Şehirde yol tarifi verirken sağ, sol ve kavşak sözlerini doğru anlayıp kullanmak, harita ve günlük konuşmayı birbirine bağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Temel yön sözlüğü: sağ ve sol
Arapçada “sağ” için يَمِين (yemîn), “sol” için يَسَار (yesâr) sözcükleri kullanılır. Bir yönü söylerken çoğu zaman “sağda” veya “solda” anlamında عَلَى الْيَمِينِ (alel-yemîni) ve عَلَى الْيَسَارِ (alel-yesâri) kalıpları kullanılır. Buradaki الْـ (el-) belirli artikelidir; Türkçedeki “-de” anlamı ise kalıbın tamamından anlaşılır.
Telaffuzda يَمِين (yemîn) kelimesindeki uzun “î” sesine ve يَسَار (yesâr) kelimesindeki uzun “â” sesine dikkat et. Sağ ve sol anlamlarını karıştırmamak için konuşurken elinle yönü gösterebilirsin. Arapçada yön kelimeleri tek başına da kullanılabilir; ancak gerçek bir yol tarifinde cümle içinde kullanmak daha açıklayıcıdır.
Örnek
الْمَكْتَبَةُ عَلَى الْيَمِينِ. (el-mektebetü alel-yemîni) Kütüphane sağdadır. الْمَطْعَمُ عَلَى الْيَسَارِ. (el-mat'amü alel-yesâri) Restoran soldadır.
2. Kavşak ve yol ayrımı
Yolların birleştiği veya bir yolun iki ya da daha fazla yola ayrıldığı yere مُفْتَرَق (muftaraq) denir. “Kavşakta” demek için عِنْدَ الْمُفْتَرَقِ (indel-muftaraqi) kalıbı kullanılabilir. عِنْدَ (inde) sözcüğü “-de, yanında, yakınında” anlamı verir ve bu kalıpta ardından gelen isim belirli biçimde kullanılır.
Bir kişiye kavşağı sormak için أَيْنَ الْمُفْتَرَقُ؟ (eynel-muftaraqu) diyebilirsin. Bu cümle “Kavşak nerede?” demektir. Kavşaktan sonra hangi tarafa gidileceğini belirtmek için مِنَ الْمُفْتَرَقِ (minel-muftaraqi), yani “kavşaktan” kalıbı kullanılabilir. Böylece yalnızca yönü değil, yönün hangi noktadan başlayacağını da açıklarız.
Örnek
الْمُفْتَرَقُ أَمَامَ الْمَدْرَسَةِ. (el-muftaraqu emâmel-medreseti) Kavşak okulun önündedir. مِنَ الْمُفْتَرَقِ اِذْهَبْ يَمِينًا. (minel-muftaraqi izheb yemînen) Kavşaktan sağa git.
3. Yol sorma ve kısa cevap verme
Yol sormanın temel kalıbı كَيْفَ أَذْهَبُ إِلَى ...؟ (keyfe ezhebu ilâ...?) şeklindedir. Anlamı “...-e nasıl giderim?”dir. Örneğin كَيْفَ أَذْهَبُ إِلَى الْمَحَطَّةِ؟ (keyfe ezhebu ilel-mahattati?) “İstasyona nasıl giderim?” demektir. Soruyu söylerken hedef yeri cümlenin sonuna eklemek kolay ve kullanışlıdır.
Kısa bir cevapta emir biçimi kullanılabilir: اِسْتَدِرْ يَمِينًا (istedir yemînen) “sağa dön” ve اِسْتَدِرْ يَسَارًا (istedir yesâren) “sola dön” demektir. Kibar olmak için soruya مِنْ فَضْلِكَ (min fadlike), yani “lütfen” ifadesi eklenebilir. Kadına hitap edildiğinde emir biçimi değişebilir; A2 düzeyinde önce genel anlamı doğru kurmak ve yönleri anlaşılır söylemek önemlidir.
