Geçmiş bir hafta sonunu boş zaman kelimeleri ve basit geçmiş zamanla anlatmak, A2 düzeyinde günlük sosyalleşmenin temel yapabilirim becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
A2 yapabilirim hedefi: Geçen hafta sonumu anlatırım
CEFR A2 düzeyinde öğrenci şunu yapabilir: geçen hafta sonunu kısa cümlelerle anlatmak, boş zaman etkinliklerini adlandırmak ve arkadaşına ne yaptığını sormak. Tipik soru şudur: Qu'est-ce que tu as fait le week-end dernier ? Türkçesi: Geçen hafta sonu ne yaptın? Telaffuz: ke-sö kö tü a fe lö vik-end der-nye. Cevap somut olur: hangi gün, hangi etkinlik, kiminle. İletişimsel dil öğretiminde bu konu seçilir çünkü her öğrencinin anlatacak bir hafta sonu vardır; konu kişisel ve somuttur.
Plan ile geçmişi karıştırmamak gerekir. Niyet için A2'de Je vais artı mastar kullanılır: Je vais rester à la maison. Evde kalacağım. Telaffuz: jö ve res-te a la me-zon. Tamamlanmış iş için passé composé gerekir: Je suis resté à la maison. Evde kaldım. Telaffuz: jö süi res-te a la me-zon. Resimdeki yazma anı hem plan listesi hem de le week-end dernier üzerine kısa bir metin olabilir. Sınıfta bu metinler önce sözlü, sonra yazılı üretilir.
Örnek
Mini metin: Le week-end dernier, samedi matin j'ai fait du sport. L'après-midi j'ai rencontré des amis. Dimanche j'ai lu un livre à la maison. Türkçesi: Geçen hafta sonu, cumartesi sabah spor yaptım. Öğleden sonra arkadaşlarla buluştum. Pazar evde bir kitap okudum. Telaffuz: lö vik-end der-nye, sa-me-di ma-ten je fe dü spor. lap-re-mi-di je ran-kon-tre de za-mi. di-manş je lü ö livr a la me-zon.
Boş zaman ve hafta sonu etkinlikleri kelimeleri
A2 kelime dağarcığında boş zaman, somut fiil ve yer kalıplarıyla öğrenilir. Evde: regarder un film film izlemek, rö-gar-de ö film; lire un livre kitap okumak, lir ö livr; écouter de la musique müzik dinlemek, e-ku-te dö la mü-zik; rester à la maison evde kalmak. Dışarıda: aller au parc parka gitmek; se promener yürüyüş yapmak, sö pro-m-ne; boire un café kahve içmek, buar ö ka-fe; faire du sport spor yapmak. Kültür ve sosyalleşme: aller au cinéma, aller au concert, visiter un musée müze gezmek, vi-zi-te ö mü-ze; rencontrer des amis arkadaşlarla buluşmak.
Resimdeki sahne A2 için doğal bir cümle üretir: Au parc, j'ai lu un livre et j'ai bu un café. Parkta bir kitap okudum ve bir kahve içtim. Telaffuz: o park, je lü ö livr e je bü ö ka-fe. Türkçe konuşanlar bazen her etkinliği faire ile söylemek ister; Fransızcada fiil değişir: film için regarder, kitap için lire, müzik için écouter. Yer için à la maison, au parc, au cinéma kalıpları yeterlidir. Kelimeleri listeden değil, kısa cümle içinde tekrar etmek kalıcı öğrenmeyi sağlar.
Örnek
Kelime kartı. Soru: Tu as fait du sport ? Spor yaptın mı? Telaffuz: tü a fe dü spor. Cevap: Non, j'ai écouté de la musique et j'ai lu un livre. Hayır, müzik dinledim ve bir kitap okudum.
Geçmiş hafta sonunu passé composé ile kurmak
A2'de tamamlanmış hafta sonu işleri çoğunlukla passé composé ile anlatılır. Çoğu fiil avoir yardımcı fiilini alır: j'ai regardé, j'ai lu, j'ai écouté, j'ai fait, j'ai visité. Hareket ve konum fiillerinin bir kısmı être alır: je suis allé gittim, je suis resté kaldım. Telaffuz: j'ai = je; suis allé = süi a-le. Evde film sahnesi klasik bir örnektir: Le week-end dernier, je suis resté à la maison et j'ai regardé un film. Geçen hafta sonu evde kaldım ve bir film izledim.
