Fransızca A2'de davet mesajı yazmak ve karşılıklı plan kurmak, arkadaşınla gerçek bir buluşmayı kısa, nazik ve doğru kalıplarla ayarlayabilmektir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Davet etmek bir can-do becerisidir
CEFR A2 can-do hedefi şudur: Öğrenci arkadaşını günlük bir etkinliğe davet edebilir, daveti kabul veya nazikçe reddedebilir, yer ve saat konusunda anlaşabilir. Dünya genelinde bu konu neredeyse her dil kitabında sosyal yaşam ünitesinin kalbidir; öğretmenler rol oyunu, kısa mesaj yazma ve çiftli diyalog kullanır. Çünkü davet bir dilbilgisi listesi değil bir eylemdir: birini bir yere çağırmak. Resimdeki kafe masası tam da bu eylemin geçtiği yerdir.
Fransızcada arkadaşlar arasında davet genellikle tu (sen, telaffuz: tü) ile yapılır. Temel soru şudur: Tu es libre samedi ? (Cumartesi boş musun? Telaffuz: tü e libr samedi). libre burada müsait demektir; Türkçedeki boşun içi boş anlamıyla karıştırılmaz. Ardından etkinlik gelir: Tu veux aller au café ? (Kafeye gitmek ister misin? Telaffuz: tü vö ale o kafe). Daha doğal bir kalıp On va au café ? (Kafeye gidelim mi? Telaffuz: on va o kafe) cümlesidir; on burada biz anlamındadır.
Günlük hayatta bu cümleler mesajda, kâğıt notta veya yüz yüze söylenir. Sıra çoğu zaman aynıdır: önce müsait misin, sonra ne yapalım, en sonda nerede ve kaçta. A2'de uzun gerekçe yazmana gerek yoktur; kısa ve doğru kalıp yeter. Öğretmenine veya tanımadığın birine vous (siz, telaffuz: vu) dersin; bu ünitede arkadaş ortamı olduğu için tu yeter.
Örnek
Léa : Tu es libre samedi après-midi ? (Lea: Cumartesi öğleden sonra boş musun? Telaffuz: tü e libr samedi apre-midi) Noah : Oui, pourquoi ? (Noah: Evet, neden? Telaffuz: ui, purkua) Léa : On va au café ? (Kafeye gidelim mi?) Noah : D'accord, à quelle heure ? (Tamam, saat kaçta? Telaffuz: dakor, a kel ör) Léa : À seize heures, au café de la gare. (Saat on altıda, istasyon kafesinde. Telaffuz: a sez ör, o kafe dö la gar)
Davet kalıplarını tanı ve seç
A2'de ezberlemen gereken birkaç kalıp vardır ve hepsi günlük hayatta yeter. İstek sormak için Tu veux + fiil ? (İster misin + fiil?) kullanılır: Tu veux venir au pique-nique ? (Pikniğe gelmek ister misin? Telaffuz: tü vö vönir o piknik). Ortak plan için On va + yer ? çok yaygındır: On va au parc dimanche ? (Pazar parkına gidelim mi? Telaffuz: on va o park dimanş). Daha nazik ve gençlerin sık kullandığı bir kalıp Ça te dit de + fiil ? (İçinden gelir mi + fiil? Telaffuz: sa tö di dö) şeklindedir: Ça te dit de faire un pique-nique ? (Piknik yapmak ister misin?).
Doğrudan davet etmek için Je t'invite à + yer veya etkinlik (Seni ...e davet ediyorum) dersin. Dikkat: à + le birleşir ve au olur. Bu yüzden Je t'invite au pique-nique. (Seni pikniğe davet ediyorum.) doğru, yanında edatsız bir pique-nique yanlıştır. Müsaitlik sormak ayrı bir adımdır: Tu es libre dimanche matin ? (Pazar sabahı boş musun?). Kartta veya notta önce selam, sonra davet, en sonda yer ve zaman yazılır.
