Fransızcada participe présent, gérondif ve adjectif verbal aynı biçim ailesinden gelse de cümledeki görevleri ve anlatıma kattıkları nüans birbirinden farklıdır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Üç yapıya genel bakış
Fransızcada participe présent, fiilden türeyen ve genellikle değişmeyen bir biçimdir. Bir eylemi yapan unsuru ya da iki olay arasındaki ilişkiyi belirtir: Le peintre observant la lumière modifie la couleur. — Işığı gözlemleyen ressam rengi değiştirir. Burada observant, ressamın gerçekleştirdiği ek bir eylemi anlatır; bir isimle uyum sağlamak zorunda değildir.
Gérondif, en edatı ile participe présent biçiminin birleşmesidir. Genellikle ana cümlenin öznesiyle aynı özneye sahip olur ve eylemlerin aynı anda gerçekleştiğini, nasıl yapıldığını, bazen de nedenini veya koşulunu gösterir. En regardant le tableau, la critique remarque un contraste. — Eleştirmen tabloya bakarken bir karşıtlık fark eder.
Örnek
Le tableau surprend en mêlant des formes anciennes et modernes. — Tablo, eski ve modern biçimleri birleştirerek şaşırtır. Burada en mêlant ana eylemin nasıl gerçekleştiğini açıklar; iki eylemin öznesi de le tableaudur.
Participe présent: eylem, açıklama ve yoğunluk
Participe présent çoğunlukla bir ismi açıklayan ya da bir olayı başka bir olayla ilişkilendiren kısa bir yapı kurar. Sonu genellikle -ant ile biter: une artiste créant une œuvre monumentale — anıtsal bir eser yaratan bir sanatçı. Bu biçim değişmez; kadın veya çoğul isimle birlikte kullanıldığında sonuna -e ya da -s eklenmez.
Bu yapı, sanat eleştirisinde daha yoğun ve yazılı bir anlatım sağlayabilir. Présentant une composition asymétrique, l’œuvre attire immédiatement le regard. — Asimetrik bir kompozisyon sunan eser, bakışı hemen üzerine çeker. Cümlenin başındaki présentant, eserin gerçekleştirdiği eylemi ya da bu eylemi metinde ön plana çıkaran ilişkiyi belirtir.
Özne ilişkisine dikkat etmek gerekir. Participe présent bazen ana cümlenin öznesinden farklı bir unsura bağlanabilir; ancak bu kullanım özellikle yazılı ve özenli dilde açık olmalıdır. La lumière diminuant, les couleurs paraissent plus froides. — Işık azaldığı için renkler daha soğuk görünür. Burada azalan ışık, renkler değildir; ayrı bir özne vardır.
Örnek
Décrivant la solitude urbaine, le photographe choisit un espace vide. — Kentsel yalnızlığı betimleyen fotoğrafçı boş bir alan seçer. Décrivant, fotoğrafçının yaptığı ek eylemi gösteren değişmez bir biçimdir; décrite gibi bir uyum almaz.
Gérondif: aynı özneyle eş zamanlılık
Gérondif biçimi en + participe présent olarak kurulur: en observant, en analysant, en comparant. En temel işlevi, ana fiille aynı anda gerçekleşen eylemi anlatmaktır. En lisant le catalogue, elle comprend mieux le contexte historique. — Kataloğu okurken tarihsel bağlamı daha iyi anlar.
Bu yapının en önemli kuralı, iki eylemin öznesinin normalde aynı olmasıdır. En visitant le musée, le public découvre plusieurs styles. — Müze ziyaret edilirken izleyici birkaç üslup keşfeder. Burada müzeyi ziyaret eden ve keşfeden aynı öznedir: le public. Özne değişirse cümle yanlış anlaşılabilir.
Gérondif yalnızca zaman bildirmez; araç, biçim, neden veya koşul da anlatabilir. On peut mieux comprendre cette œuvre en étudiant son contexte social. — Bu eseri toplumsal bağlamını inceleyerek daha iyi anlayabiliriz. En comparant les deux tableaux, le critique révèle une différence subtile. — Eleştirmen iki tabloyu karşılaştırarak ince bir fark ortaya çıkarır.
