QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Bilet ayırtma (أُرِيدُ حَجْزَ (urîdu hacze))

Yabancı Diller · Arapça A2 · Tatil Planları
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

A2 öğrencisi kısa Modern Standart Arapça kalıplarla uçak veya tren bileti ayırtabilir, tarih ve gidiş-dönüş bilgisini verebilir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Tatil planında önce seçenek sonra bilet

Acentedeki öğrenci görevliye hangi bilgiyi soruyor olabilir?

Dünyada yabancı dil derslerinde bilet ayırtma neredeyse her zaman tatil ve yolculuk ünitesinin içindedir. Öğretmenler gişe canlandırması yaptırır çünkü A2 öğrencisi henüz uzun pazarlık yapamaz ama nereye, ne zaman ve kaç kişilik bilet istediğini söyleyebilir. Eski dönemde bilet çoğu zaman gişede kâğıt olarak kesilirdi; bugün aynı konuşma acentede ekrana bakarak da yapılır. Günlük hayatta bu dil uçak, tren ve bazen otobüs için aynı kalır.

CEFR A2 can-do şöyle özetlenir: basit seyahat işlemlerini kısa, ezberlenmiş kalıplarla yapabilirim. Resimdeki öğrenci uçuş seçeneklerini görevliyle konuşarak inceler; henüz ödemeden önce sorar ve karşılaştırır. İlk cümle çoğu zaman şudur: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةِ طَائِرَةٍ (urîdu hacze tezkireti tâiretin) yani uçak bileti ayırtmak istiyorum. Görevli seçenek sunar: هَلْ تُرِيدُ الذَّهَابَ صَبَاحًا؟ (hel turîdu z-zehâbe sabâhen) Sabah gitmek istiyor musun?

Telaffuz ipucu: حَجْز (hacz) sözündeki h Türkçe h’ye yakındır, z serttir. تَذْكِرَة (tezkire) üç hecedir: tez-ki-re. طَائِرَة (tâire) içinde â uzundur; hemze kısa bir durak gibidir. A2’de Modern Standart Arapça yeter; sokak lehçesine henüz girilmez. Okul ve resmi gişe dili budur.

Örnek

Acentede kısa seçim: Öğrenci: أُرِيدُ السَّفَرَ إِلَى إِسْطَنْبُولَ (urîdu s-sefere ilâ İstanbul) İstanbul’a seyahat etmek istiyorum. Görevli: مَتَى تُرِيدُ السَّفَرَ؟ (metâ turîdu s-sefer) Ne zaman seyahat etmek istiyorsun? Öğrenci: يَوْمَ السَّبْتِ صَبَاحًا (yevmes-sebt sabâhen) Cumartesi sabahı. Görevli: طَائِرَةٌ أَمْ قِطَارٌ؟ (tâiratun em kitârun) Uçak mı tren mi? Öğrenci: طَائِرَةٌ مِنْ فَضْلِكَ (tâiratun min fadlike) Uçak, lütfen.

Ana kalıp: ayırtmak istiyorum

Gişedeki öğrenci görevliye ilk cümle olarak ne diyor olabilir?

Bu ünitenin omurgası tek bir kalıptır: أُرِيدُ حَجْزَ (urîdu hacze) ayırtmak istiyorum. أُرِيدُ (urîdu) istiyorum demektir; حَجْز (hacz) ayırtma, rezervasyon demektir. Arkasına ayırtılan şey gelir: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ (urîdu hacze tezkiretin) bir bilet ayırtmak istiyorum. Gişe resmi bir yerdir; A2’de nazik ve kısa konuşmak yeter, uzun hikâye anlatılmaz.