Koridor gibi hızlı bir ortamda kart kısa tutulur. Salut ! (Selam! Telaffuz: salü) yeter; uzun giriş A2'de gerekmez. Etkinlik sözcükleri bu ünitede sınırlı ve somuttur: pique-nique (piknik), parc (park), café (kafe), cinéma (sinema, telaffuz: sinema), musée (müze, telaffuz: müze), concert (konser, telaffuz: konser). Zaman sözcükleri de A2'dir: samedi (cumartesi), dimanche (pazar), après-midi (öğleden sonra), soir (akşam, telaffuz: suar).
Örnek
Davet kartı örneği: Salut Ece ! Tu es libre dimanche ? Je t'invite au pique-nique au parc. On se retrouve à midi, à l'entrée du parc. Tu viens ? Aylin (Selam Ece! Pazar boş musun? Seni parkta pikniğe davet ediyorum. Öğlen, parkın girişinde buluşalım. Geliyor musun? Aylin. Telaffuz ipuçları: midi = midi; entrée = antre; tu viens = tü viyen)
Daveti kabul etmek veya nazikçe reddetmek
Daveti almak da davet etmek kadar can-do'dur. Kabul kalıpları kısa ve sıcaktır: Oui, avec plaisir ! (Evet, memnuniyetle! Telaffuz: ui, avek plezir), D'accord ! (Tamam!), Super idée ! (Harika fikir! Telaffuz: süper ide), Oui, je veux bien. (Evet, isterim. Telaffuz: ui, jö vö biyen), Bonne idée ! (Güzel fikir!). Sinema için örnek: arkadaşın On va au cinéma samedi soir ? (Cumartesi akşamı sinemaya gidelim mi?) der; sen Oui, avec plaisir ! Quel film ? (Evet, memnuniyetle! Hangi film? Telaffuz: kel film) diye cevap verirsin.
Reddetmek kaba olmak demek değildir. Fransızcada önce teşekkür veya özür, sonra gerekçe, isterse başka gün gelir. Temel kalıplar: Désolé(e), je ne peux pas. (Üzgünüm, gelemem. Telaffuz: dezole, jö nö pö pa), Je suis occupé(e) samedi. (Cumartesi meşgulüm. Telaffuz: jö süi oküpe samedi), Merci, mais je ne suis pas libre. (Teşekkürler, ama müsait değilim.), Une autre fois, peut-être. (Başka zaman, belki. Telaffuz: ün otr fua, pötetr). Kız konuşmacı çoğu zaman désolée ve occupée yazar; erkek désolé ve occupé yazar. A2'de uzun hikaye anlatmana gerek yoktur.
Sınıfta sinema notu yazarken hem daveti hem cevabı aynı kâğıtta görebilirsin. Bu, gerçek hayattaki mesajlaşmanın kâğıt halidir. Kabul edersen hemen saat sor: À quelle heure ? (Saat kaçta?). Reddedersen kapıyı tamamen kapatmak zorunda değilsin: Dimanche, peut-être ? (Pazar, belki?) gibi kısa bir karşı öneri A2 için yeterlidir ve çok doğaldır.
Örnek
Deniz : Salut ! On va au cinéma samedi soir ? Il y a un film à vingt heures. (Deniz: Selam! Cumartesi akşamı sinemaya gidelim mi? Saat yirmide bir film var. Telaffuz: il i a ön film a ven ör) Mert : Désolé, je suis occupé samedi. Dimanche après-midi, ça te dit ? (Mert: Üzgünüm, cumartesi meşgulüm. Pazar öğleden sonra olur mu?) Deniz : D'accord ! À quinze heures, devant le cinéma. (Tamam! Saat on beşte, sinemanın önünde. Telaffuz: a kenz ör, dövan lö sinema)
Karşılıklı plan: yer, saat ve onay
Davet kabul edilince iş bitmez; asıl plan şimdi başlar. Üç soru yeter: nerede, kaçta, nasıl onaylarız. Yer sormak için On se retrouve où ? (Nerede buluşuyoruz? Telaffuz: on sö rötruv u) veya On se voit où ? (Nerede görüşüyoruz? Telaffuz: on sö vua u) dersin. Saat için tek doğru sıra À quelle heure ? (Saat kaçta?) şeklindedir. Cevapta saat edatı unutulmaz: À dix-huit heures. (Saat on sekizde. Telaffuz: a dizüit ör). Fransızcada resmi ve yazılı planda yirmi dört saat dilimi çok yaygındır; à vingt heures akşam sekiz demektir.