Örnek
الطَّالِبُ: مِنْ فَضْلِكَ، كَيْفَ أَذْهَبُ إِلَى السُّوقِ؟ (et-tâlibu: min fadlike, keyfe ezhebu iles-sûki?) Öğrenci: Lütfen, pazara nasıl giderim? الرَّجُلُ: اِسْتَدِرْ يَسَارًا، ثُمَّ اِذْهَبْ إِلَى الْمُفْتَرَقِ. (er-racülü: istedir yesâren, sümme izheb ilel-muftaraqi) Adam: Sola dön, sonra kavşağa git.
4. Harita üzerinde yönleri izleme
Harita üzerinde yön tarif ederken önce başlangıç noktasını, sonra hareketi ve son olarak hedefi düşünmek yararlıdır. “Buradan sağa” demek için مِنْ هُنَا اِذْهَبْ يَمِينًا (min hunâ izheb yemînen), “buradan sola” demek için مِنْ هُنَا اِذْهَبْ يَسَارًا (min hunâ izheb yesâren) denebilir. هُنَا (hunâ) “burada” veya “buradan” anlamında sık kullanılan bir sözcüktür.
Haritadaki bir binanın konumunu belirtirken بِجَانِبِ (bi-cânibi), “yanında”, ve أَمَامَ (emâme), “önünde”, gibi kelimeler işe yarar. Örneğin الْمَسْجِدُ بِجَانِبِ السُّوقِ. (el-mescidü bi-cânibis-sûki) “Cami pazarın yanındadır.” demektir. Haritayı okurken ok yönünü, başlangıç noktasını ve hedef binayı aynı anda kontrol etmek yanlış yönü seçme ihtimalini azaltır.
Örnek
مِنْ هُنَا اِسْتَدِرْ يَمِينًا، ثُمَّ اِذْهَبْ إِلَى الْمَكْتَبَةِ. (min hunâ istedir yemînen, sümme izheb ilel-mektebeti) Buradan sağa dön, sonra kütüphaneye git. Bu rotada önce sağa dönüş, ardından hedefe doğru ilerleme vardır.
5. Sağa veya sola dönme ve ilerleme
Yol tarifinde yalnızca sağ ve sol değil, düz ilerleme de önemlidir. “Düz git” için اِذْهَبْ مُسْتَقِيمًا (izheb müstakîmen) kalıbı kullanılır. “Sonra” anlamındaki ثُمَّ (sümme) sözcüğü, yönleri sıraya koyar: önce bir yere git, sonra dön.
Kısa bir tarifte iki ya da üç adımı sıralamak yeterlidir. Örneğin اِذْهَبْ مُسْتَقِيمًا، ثُمَّ اِسْتَدِرْ يَمِينًا. (izheb müstakîmen, sümme istedir yemînen) “Düz git, sonra sağa dön.” demektir. Konuşan kişi yönü gösteren eliyle destek verse bile Arapça kelimeleri dikkatle dinlemek gerekir; çünkü يَمِين (yemîn) ve يَسَار (yesâr) ses olarak kısa konuşmada karışabilir.
Örnek
اِذْهَبْ مُسْتَقِيمًا حَتَّى الْمُفْتَرَقِ، ثُمَّ اِسْتَدِرْ يَسَارًا. (izheb müstakîmen hattal-muftaraqi, sümme istedir yesâren) Kavşağa kadar düz git, sonra sola dön. Burada حَتَّى (hattâ) “-e kadar” anlamındadır.
6. Gerçek yaşamda yön tarifi diyaloğu
Günlük hayatta yol tarifi çoğu zaman kısa bir soru ve birkaç kelimelik cevapla başlar. Önce selam vermek, sonra hedef yeri sormak ve cevabı tekrar ederek doğrulamak iletişimi kolaylaştırır. Örneğin dinleyen kişi يَمِينًا؟ (yemînen?) diyerek “Sağa mı?” diye kontrol edebilir.