Kalıbı doldurmak A2 sözcükleriyle olur. Nereye: إِلَى أَنْقَرَةَ (ilâ Ankara) Ankara’ya, إِلَى إِزْمِيرَ (ilâ İzmir) İzmir’e. Ne: تَذْكِرَةُ طَائِرَةٍ (tezkiretü tâiretin) uçak bileti, تَذْكِرَةُ قِطَارٍ (tezkiretü kitârin) tren bileti. Gidiş mi dönüş mü: ذَهَابٌ فَقَطْ (zehâbun fakat) yalnız gidiş, ذَهَابٌ وَإِيَابٌ (zehâbun ve iyâb) gidiş-dönüş. Kaç kişi: شَخْصٌ وَاحِدٌ (şahsun vâhidun) bir kişi, شَخْصَانِ (şahsâni) iki kişi.

Telaffuz: 'urîdu' içinde î uzun i’dir, u kısa ve yuvarlaktır. 'Hacze' sonundaki e aslında fethadır, a’ya yakındır; Türkçe 'e' gibi ince okunmasın. ذَهَاب (zehâb) içinde â uzundur. إِيَاب (iyâb) i-yâb diye iki hecedir. مِنْ فَضْلِكَ (min fadlike) lütfen, erkek görevliye; kadın görevliye مِنْ فَضْلِكِ (min fadliki) denir. Bu küçük fark A2’de öğrenilir ve gişede hemen işe yarar.

Örnek

Gişe diyaloğu: Yolcu: مَرْحَبًا (merhaben) Merhaba. Görevli: أَهْلًا، تَفَضَّلْ (ehlen, tefaddal) Hoş geldin, buyur. Yolcu: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةِ طَائِرَةٍ إِلَى أَنْقَرَةَ (urîdu hacze tezkireti tâiretin ilâ Ankara) Ankara’ya uçak bileti ayırtmak istiyorum. Görevli: مَتَى؟ (metâ) Ne zaman? Yolcu: يَوْمَ الْخَمِيسِ (yevmel-hamîs) Perşembe. Görevli: ذَهَابٌ وَإِيَابٌ؟ (zehâbun ve iyâb) Gidiş-dönüş mü? Yolcu: نَعَمْ، مِنْ فَضْلِكَ (na'am, min fadlike) Evet, lütfen. Görevli: كَمْ شَخْصًا؟ (kem şahsen) Kaç kişi? Yolcu: شَخْصَانِ (şahsâni) İki kişi. Görevli: ثَمَنُ التَّذْكِرَةِ ثَلَاثُمِائَةِ لِيرَةٍ (semenut-tezkireti selâsümi'eti lîretin) Biletin fiyatı üç yüz lira. Yolcu: حَسَنًا، شُكْرًا (hasenen, şükran) Tamam, teşekkürler.

Evde ekrandan bilet ayırtmak

Ekrandaki onayda öğrencinin mutlaka kontrol etmesi gereken iki bilgi nedir?

Bugün birçok bilet evde, bilgisayarda veya telefondan ayırtılır. Dil yine aynıdır; sadece karşındaki insan değil, form ve onay ekranıdır. Öğrenci yine أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ (urîdu hacze tezkiretin) demiş gibi düşünür: nereye, hangi gün, gidiş-dönüş mü, kaç kişi. Onay ekranı çıktığında iş bitmiş sayılmaz; tarih, saat, ad ve رَقْمُ الرِّحْلَةِ (rakmur-rihleti) uçuş numarası okunur. A2 can-do burada da geçerlidir: kısa yazılı bir onayı anlayabilirim.

Ekranda sık geçen sözler şunlardır. تَأْكِيد (te'kîd) onay. تَارِيخ (târîh) tarih. سَاعَة (sâ'a) saat. مَقْعَد (mak'ad) koltuk. اِسْم (ism) ad. Öğrenci kendi kendine sorabilir: هَلْ هَذَا صَحِيحٌ؟ (hel hâzâ sahîhun) Bu doğru mu? Yanlış gün görünce hemen düzeltmek A2 için yeterlidir; karmaşık iptal metinleri bir üst düzeye kalır. Telaffuz: 'te'kîd' içinde k’ten sonra kısa bir kesme, î uzun i’dir. 'Mak’ad' içindeki kesme ayn harfidir, boğazdan hafif bir tutuş gibi düşünülür.