Olumsuz ve soru A2'de basittir. Olumsuz: Je n'ai pas regardé un film. Film izlemedim. Telaffuz: jö ne pa rö-gar-de ö film. Soru: Tu as regardé un film ? veya Qu'est-ce que tu as regardé ? Ne izledin? Zaman ifadesi başta veya sonda durabilir: Samedi soir j'ai regardé un film. Cumartesi akşamı bir film izledim. être ile cinsiyet uyumu A2 yazısında başlar: erkek konuşmacı je suis allé, kadın je suis allée. Evde kalmak da être ister: je suis resté / je suis restée.
Örnek
Veriler: pazar, ev, film. Cümleler: Dimanche, je suis resté à la maison. J'ai regardé un film. Je n'ai pas vu mes amis. Pazar evde kaldım. Bir film izledim. Arkadaşlarımı görmedim. Telaffuz: di-manş, jö süi res-te a la me-zon. je rö-gar-de ö film. jö ne pa vü me za-mi.
Açık hava, festival ve arkadaşlarla hafta sonu
Hafta sonu boş zamanı sıklıkla dışarıdadır. A2 kalıpları: Je suis allé au concert. Konsere gittim. Telaffuz: jö süi a-le o kon-ser. J'ai écouté de la musique. Müzik dinledim. Festival kelimesi un festival olarak kullanılır, telaffuz: ö fes-ti-val. Arkadaşla gitmek: Je suis allé au festival avec mes amis. Festivale arkadaşlarımla gittim. Kalabalık, müzik ve açık hava, öğrencilerin kendi şehirlerindeki şenliklerle bağ kurmasını kolaylaştırır. Afişlerde concert, festival, samedi, dimanche görülür.
Anlatırken sıra izlemek yeter: nereye gittim, kiminle, ne yaptım. Samedi je suis allé à un festival de musique. J'ai écouté des chansons. J'ai rencontré des amis. Cumartesi bir müzik festivaline gittim. Şarkılar dinledim. Arkadaşlarla karşılaştım. des chansons telaffuz: de şan-son. Sık yanlış anlama: festivali yalnızca çok büyük, resmi bir olay sanmak. A2'de park konseri veya okul şenliği de aynı kelimelerle anlatılır. Dünya genelinde bu konu kısa diyalog ve öğrenci fotoğrafıyla işlenir; öğrenci kendi hafta sonunu bir-iki cümleyle söyler.
Örnek
Mini diyalog. A: Tu as fait quoi samedi ? Cumartesi ne yaptın? Telaffuz: tü a fe kua sa-me-di. B: Je suis allé à un festival. C'était super. Bir festivale gittim. Harikaydı. Telaffuz: jö süi a-le a ö fes-ti-val. se-te sü-per. C'était super A2'de kısa değerlendirme için yeterlidir; uzun betimleme bu düzeyde beklenmez.
Hafta sonu yolculuğu: tren, bilet ve gezi
Boş zaman bazen şehir dışına çıkmaktır. A2 gezi kelimeleri: prendre le train trene binmek, pran-dr lö tren; acheter un billet bilet almak, a-şte ö bi-ye; visiter une ville bir şehri gezmek. Geçmişte: J'ai pris le train. Trene bindim. Telaffuz: je pri lö tren. J'ai acheté un billet. Bilet aldım. Gidilen yer être ister: Je suis allé à Ankara. / Je suis allé à Paris. Resimde plan aşaması görülür; konuşma geçmişte ise bilet alınmış ve yolculuk yapılmış varsayılır. Gişede A2 için un aller-retour gidiş-dönüş, ö a-le r-tur, ile gün adları yeterlidir.
Anlatı örneği: Samedi j'ai acheté un billet. Dimanche je suis allé à Ankara en train. J'ai visité un musée. Cumartesi bilet aldım. Pazar trenle Ankara'ya gittim. Bir müze gezdim. Türkçe kaynaklı bir eğilim her hareketi j'ai allé demektir; doğrusu je suis allé çünkü aller yardımcı fiil olarak être alır. Bu ayrım uzun kural değil, kısa listeyle öğrenilir: gitmek ve kalmak gibi fiiller être alır, izlemek, okumak, almak gibi fiiller avoir alır.
