak) ve se rendre compte que (farkına varmak) gibi yapılar önceki bir durum veya olay hakkında arka plan bilgisi kurabilir. Telaffuz ipucu olarak présupposition yaklaşık olarak “pre-sü-po-zi-syon”, implicature ise “en-pli-ka-tür” diye okunabilir.
Önvarsayımın önemli bir özelliği, cümle olumsuz yapıldığında veya soru biçimine sokulduğunda genellikle korunmasıdır. Le maire a-t-il cessé de consulter les habitants ? Türkçesi: Belediye başkanı halka danışmayı bıraktı mı? Soru, başkanın daha önce halka danıştığı varsayımını büyük ölçüde korur; fakat danışmayı gerçekten bırakıp bırakmadığını açık bırakır.
Örnek
La présidente regrette-t-elle sa décision ? Türkçesi: Başkan kararından pişman mı? Çözüm: regretter (pişman olmak) kullanıldığı için ortada bir karar bulunduğu önvarsayılır. Sorunun yanıtı Non, elle ne la regrette pas. Türkçesi: Hayır, bundan pişman değil. olsa bile kararın varlığı ortadan kalkmaz; yalnızca pişmanlık reddedilir.
3. İma, bağlam ve konuşma ilkeleri
İma, konuşmacının her şeyi açıkça söylemek yerine ortak bilgiye ve bağlama güvenmesiyle oluşur. Fransızca söylem çözümlemelerinde Grice’ın iş birliği ilkesiyle ilişkilendirilen dört ölçütten söz edilir: la quantité (gereken kadar bilgi), la qualité (doğruluk), la relation (konuyla ilgililik) ve la manière (açıklık ve düzen). Bunlar katı dilbilgisi kuralları değil, dinleyicinin konuşmayı nasıl yorumladığını açıklayan araçlardır.
Örneğin bir gazeteci Le gouvernement a annoncé une réforme, mais il n’a pas précisé son coût. Türkçesi: Hükümet bir reform açıkladı, fakat maliyetini belirtmedi. derse, reformun maliyetinin önemli veya kuşkulu olabileceğini ima edebilir. Gazeteci bunu doğrudan La réforme est dangereuse. Türkçesi: Reform tehlikelidir. diye söylememiştir; bu nedenle yorum, bağlam ve vurguya bağlıdır.
Örnek
Kısa diyalog: — Comment as-tu trouvé le débat ? — Les candidats étaient présents. Türkçesi: — Tartışmayı nasıl buldun? — Adaylar oradaydı. Çözüm: İkinci konuşmacı tartışmanın niteliği hakkında doğrudan olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapmaz. Ancak soruya yalnızca fiziksel varlıkla yanıt vermesi, tartışmayı etkileyici bulmadığı imasını oluşturabilir; bu ima bağlama göre geri çekilebilir.
4. Haber dilinde tarafsızlık görüntüsü
Haber metinleri yalnızca olayları aktarmakla kalmaz; olayları adlandırır, sıralar ve bazı ayrıntıları öne çıkarır. Une nouvelle controverse éclate autour du ministre. Türkçesi: Bakan hakkında yeni bir tartışma patlak veriyor. cümlesindeki nouvelle (yeni), daha önce de tartışmalar bulunduğunu önvarsayabilir. éclater (patlak vermek) fiili ise olayın ani ve gergin biçimde ortaya çıktığı imasını yaratabilir.
Bir medya metnini incelerken üç soruyu ayrı ayrı sormak yararlıdır: Cümle açıkça ne söylüyor? Hangi bilgi cümle tarafından önvarsayılıyor? Okur, bağlam nedeniyle hangi değerlendirmeyi çıkarıyor? Bu ayrım, haberin olgusal bölümünü gazetecinin seçtiği çerçeveden ayırmaya yardımcı olur.
Örnek
Après un nouveau scandale, le ministre promet encore une enquête. Türkçesi: Yeni bir skandalın ardından bakan yine bir soruşturma sözü veriyor. Çözüm: nouveau scandale (yeni skandal), daha önce bir skandal bulunduğunu önvarsayar. encore (yine) ise daha önce de soruşturma sözü verildiği izlenimini doğurur. Bunun etkisiz kaldığı veya bakanın güvenilmez olduğu sonucu ise otomatik önvarsayım değil, bağlamsal imadır.
5. Propagandada örtük suçlama ve çerçeveleme
Propaganda, bir kişi veya grubun algısını belirli bir yönde etkilemeye çalışabilir; bunu her zaman açık bir emir veya suçlamayla yapmaz. Siyasi reklamlar, retorik sorular, karşıtlıklar, tekrarlar ve alaycı görseller yoluyla izleyicide bir değerlendirme oluşturabilir. Qui peut encore croire à ces promesses ? Türkçesi: Bu vaatlere artık kim inanabilir? cümlesi, doğrudan Personne ne doit les croire. Türkçesi: Hiç kimse onlara inanmamalı. demese de vaatlerin güvenilmez olduğu imasını taşır.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, imanın kanıt yerine geçmemesidir. Bir afiş bir politikacıyı başarısız bir kaptan gibi gösteriyorsa bu, görsel bir değerlendirmedir; politikacının gerçekten başarısız olduğunu tek başına kanıtlamaz. Eleştirel okur, kullanılan imayı belirledikten sonra iddianın hangi verilerle desteklendiğini ayrıca araştırır.