Örnek

Evde onay okuma: Öğrenci ekranda şunu görür ve sesli okur: التَّأْكِيدُ نَاجِحٌ (et-te'kîdu nâcihun) Onay başarılı. التَّارِيخُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ (et-târîhu yevmul-cuma'ati) Tarih cuma. السَّاعَةُ التَّاسِعَةُ صَبَاحًا (es-sâ'atut-tâsi'atu sabâhen) Saat dokuz sabah. رَقْمُ الْمَقْعَدِ اِثْنَانِ وَعِشْرُونَ (rakmul-mak'adi isnâni ve ışrûne) Koltuk numarası yirmi iki. Sonra der: هَذَا صَحِيحٌ، شُكْرًا (hâzâ sahîhun, şükran) Bu doğru, teşekkürler.

Havaalanında check-in ve belgeler

Öğrenci görevliye hangi iki belgeyi uzatıyor?

Bilet ayırtmak evde bitsen bile havaalanında konuşma yeniden başlar. Check-in sırasında görevli bilet ve pasaport ister. A2 öğrencisi paniklemez; iki kısa cümle yeter. هَذِهِ تَذْكِرَتِي (hâzihî tezkiretî) Bu benim biletim. هَذَا جَوَازُ سَفَرِي (hâzâ cevâzu seferî) Bu benim pasaportum. تَذْكِرَة (tezkire) dişildir, bu yüzden هَذِهِ (hâzihî) denir; جَوَاز (cevâz) erkektir, هَذَا (hâzâ) denir. Bu cinsiyet farkı Türkçe konuşanlar için yeni ama gişede çok görünür.

Görevli sık sorar: إِلَى أَيْنَ؟ (ilâ eyne) Nereye? مَا هُوَ رَقْمُ الرِّحْلَةِ؟ (mâ hüve rakmur-rihleti) Uçuş numarası nedir? Öğrenci kısa cevap verir: إِلَى إِسْطَنْبُولَ (ilâ İstanbul) İstanbul’a. Pasaport uzatırken تَفَضَّلْ (tefaddal) buyur, demek naziktir. Telaffuz: 'cevâz' içinde â uzun, z sert; 'seferî' sonundaki î benim demektir. 'Hâzihî' dört hece gibi uzatılmasın: hâ-zi-hî. A2 can-do: basit belgelerle check-in işlemini yürütebilirim.

Örnek

Check-in konuşması: Görevli: جَوَازُ السَّفَرِ وَالتَّذْكِرَةُ مِنْ فَضْلِكَ (cevâzus-seferi vet-tezkiretu min fadlike) Pasaport ve bilet, lütfen. Öğrenci: تَفَضَّلْ، هَذَا جَوَازُ سَفَرِي وَهَذِهِ تَذْكِرَتِي (tefaddal, hâzâ cevâzu seferî ve hâzihî tezkiretî) Buyurun, bu pasaportum ve bu biletim. Görevli: إِلَى أَيْنَ تُسَافِرُ؟ (ilâ eyne tusâfiru) Nereye seyahat ediyorsun? Öğrenci: إِلَى إِزْمِيرَ (ilâ İzmir) İzmir’e. Görevli: حَسَنًا، شُكْرًا (hasenen, şükran) Tamam, teşekkürler.

Tarih, tarife ve koltuk teyidi

Bilgi bankosunda öğrenci görevliyle hangi iki bilgiyi teyit ediyor?

Havaalanı bilgi bankosu, A2 öğrencisinin ikinci gerçek sahnesidir. Uçuş tarifesine bakılır; tarih ve koltuk numarası yüksek sesle teyit edilir. Burada amaç tartışmak değil, emin olmaktır. Yararlı sorular kısadır: مَا هُوَ التَّارِيخُ؟ (mâ hüve t-târîh) Tarih nedir? مَا هُوَ رَقْمُ الْمَقْعَدِ؟ (mâ hüve rakmul-mak'adi) Koltuk numarası nedir? مَتَى تَخْرُجُ الطَّائِرَةُ؟ (metâ tahrucu t-tâiretu) Uçak ne zaman kalkar? Görevli sayıları ve günleri A2 düzeyinde tekrar eder.

