Hayalindeki evi A2 Fransızcasıyla dışarıdan içeriye ve mahalleye kadar tanıtmak, aynı adı tekrarlamamak için işaret zamirlerini doğru kullanmaktır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Hayalindeki evi dışarıdan tanıtmak
A2 öğrencisi şunu yapabilir: hayalindeki evi birkaç kısa cümleyle dışarıdan tanıtmak. Dünya genelinde Fransızca dersi fotoğrafla başlar; önce cephe, sonra bahçe, sonra sokak gelir. Ev une maison (ün me-zon) dişildir; apartman un appartement (ön a-part-man) erildir. Kalıp şudur: Ma maison de rêve est... (ma me-zon dö rev e) yani hayalimdeki ev ...dır.
Dış özellikler A2'de kalır: grande veya petite, moderne veya ancienne, un jardin (ön jar-den), un garage (ön ga-raj), un balcon (ön bal-kon), deux étages (dö ze-taj). Örnek: Ma maison de rêve est blanche et assez grande. Elle a un jardin et un garage. Hayalimdeki ev beyaz ve oldukça büyük. Bahçesi ve garajı var. Ev dişil olduğu için elle a (el a) dersin, il a değil.
Yeni tanışmada 'nerede oturuyorsun' sorusu sıradandır; cevapta ev tipi beklenir. une vieille maison (ün viyey me-zon) eski bir ev demektir, A2 için yeter. İçeri girmeden dinleyici evi gözünde kurmuş olur.
Örnek
- Tu habites dans une maison ou dans un appartement ? - Dans une maison. Ma maison de rêve est petite et verte, avec un jardin. - Elle a un garage ? - Oui, elle a un petit garage. Türkçesi: Evde mi apartmanda mı oturuyorsun? Evde. Hayalimdeki ev küçük ve yeşil, bahçeli. Garajı var mı? Evet, küçük bir garajı var. Telaffuz: Tu habites (tü a-bit), avec (a-vek).
Yakın ve uzak: ceci, cela, ça
Evin veya sokağın yerine geçen kısa sözcükler vardır. ceci (sö-si) yakındaki veya şimdi göstereceğin şey, cela (sö-la) şu veya o, günlük dilde ise ça (sa) neredeyse her yerde kullanılır. Yapabilirim hedefin: fotoğrafa bakıp Ça, c'est ma maison. (sa se ma me-zon) Bu, benim evim, diyebilmek. Daha özenli cümlede Ceci est la maison de mes rêves. (sö-si e la me-zon dö me rev) Bu, hayallerimin evidir, dersin.
Türkçe bu-şu-o üçlüsü bire bir denk düşmez. Konuşmada yakın ve somut için ça yeter: Ça, c'est la rue. Bu, sokak. Uzak veya az önce anılan şey için cela daha nettir: Cela est loin de l'école. (sö-la e lwen dö le-kol) O, okuldan uzak. Sokakta sürekli ceci dersen kitap gibi durursun; ders metninde ise yerindedir.
İşine yarayan kalıplar A2'dir: C'est ça. (se sa) İşte o. Comme ça. (kom sa) Böyle. Fotoğrafı işaret ederek Ça, c'est le jardin. Ça, c'est le garage. dersen dinleyici seninle bakar. Nesne yerinde J'aime ça. (jem sa) Bunu seviyorum, çok doğaldır.
Örnek
Ceci est ma rue. Elle est calme. Cela, là-bas, c'est le magasin. (sö-si e ma rü. el e kalm. sö-la la-ba se lö ma-ga-zen) Bu benim sokağım. Sakin. Şurada, ötede, dükkân. Yakın sokağı ceci veya ça ile, uzak dükkânı cela ile ayırdın; rue dişil olduğu için elle est calme dedin.
Yatak odasında celui-ci ve celle-ci
İsmi tekrarlamamak için celui-ci (söl-üi-si) bu eril, celle-ci (sel-si) bu dişil, celui-là (söl-üi-la) şu eril, celle-là (sel-la) şu dişil kullanılır. Çoğul: ceux-ci (sö-si), celles-ci (sel-si). Yapabilirim hedefi: odadaki iki nesneyi işaret edip birini zamirle ayırmak. un lit (ön li) yatak erildir; une armoire (ün ar-muar) dolap, une fenêtre (ün fö-netr) pencere, une porte (ün port) kapı dişildir.