Örnek
Avec eux, le chaos. Avec nous, l’avenir. Türkçesi: Onlarla kaos. Bizimle gelecek. Çözüm: Afiş, karşı tarafın kaos getireceğini ve kendi grubunun geleceği temsil ettiğini ima eder. Ancak le chaos (kaos) sözcüğü somut bir olay veya ölçü belirtmediği için sloganın etkisi, kanıttan çok duygusal karşıtlığa dayanır.
6. Çözümleme yöntemi ve bir sonraki okuma adımı
Bir metni çözümlemek için önce hedef ifadeyi aynen belirleyin; ardından sözcüğün veya yapının önvarsayım üretip üretmediğini sınayın. Cümleyi olumsuzlaştırın ya da soru biçimine dönüştürün: Arka plan bilgisi hâlâ korunuyorsa önvarsayım olma ihtimali yüksektir. Sonra bağlamı, konuşmacının amacını ve okurda oluşan ek değerlendirmeyi inceleyin; bu bölüm genellikle imaya aittir.
Son aşamada açık iddia, önvarsayım ve ima için ayrı kanıt düzeyleri belirleyin. Le candidat a enfin reconnu son erreur. Türkçesi: Aday sonunda hatasını kabul etti. cümlesinde adayın bir hata yaptığı bilgisi arka planda varsayılır; enfin nedeniyle kabulün geciktiği düşünülür. Adayın bunu yalnızca kamuoyu baskısı yüzünden yaptığı ise metnin başka bölümleriyle desteklenmesi gereken bir yorumdur.
Örnek
Le porte-parole a-t-il vraiment répondu à la question ? Türkçesi: Sözcü gerçekten soruya yanıt verdi mi? Çözüm: vraiment (gerçekten) sözcüğü, yanıtın yeterli veya doğrudan olmadığı imasını taşır. Soru, sözcünün bir şey söylediğini varsayabilir; fakat bunun gerçekten yanıt sayılıp sayılmayacağı konusunda kuşku yaratır. Bu nedenle ifade, hem sorgulayıcı hem de yönlendirici bir medya dili örneğidir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Önvarsayım ve ima aynı şeydir; ikisi de cümlenin açık anlamıdır. Doğrusu: Önvarsayım, cümlenin arka planda varsaydığı bilgidir; ima ise bağlamdan çıkarılan ek anlamdır. İma çoğu zaman geri çekilebilir, önvarsayım ise cümlenin yapısıyla daha güçlü biçimde ilişkilidir.
- Yanlış: Bir cümle soru biçimindeyse hiçbir bilgiyi varsayamaz. Doğrusu: Sorular da önvarsayım taşıyabilir. Quand le ministre a-t-il changé d’avis ? Türkçesi: Bakan fikrini ne zaman değiştirdi? sorusu, bakanın fikrini değiştirdiğini önvarsayar.
- Yanlış: Bir haberci bir şeyi ima ediyorsa onu kesin olarak söylemiş demektir. Doğrusu: İma, açık ve kanıtlanmış bir iddiayla aynı değildir. İma edilen değerlendirme, bağlamdan makul biçimde çıkarılabilir; ancak konuşmacı bunu daha sonra reddedebilir veya farklı bir açıklama sunabilir.
- Yanlış: Encore veya enfin gibi zarflar yalnızca zaman bildirir, tutum oluşturmaz. Doğrusu: Bu zarflar zamanla ilgili bilgi vermenin yanında gecikme, tekrar veya sabırsızlık iması yaratabilir. Yine de kesin yorum için cümlenin tamamına ve medya bağlamına bakmak gerekir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, eleştirel söylem çözümlemesi, nezaket kuramı, ironinin yorumlanması ve çoklu ortam mesajlarının incelenmesiyle genişler. Öğrenciler aynı olayın farklı gazetelerde nasıl farklı fiiller, sıfatlar ve başlık yapılarıyla sunulduğunu karşılaştırabilir. Ayrıca bir ifadenin hangi koşullarda geri çekilebildiğini ve konuşmacının sorumluluğunu tartışabilirler. Bir sonraki adım, açık iddia ile görsel, sözcüksel ve bağlamsal yönlendirmeyi birlikte çözümlemektir.
Özet
Önvarsayım, bir cümlenin arka planda varsaydığı bilgiyi; ima ise bağlamdan çıkarılan ek anlamı ifade eder. Haber ve propaganda metinlerinde fiiller, zarflar, sorular, görseller ve karşıtlıklar okurun değerlendirmesini yönlendirebilir. Eleştirel okur, açık anlamı, önvarsayımı ve imayı birbirinden ayırır; ardından ima edilen iddianın kanıtını ayrıca arar.