Yol tarifini anladığını göstermek için نَعَمْ، فَهِمْتُ. (na'am, fehimtü), yani “Evet, anladım.” denebilir. Anlamadıysan مِنْ فَضْلِكَ، أَعِدْ. (min fadlike, a'id) diyebilirsin; bu “Lütfen tekrar edin.” anlamına gelir. Bu tür kısa ifadeler, sözlüğü bilmenin yanında iletişim kurma cesaretini de geliştirir.
Örnek
الزَّائِرُ: السَّلَامُ عَلَيْكُمْ. أَيْنَ الْمَحَطَّةُ؟ (ez-zâ'iru: es-selâmü aleyküm. Eynel-mahattatu?) Ziyaretçi: Selamünaleyküm. İstasyon nerede? الرَّجُلُ: وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ. اِذْهَبْ مُسْتَقِيمًا، ثُمَّ اِسْتَدِرْ يَمِينًا عِنْدَ الْمُفْتَرَقِ. (er-racülü: ve aleykümüs-selâm. İzheb müstakîmen, sümme istedir yemînen indel-muftaraqi) Adam: Aleykümselam. Düz git, sonra kavşakta sağa dön. الزَّائِرُ: شُكْرًا. (ez-zâ'iru: şükran) Ziyaretçi: Teşekkürler.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: يَمِين (yemîn) ve يَسَار (yesâr) aynı yönü gösterir. Doğrusu: Doğrusu يَمِين (yemîn) “sağ”, يَسَار (yesâr) ise “sol” demektir. Bu iki kelimeyi öğrenirken sağ ve sol elini kullanarak tekrar yapmak yararlı olabilir.
- Yanlış: مُفْتَرَق (muftaraq) yalnızca bir binanın adıdır. Doğrusu: مُفْتَرَق (muftaraq) yol ayrımı veya kavşak anlamındadır. Bir binayı değil, yolların ayrıldığı ya da birleştiği yeri belirtir.
- Yanlış: Türkçedeki “sağa dön” sözünü kelime kelime çevirince Arapçada da aynı sıra kesinlikle korunur. Doğrusu: Arapçada yaygın kalıp اِسْتَدِرْ يَمِينًا (istedir yemînen) biçimindedir. Burada emir fiilinden sonra yön kelimesi gelir; kalıbı bütün olarak öğrenmek daha doğrudur.
- Yanlış: Yol sorarken yalnızca hedef yerin adını söylemek yeterlidir. Doğrusu: Daha açık bir soru için كَيْفَ أَذْهَبُ إِلَى ...؟ (keyfe ezhebu ilâ...?) kalıbını kullanmak gerekir. Bu kalıp “...-e nasıl giderim?” anlamını verir.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde yol tarifleri daha uzun ve ayrıntılı hâle gelir. Öğrenciler mesafe, süre ve konum bildiren “yakın”, “uzak”, “karşısında” ve “yanında” gibi ifadeleri daha çok kullanır. Ayrıca kibar soru biçimleri, kadın ve erkek muhataba göre emir değişiklikleri ve harita üzerinden daha uzun diyaloglar çalışılır. Böylece tek bir dönüşü söylemekten, birkaç adımlı gerçek bir şehir tarifini anlamaya geçilir.
Özet
Arapçada يَمِين (yemîn) sağ, يَسَار (yesâr) sol, مُفْتَرَق (muftaraq) ise kavşak veya yol ayrımıdır. اِسْتَدِرْ يَمِينًا (istedir yemînen) “sağa dön”, اِسْتَدِرْ يَسَارًا (istedir yesâren) “sola dön” ve اِذْهَبْ مُسْتَقِيمًا (izheb müstakîmen) “düz git” anlamına gelir. Bu kalıpları harita, tabela ve kısa diyaloglarla tekrar etmek, şehirde yol sorma ve yol tarifini anlama becerisini geliştirir.