Yer belirtirken A2 edatları net olmalıdır. devant le cinéma (sinemanın önünde), à l'entrée du musée (müzenin girişinde, telaffuz: a lantré dü müze), au café (kafede), au parc (parkta). Konser için: Je t'invite au concert. (Seni konsere davet ediyorum.) sonra On se retrouve à l'entrée, à dix-neuf heures. (Girişte, saat on dokuzda buluşalım.). Onay kalıpları kısadır: Ça marche. (Olur. Telaffuz: sa marş), OK, à tout à l'heure. (Tamam, sonra görüşürüz. Telaffuz: a tuta lör), Je t'envoie un message. (Sana mesaj atarım. Telaffuz: jö tanvua ön mesaj).
Telefonda yazarken cümleler daha da kısalır ama edatlar düşmez. Concert samedi ? anlaşılır; yine de A2 yazma görevinde tam cümle beklenir: Tu veux aller au concert samedi ? Karşı taraf saat önerir, sen kabul veya başka saat söylersin. Bu ileri geri konuşma, ünitenin uygulama kalbidir: tek taraflı davet değil, karşılıklı plandır. Resimdeki telefon sahnesi tam olarak bunu gösterir.
Örnek
Elif : Salut ! Ça te dit d'aller au concert samedi soir ? (Elif: Selam! Cumartesi akşamı konsere gitmek ister misin?) Can : Super ! À quelle heure ? (Can: Harika! Saat kaçta?) Elif : À vingt heures. On se retrouve à l'entrée. (Saat yirmide. Girişte buluşalım.) Can : Ça marche. Je t'envoie un message à dix-neuf heures. (Olur. Saat on dokuzda sana mesaj atarım.)
Uygulama: kısa davet mesajı yazmak
Yazılı davet A2'de dört parçalı mini bir metindir. Bir: selam. İki: müsaitlik veya doğrudan davet. Üç: yer ve zaman. Dört: kısa bir soruyla cevap beklemek. Örnek iskelet: Salut ! Tu es libre dimanche ? On va au musée ? On se retrouve à quatorze heures, à l'entrée. Tu viens ? (Selam! Pazar boş musun? Müzeye gidelim mi? Saat on dörtte girişte buluşalım. Geliyor musun?). Bu iskelet kafe, sinema, konser ve piknik için de aynıdır; yalnız yer sözcüğü değişir.
Müze sözcüğü musée (müze) erkek cinsiyettedir; bu yüzden au musée dersin, à la musée demezsin. Hafta sonu için ce week-end (bu hafta sonu, telaffuz: sö vikend) A2'de kabul görür; samedi veya dimanche daha nettir. Parkta oturup mesaj yazmak, resimdeki gibi, gerçek hayattaki planın ta kendisidir: metin kısa, soru açıktır, karşı taraf Oui veya Non, je ne peux pas yazar. Yazarken noktalama da anlam taşır; soru cümlesinin sonuna soru işareti koymak Fransızcada şarttır.
Metni yazdıktan sonra üç şeyi kontrol et. Bir: tu ile fiil uyumlu mu, Tu es ve Tu veux doğru mu? İki: yer edatı au, à la veya à l' doğru mu? Üç: saat à ile mi başlamış? Bu üç süzgeç, Türkçeden bire bir çevirince oluşan hataların çoğunu keser. A2 değerlendirmesinde parlak sözcük değil, bu küçük doğruluklar puan getirir.
Örnek
Tam mesaj: Salut Ali ! Tu es libre samedi après-midi ? Je t'invite au musée. On se retrouve à quinze heures, à l'entrée du musée. Ça te dit ? Bisous, Selin (Selam Ali! Cumartesi öğleden sonra boş musun? Seni müzeye davet ediyorum. Saat on beşte, müzenin girişinde buluşalım. Olur mu? Öpüler, Selin. Telaffuz: bizu = öpücük/öpüler, gençler arasında kapanış olarak sık görülür). Cevap örneği: Salut Selin ! Oui, avec plaisir. À quinze heures, d'accord. (Selam Selin! Evet, memnuniyetle. Saat on beşte, tamam.)