Örnek
En regardant attentivement la sculpture, la visiteuse remarque une fissure. — Ziyaretçi heykele dikkatle bakarken bir çatlak fark eder. Özne her iki eylemde de la visiteuse olduğu için yapı doğrudur. Yanlış ve belirsiz biçim şu olurdu: En entrant dans la salle, le tableau attire les visiteurs. — Salona girerken tablo ziyaretçilerin ilgisini çeker. Burada salona giren tablo değildir; bu nedenle cümle yeniden kurulmalıdır: En entrant dans la salle, les visiteurs remarquent le tableau. — Ziyaretçiler salona girerken tabloyu fark eder.
Adjectif verbal: kalıcı veya değerlendirici nitelik
Adjectif verbal, biçim olarak participe présente benzese de cümlede sıfat görevi görür. Bu nedenle nitelediği isimle cinsiyet ve sayı bakımından uyum sağlar: une œuvre émouvante — etkileyici bir eser; des images émouvantes — etkileyici görüntüler. Burada émouvant artık bir eylemin nasıl yapıldığını değil, eserin izleyicide oluşturduğu niteliği belirtir.
Sıfat olarak kullanıldığında isimden önce veya sonra gelebilir ve bağlama göre kalıcı ya da geçici bir değerlendirme taşıyabilir. Cette installation est surprenante. — Bu yerleştirme şaşırtıcıdır. Buna karşılık Surprenant le public, l’artiste quitte la salle. — Sanatçı, izleyiciyi şaşırtarak salondan çıkar. İkinci cümlede surprenant, sanatçının gerçekleştirdiği eylemi bildiren participe présenttir.
Bazı sözcüklerde yazım farkı da görülür. convainquant eylem biçimiyken convaincant sıfattır: Un argument convaincant mérite l’attention. — İkna edici bir argüman dikkati hak eder. Bu farklar sözlükten kontrol edilmelidir; yalnızca son eke bakarak her zaman doğru karar verilemez.
Örnek
Les couleurs, contrastant fortement, créent une tension visuelle. — Güçlü biçimde karşıtlık oluşturan renkler görsel bir gerilim yaratır. contrastant burada eylem bildirir ve değişmez. Des couleurs contrastantes dominent la composition. — Karşıt renkler kompozisyona hâkimdir. contrastantes burada sıfattır ve couleurs ile çoğul uyumu yapar.
Sanat eleştirisinde nüans seçimi
Sanat eleştirisinde doğru yapıyı seçmek, yorumun odağını değiştirir. Le critique observant le tableau note une rupture. — Tabloyu gözlemleyen eleştirmen bir kopuşu not eder. Le critique observe le tableau en notant une rupture. — Eleştirmen tabloyu gözlemlerken bir kopuşu not eder. İlk cümlede gözlemleyen kişi tanımlanır; ikinci cümlede not alma eyleminin gerçekleşme biçimi vurgulanır.
Participe passé ile participe présent de karıştırılmamalıdır. Les œuvres exposées dans la galerie attirent les visiteurs. — Galeride sergilenen eserler ziyaretçileri çeker. Exposées, tamamlanmış ya da sonucu görülen bir durumu anlatır. Les artistes exposant dans la galerie présentent des styles variés. — Galeride sergi açan sanatçılar çeşitli üsluplar sunar. Exposant, etkin veya ana eylemle ilişkili bir eylemi belirtir.
Bir eleştiri metni yazarken önce anlatılmak istenen ilişki sorulmalıdır: Eylem mi anlatılıyor, ana eylemin nasıl yapıldığı mı açıklanıyor, yoksa bir nitelik mi veriliyor? Eylem ve ana cümlenin öznesi aynıysa gérondif doğal bir seçimdir. Bir isim niteleniyor ve uyum gerekiyorsa adjectif verbal tercih edilir.
Örnek
En comparant les deux portraits, la critique découvre une évolution stylistique. — Eleştirmen iki portreyi karşılaştırarak üslupsal bir gelişme keşfeder. Une évolution frappante apparaît dans le second portrait. — İkinci portrede çarpıcı bir gelişme görülür. İlk cümlede en comparant yöntem veya süreçtir; ikinci cümlede frappante bir sıfattır.