Koltuk seçimi de aynı kalıba bağlanır. أُرِيدُ حَجْزَ مَقْعَدٍ بِجَانِبِ النَّافِذَةِ (urîdu hacze mak'adin bi-cânibi n-nâfizeti) Cam kenarı koltuk ayırtmak istiyorum. Koridor için بِجَانِبِ الْمَمَرِّ (bi-cânibi l-memerr) denir. Teyit cümlesi: نَعَمْ، هَذَا صَحِيحٌ (na'am, hâzâ sahîhun) Evet, bu doğru. Yanlışsa: لَا، هَذَا خَطَأٌ (lâ, hâzâ hata'un) Hayır, bu yanlış. Telaffuz: 'nâfize' nâ-fi-ze, â uzun; 'memerr' sonu sert r. A2 can-do: basit bir tarifeyi dinleyip tarih ve koltuk bilgisini teyit edebilirim.

Örnek

Bilgi bankosu: Öğrenci: مِنْ فَضْلِكَ، مَا هُوَ رَقْمُ الرِّحْلَةِ؟ (min fadlike, mâ hüve rakmur-rihleti) Lütfen, uçuş numarası nedir? Görevli: رَقْمُ الرِّحْلَةِ خَمْسَةٌ وَأَرْبَعُونَ (rakmur-rihleti hamsetun ve erba'ûne) Uçuş numarası kırk beş. Öğrenci: وَرَقْمُ الْمَقْعَدِ؟ (ve rakmul-mak'adi) Ya koltuk numarası? Görevli: اِثْنَا عَشَرَ، بِجَانِبِ النَّافِذَةِ (isnâ aşer, bi-cânibi n-nâfizeti) On iki, cam kenarı. Öğrenci: التَّارِيخُ يَوْمُ الْأَحَدِ، صَحِيحٌ؟ (et-târîhu yevmul-ehadi, sahîhun) Tarih pazar, doğru mu? Görevli: نَعَمْ، صَحِيحٌ (na'am, sahîhun) Evet, doğru.

Türkçe kaynaklı sık hatalar

Türkçe konuşan öğrenci önce sözcük tuzaklarına düşer. Türkçedeki haciz malına el koyma demektir; Arapça حَجْز (hacz) bu ünitede ayırtma demektir. Bilet diye İngilizce veya Türkçe sözcüğü cümlenin içine sıkıştırmak gişede anlaşılmaz; doğrusu تَذْكِرَة (tezkire) dir. Sözdizimi de Türkçe gibi kurulmaz. 'İstiyorum bilet ayırtmak Ankara' sırası Arapçada işlemez. Doğru sıra: fiil, sonra حَجْزَ (hacze), sonra bilet ve yer.

Cinsiyet ve naziklik ikinci tuzaktır. تَذْكِرَة (tezkire) dişil olduğu için هَذَا التَّذْكِرَة (hâzâ et-tezkire) denmez; هَذِهِ التَّذْكِرَةُ (hâzihi t-tezkiretu) denir. Lütfen sözü görevlinin cinsiyetine göre değişir: erkek مِنْ فَضْلِكَ (min fadlike), kadın مِنْ فَضْلِكِ (min fadliki). Uzun ünlüler kısaltılırsa anlam kayar: 'uridu' değil أُرِيدُ (urîdu), î uzatılır. Ayn ve hemze Türkçede olmadığı için atlanır; A2’de en azından kısa bir durak bırakmak yeter.