Mantık şöyledir: Quel lit tu aimes ? Celui-ci ou celui-là ? (kel li tü em söl-üi-si u söl-üi-la) Hangi yatağı seviyorsun, bunu mu şunu mu? Cevap: Celui-ci. Il est grand et confortable. Bunu. Büyük ve rahat. Dolap için: Pas celle-ci. Celle-là, près de la fenêtre. Bu değil. Şu, pencerenin yanındaki. Türkçe bunu-şunu cinsiyet taşımaz; zamirin cinsiyeti, yerine geçtiği ismin cinsiyetidir.
Yatak odası: la chambre (la şambr), le lit, l'armoire, la table de nuit (la tabl dö nüi) komodin, la lampe, le placard (lö pla-kar). Yer: à gauche (a goş) solda, à droite (a druat) sağda, près de yanında.
Örnek
- C'est ta chambre de rêve ? - Oui. Le lit, celui-ci, est près de la fenêtre. L'armoire, celle-là, est à droite. Bu hayalindeki yatak odan mı? Evet. Yatak, bu, pencerenin yanında. Dolap, şu, sağda. İki yatak için: Celui-ci est petit. Celui-là est très grand. Je veux celui-là. Bu küçük. Şu çok büyük. Şunu istiyorum.
Oturma odasını zamirle anlatmak
Oturma odası le salon (lö sa-lon) tanıtımın kalbidir. A2 mobilyası: un canapé (ön kana-pe) kanepe eril, un fauteuil (ön fo-töy) berjer, une table (ün tabl), une chaise (ün şez), une télé (ün te-le), un tapis (ön ta-pi) halı. Hedef: mobilyayı yeriyle söylemek, ikinci cümlede adı zamirle değiştirmek. Le canapé est gris. Celui-ci est très confortable. Kanepe gri. Bu çok rahat.
Zamir, dinleyicinin bildiği nesneyi tekrar ettirmez; bu, fotoğraf altı alıştırması olarak birçok ülkede öğretilir. La table ? Celle-ci est ronde. Celle-là est carrée. (sel-si e rond. sel-la e ka-re) Masa mı? Bu yuvarlak. Şu kare. Sıfat isme uyar: table dişil olduğu için ronde ve carrée dersin; eril olsaydı rond, carré olurdu.
İskelet ezberle: Dans le salon de mes rêves, il y a un grand canapé. Celui-ci est bleu. En face du canapé, il y a une table. Celle-ci est petite. J'aime beaucoup ça. Hayallerimin salonunda büyük bir kanepe var. Bu mavi. Kanepenin karşısında bir masa var. Bu küçük. Bunu çok seviyorum. il y a (il i a) var demektir; A2'nin en işe yarar kalıbıdır.
Örnek
- Il y a une télé dans le salon ? - Oui. Celle-ci est grande, près de la fenêtre. - Et les chaises ? - Celles-là, autour de la table, sont blanches. Salonda televizyon var mı? Evet. Bu büyük, pencerenin yanında. Ya sandalyeler? Şunlar, masanın etrafındakiler, beyaz. autour de (o-tur dö), sont (son).
Mahallede yerini göstermek
Mahalle le quartier (lö kar-tiye) ev temasının ikinci yarısıdır. Yapabilirim hedefi: evin okula, parka, dükkâna göre yerini basit edatlarla söylemek. près de yakınında, loin de (lwen dö) uzağında, à côté de (a ko-te dö) yanında, en face de (an fas dö) karşısında, entre (antr) arasında, derrière (de-riyer) arkasında. Ma maison est près de l'école. Evim okula yakın.
Haritada parmağın bir noktayı gösterir; zamir burada işe yarar. Ça, c'est l'école. Ma maison, c'est celle-ci, à côté du parc. Bu okul. Evim bu, parkın yanında. Ev dişil olduğu için celle-ci dersin. l'école de dişildir. le parc erildir: celui-ci, c'est le parc. Türkçe bu-şu haritada da cinsiyetsizdir; Fransızcada her bina cinsiyetini zamire taşır.
Kısa tanıtım: Mon quartier est calme. Il y a un parc et un magasin. L'école est en face de ma maison. Celle-ci est petite mais jolie. Mahallem sakin. Bir park ve bir dükkân var. Okul evimin karşısında. Bu ev küçük ama güzel. mais (me) ama; jolie dişil çünkü ev dişil. Yol tarifinde de aynı ritim çıkar: C'est ça, juste à côté de l'école. İşte o, tam okulun yanında.
Örnek
- Où est ta maison de rêve ? - Celle-ci, près de l'école. Ça, c'est le parc. Ma maison est à côté de ça. - Et le magasin ? - Celui-là, loin de l'école. Hayalindeki ev nerede? Bu, okula yakın. Bu park. Evim bunun yanında. Ya dükkân? Şu, okuldan uzak. Ev dişil olduğu için celle-ci; le magasin eril olduğu için celui-là.