Diyalogu birleştir, sesli oku, sonra yaz
Uygulamanın son adımı, kalıpları tek tek değil bir konuşma zinciri olarak kullanmaktır. Zincir şudur: selam, müsaitlik, davet, kabul veya ret, yer, saat, onay. Bunu önce sesli oku, sonra kâğıda veya telefona yaz. Telaffuzda A2 için yeterli olan birkaç nokta vardır: veux vö, heure ör, d'accord dakor, musée müze, cinéma sinema, pique-nique piknik, devant dövan, entrée antre, libre libr. tu es günlük konuşmada tü e gibi bağlanır; abartılı harf harf okuma Fransızcayı yapay gösterir.
Yazma ile konuşma aynı kalıpları paylaşır ama yazıda özne ve edat düşmez. Konuşurken Samedi, café ? anlaşılabilir; ödev metninde On va au café samedi ? yazarsın. Karşılıklı planda her iki taraf da bir bilgi ekler: biri günü, diğeri saati, sonra yer netleşir. Bu, tek kişinin uzun konuşmasından daha gerçektir ve sınav diyaloglarında da beklenen budur. Bitince metni arkadaşının gözüyle oku: saat var mı, yer var mı, soru var mı, nazik bir kabul veya ret var mı?
Örnek
Birleşik mini diyalog: Salut ! Tu es libre dimanche ? (Selam! Pazar boş musun?) Oui, pourquoi ? (Evet, neden?) Ça te dit d'aller au musée ? (Müzeye gitmek ister misin?) Oui, je veux bien. À quelle heure ? (Evet, isterim. Saat kaçta?) À quatorze heures, à l'entrée. (Saat on dörtte, girişte.) Ça marche. À dimanche ! (Olur. Pazara kadar! Telaffuz: a dimanş)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Boş musun demek için Tu es vide ? veya Tu es boş ? demek. Doğrusu: Müsaitlik için tek doğru A2 kalıbı Tu es libre ? şeklindedir. vide içi boş nesne içindir, kişi için kullanılmaz.
- Yanlış: Je t'invite cinéma veya On va musée gibi edatsız çeviri. Doğrusu: Fransızcada gitmek ve davet etmek edat ister: au cinéma, au musée, au concert, au café, au parc. à + le her zaman au olur.
- Yanlış: Saat sormak için Quelle heure à ? veya Türkçe sıra ile Quelle heure on se retrouve ? demek. Doğrusu: Doğru sıra À quelle heure ? ve cevapta da À dix-huit heures. şeklindedir. Edat başta durur.
- Yanlış: Reddederken yalnız Non deyip bırakmak veya Je ne veux pas ile kapıyı çarpmak. Doğrusu: Nazik ret Désolé(e), je ne peux pas. veya Je suis occupé(e). kalıbıdır. İstersen Une autre fois eklenir. pouvoir (yapamamak) burada vouloir (istememek)ten daha kibardır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B1'e doğru, davet konuşması uzar: neden gelemediğini parce que ile açıklar, başka gün önerir, plan bozulunca yeni saat pazarlığı yaparsın. Koşul cümleleri ve daha nazik dilekler devreye girer; e-posta gibi biraz daha resmi yazı türü eklenir. Telefonda geç kalma, yer değiştirme ve alternatif etkinlik konuşulur. Şimdilik A2 hedefi nettir: kısa mesaj yaz, kabul veya ret et, yer ve saati kilitle.
Özet
A2'de davet; Tu es libre ?, Tu veux ?, On va ? ve Je t'invite au ... kalıplarıyla yapılır. Kabul d'accord ve avec plaisir ile, ret désolé(e), je ne peux pas ile nazikçe biter. Karşılıklı plan, On se retrouve où ? ve À quelle heure ? sorularıyla yer ile saati netleştirir.