Örnek
Planı geçmişe çevirme. Plan: Je vais prendre le train samedi. Cumartesi trene bineceğim. Geçmiş: J'ai pris le train samedi. Cumartesi trene bindim. İkinci örnek. Plan: Je vais acheter un billet. Geçmiş: J'ai acheté un billet.
Türkçe konuşanların sık hataları ve doğru kalıplar
Türkçede tek bir geçmiş zaman eki birçok durumu karşılar; Fransızcada A2'de önce passé composé seçilir. Bu yüzden öğrenciler bazen şimdiki zamanla veya je vais ile geçmişi karıştırır. Le week-end dernier je vais au cinéma yanlıştır. Doğrusu: Le week-end dernier je suis allé au cinéma. İkinci sık hata yardımcı fiildir: j'ai allé, j'ai resté kullanılmaz. aller ve rester için être gerekir: je suis allé, je suis resté. Üçüncü hata zaman ifadesidir. Türkçe geçen hafta sonu kalıbını kelime kelime dizmek dernier week-end üretebilir; A2 kalıbı le week-end dernier şeklindedir.
Dördüncü hata fiil seçimidir. Film için j'ai regardé un film denir, faire un film bu anlamda kullanılmaz. Müzik dinledim = j'ai écouté de la musique. Beşinci nokta uyumdur: être ile kadın konuşmacı yazıda allée, restée kullanır. Düzeltici pratik her hafta aynı üç soruyu cevaplamaktır: Tu as fait du sport ? Tu es allé où ? Tu as vu tes amis ? Kısa, doğru yardımcı fiilli cevaplar alışkanlık yapar. Olumsuzda ne ... pas yardımcı fiili sarar: je ne suis pas allé, je n'ai pas regardé.
Örnek
Hata düzeltme. Yanlış: Samedi j'ai allé au parc et je regarder un livre. Doğru: Samedi je suis allé au parc et j'ai lu un livre. Cumartesi parka gittim ve bir kitap okudum. Yanlış: Je n'ai pas aller au concert. Doğru: Je ne suis pas allé au concert. Konsere gitmedim.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Geçen hafta sonu için şimdiki zaman veya je vais yeterlidir. Doğrusu: Tamamlanmış iş passé composé ister: je suis allé, j'ai regardé.
- Yanlış: Bütün fiiller j'ai ile çekilir; j'ai allé doğrudur. Doğrusu: aller ve rester être alır: je suis allé, je suis resté.
- Yanlış: Zaman ifadesi dernier week-end diye Türkçe sırayla kurulur. Doğrusu: A2 kalıbı le week-end dernier, ayrıca samedi ve dimanche kullanılır.
- Yanlış: Film, kitap ve müzik hepsi faire ile söylenir. Doğrusu: regarder un film, lire un livre, écouter de la musique ayrı fiillerdir.
- Yanlış: Olumsuzda mastar bırakılır: je n'ai pas aller. Doğrusu: Yardımcı fiil çekilir, ana fiil geçmiş ortacı kalır: je ne suis pas allé, je n'ai pas lu.
Bir adım ileri
Bir sonraki düzeyde aynı hafta sonu anlatısı iki geçmiş zamanı ayırmayı öğrenir: tamamlanan işler passé composé ile, hava, duygu ve arka plan ise imparfait ile gider. Öğrenci bağlı hikâyeler kurar, örneğin hava güzeldi o yüzden parka gittik anlamındaki cümleler. alors, ensuite gibi bağlaçlar ve daha uzun diyaloglar eklenir. Tatil metni, kısa blog ve sözlü sunum bu A2 temelinin üzerine biner.
Özet
A2'de geçen hafta sonu, boş zaman kelimeleri ve passé composé ile anlatılır. Yardımcı fiil avoir / être ayrımı ile le week-end dernier kalıbı temeldir. Kısa diyalog ve somut etkinlik cümleleri pazartesi sohbetinden bilet gişesine kadar gerçek hayatta işe yarar.