Üç basamaklı sunum: dışarı, içerisi, mahalle
Parçaları birleştir. A2 sunumu üç basamaklıdır: dışarı, içerisi, mahalle. Her basamakta bir iki zamir kullanırsan konuşman tekrar etmez. Sözlü sınavda öğrenciye ev fotoğrafı verilir; bir iki dakika anlatması istenir. Sen aynı işi hayalin için yaparsın. Voici ma maison de rêve. Elle est grande et moderne. Ça, c'est le jardin. Dans le salon, il y a un canapé. Celui-ci est bleu. Ma chambre est à l'étage. Celle-ci est petite et calme. Le quartier est près de l'école.
Türkçesi: İşte hayalimdeki ev. Büyük ve modern. Bu bahçe. Salonda bir kanepe var. Bu mavi. Yatak odam üst katta. Bu küçük ve sakin. Mahalle okula yakın. Voici (vua-si), à l'étage (a le-taj). Metni sesli oku, sonra fotoğrafa bakarak söyle. Zamirsiz cümle çocukça durur; zamir seni A2 konuşuru yapar.
Sonra aynı metni başkasının evi için çevir: celle de mon ami (sel dö mon a-mi) arkadaşımınki. Ma maison et celle de mon ami sont dans le même quartier. Benim evim ve arkadaşımınki aynı mahallede. celui de / celle de A2 sonunda işe yarar; sahip zamiri le mien / la mienne ile kardeş gibidir. Bu ünitede asıl hedef işaret zamirleridir.
Örnek
Ma maison de rêve est dans un quartier calme. Ceci est la maison. Elle est blanche. Le salon ? Celui-ci est grand. La chambre ? Celle-là est petite, près du jardin. J'aime beaucoup cela. Hayalimdeki ev sakin bir mahallede. Bu ev. Beyaz. Salon mu? Bu büyük. Yatak odası mı? Şu küçük, bahçenin yanında. Bunu çok seviyorum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Ma maison est grand. Il a un jardin. diye evı eril sanmak. Doğrusu: maison dişildir. Doğrusu: Ma maison est grande. Elle a un jardin. Sıfat ve zamir evin cinsiyetine uyar.
- Yanlış: İsimden önce ceci maison veya ça maison demek; ce ile ceci yi aynı sanmak. Doğrusu: ce / cet / cette / ces sıfattır, ismin önüne gelir: cette maison. ceci, cela, ça, celui-ci zamirdir, ismin yerini tutar: Ça, c'est ma maison.
- Yanlış: Dişil isim için celui-ci kullanmak: l'armoire, celui-ci. Doğrusu: Dolap, oda, ev, okul, masa, sandalye, televizyon dişilse celle-ci / celle-là gerekir. Eril yatak, kanepe, park, dükkân için celui-ci / celui-là dersin.
- Yanlış: Var demek gerekirken her şeye C'est yapıştırmak: odada kanepe var anlamında yalnız C'est un canapé demek. Doğrusu: Bir yerde nesne bulunduğunu söylerken A2 kalıbı il y a dir: Dans le salon, il y a un canapé. C'est kimlik ve işaret içindir: C'est un canapé. Celui-ci est bleu.
- Yanlış: Türkçedeki bu-şu-o üçlüsünü her seferinde ceci, cela, ça diye bire bir dizmek. Doğrusu: Konuşmada ça çoğu 'bu/şu/o' işini görür. ceci daha çok yazılı ve 'şimdi göstereceğim' anlamındadır. Asıl cinsiyet ayrımı celui / celle çiftindedir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B1'de hayal evini koşul cümlesiyle kurarsın: param olsa alırdım, gibi. İlgi zamirleri qui, que, où ve dont ile 'bahçesi büyük olan ev' tipinde tek cümle kurulur. Mahalle tarifine ulaşım, dükkân çeşitleri ve avantaj-dezavantaj eklenir. Sahip zamirleri le mien, la mienne sistemli kullanılır. A2'deki kısa işaret zamiri alışkanlığın B1'de uzun, bağlı cümlelerin iskeleti olur.
Özet
Hayalindeki evi dışarıdan, odalardan ve mahalleden A2 cümleleriyle tanıtabilirsin. ça, ceci, cela ve celui-ci / celle-ci tekrarı keser; cinsiyet her zaman yerine geçen isimden gelir. Fotoğrafa bakıp üç basamaklı kısa bir sunum söylemek, bu ünitenin somut hedefidir.