Telaffuz, yazım ve güvenli kullanım
Çoğu -ant biçiminde son ses yaklaşık olarak “an” diye duyulur: observant yaklaşık “opservan”, créant yaklaşık “krean”, émouvant yaklaşık “emuvan” okunur. Ancak Fransızcada son ünsüzler çoğu zaman belirgin biçimde söylenmez; bu nedenle Türkçe harflerle verilen telaffuz yalnızca yaklaşıktır. En lisant ifadesi yaklaşık “an lizan” diye telaffuz edilir.
Yazıda en güvenli yöntem, biçimin cümledeki görevini belirlemektir. Değişmeyen eylem biçimi için participe présent, en ile başlayan ve aynı özneye bağlanan yapı için gérondif, isimle uyum yapan niteleyici için adjectif verbal düşünülmelidir. Bazı özel yazımlar, örneğin négligeant ve négligent, anlam ve sözlük kontrolü gerektirir.
Okuma sırasında küçük bir dönüşüm testi yapılabilir. Yapıyı bir yan cümleye çevirdiğinizde anlam korunuyorsa participe présent veya gérondif olma ihtimali yüksektir; yapı isimle uyum gösteriyor ve “nasıl bir?” sorusuna cevap veriyorsa adjectif verbal olma ihtimali artar.
Örnek
Une composition déroutante provoque des réactions diverses. — Yön şaşırtan bir kompozisyon çeşitli tepkilere yol açar. déroutante sıfattır ve composition ile dişil tekil uyumu yapar. Buna karşılık Déroutant le public, l’artiste modifie la mise en scène. — Sanatçı, izleyicinin yönünü şaşırtarak sahne düzenini değiştirir. Burada déroutant bir eylemi anlatır ve değişmez.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Sonu -ant ile biten her biçim aynı dilbilgisi görevine sahiptir. Doğrusu: Doğru değildir. Participe présent eylem ilişkisi kurar, gérondif en ile ana eylemin biçimini veya zamanını açıklar, adjectif verbal ise isimle uyum yapan sıfat görevindedir.
- Yanlış: Gérondif her zaman iki farklı özneyle kullanılabilir. Doğrusu: Genellikle iki eylemin öznesi aynı olmalıdır. Özne farklıysa cümle komik veya yanlış anlaşılır; bu durumda açık bir yan cümle kurmak daha güvenlidir.
- Yanlış: Participe présent kadın ve çoğul isimlerle uyum yapar. Doğrusu: Hayır. Participe présent değişmez: des artistes créant. Uyum yapan biçim adjectif verbaldir: des œuvres convaincantes.
- Yanlış: Participe présent her zaman geçmişte gerçekleşen bir eylemi anlatır. Doğrusu: Bu biçim esas olarak etkin bir eylem gösterir; zaman ilişkisi bağlama göre eş zamanlılık veya başka bir ilişki olabilir. Tamamlanmış veya sonucu öne çıkan durumlarda participe passé kullanılabilir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, yazılı sanat eleştirisinin üslup ve bağlaç seçimleriyle birlikte ele alınır. Öğrenciler bien que, alors que ve tandis que gibi yapılarla gérondif arasındaki anlam farklarını karşılaştırabilir. Ayrıca edebî metinlerde bağımsız participe présent kullanımı, noktalama ve özne belirsizliği bakımından incelenir. Sonraki adım, aynı sanat yorumunu kısa, akademik ve daha edebî üç farklı üslupla yeniden yazmaktır.
Özet
Participe présent değişmeyen bir eylem biçimi, gérondif en ile kurulan ve çoğunlukla aynı özneye bağlanan bir yapı, adjectif verbal ise isimle uyum yapan sıfattır. Sanat eleştirisinde bu ayrım, bir eylemi, eylemin gerçekleşme biçimini veya eserin niteliğini öne çıkarmayı sağlar. Doğru seçim için özne ilişkisi, cümledeki görev ve isimle uyum birlikte kontrol edilmelidir.