Üçüncü tuzak gidiş-dönüştür. Öğrenci iki uzun cümle kurmaya çalışır: gidiyorum ve sonra dönüyorum. A2’de tek kalıp vardır: ذَهَابٌ وَإِيَابٌ (zehâbun ve iyâb). Yalnız gidiş ذَهَابٌ فَقَطْ (zehâbun fakat) ile biter. Fiyat sorusu da Türkçe kalıpla sorulmaz. Doğrusu كَمْ ثَمَنُ التَّذْكِرَةِ؟ (kem semenut-tezkireti) Biletin fiyatı ne kadar? 'Kem' kaç/ne kadar, 'semen' fiyat demektir. Bu üç düzeltme gişe konuşmasını hemen anlaşılır kılar.

Örnek

Yanlış ve doğru yan yana. Yanlış düşünce: urîdu bilet haciz Ankara. Doğrusu: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ إِلَى أَنْقَرَةَ (urîdu hacze tezkiretin ilâ Ankara) Ankara’ya bir bilet ayırtmak istiyorum. Yanlış: hâzâ tezkire. Doğrusu: هَذِهِ التَّذْكِرَةُ (hâzihi t-tezkiretu) Bu bilet. Yanlış: gidiyorum ve dönüyorum diye iki cümle. Doğrusu: أُرِيدُ ذَهَابًا وَإِيَابًا (urîdu zehâben ve iyâben) Gidiş-dönüş istiyorum.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Arapça حجز Türkçedeki haciz ile aynıdır, malına el koyma gibi ağır bir sözdür. Doğrusu: Bu ünitede حَجْز (hacz) günlük ayırtma, rezervasyon demektir. Türkçe haciz ayrı bir hukuk terimidir.
  • Yanlış: Bilet erkek sözcüktür, bu yüzden هذا التذكرة denir. Doğrusu: تَذْكِرَة (tezkire) dişildir. Doğrusu هَذِهِ التَّذْكِرَةُ (hâzihi t-tezkiretu) bu bilettir.
  • Yanlış: İstiyorum dendiği için geri kalanı Türkçe sırayla eklenebilir: urîdu bilet Ankara. Doğrusu: Nesne Arapça dizilir: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ إِلَى أَنْقَرَةَ (urîdu hacze tezkiretin ilâ Ankara).
  • Yanlış: Gidiş-dönüş için iki ayrı uzun cümle gerekir. Doğrusu: Tek kalıp yeter: ذَهَابٌ وَإِيَابٌ (zehâbun ve iyâb). Yalnız gidiş ذَهَابٌ فَقَطْ (zehâbun fakat).
  • Yanlış: İnternet onayı görünce havaalanında konuşmaya gerek kalmaz. Doğrusu: Check-in ve bilgi bankosunda pasaport, tarih ve koltuk hâlâ sözlü teyit ister. Kısa cümleler orada da aynıdır.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B1’e yaklaşırken öğrenci bileti değiştirir, iptal eder ve rötarı kısa gerekçeyle sorar. أُرِيدُ تَغْيِيرَ التَّذْكِرَةِ (urîdu tağyîre t-tezkireti) bileti değiştirmek istiyorum gibi kalıplar ve لِأَنَّ (li'enne) çünkü cümleleri devreye girer. Geçmiş zamanla حَجَزْتُ تَذْكِرَةً (haceztü tezkiraten) bilet ayırttım denir; bagaj ve kapı numarası da eklenir. Telefonla rezervasyon ve lehçe farkı bilinçli olarak sonraya bırakılır. A2’nin işi kısa, doğru ve nazik kalıbı kâğıtta değil gişede tutturmaktır.

Özet

A2’de bilet ayırtmanın omurgası أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ (urîdu hacze tezkiretin) kalıbıdır; nereye, ne zaman, kaç kişi ve gidiş-dönüş bu kalıbın içine girer. Aynı cümleler acentede, evdeki onay ekranında, check-in’de ve bilgi bankosunda tekrar eder. Türkçe haciz, cinsiyet ve sözdizimi tuzaklarını ayıklayan öğrenci, gerçek gişede anlaşılır ve nazik konuşur.

Örnek sorular

1. Arapça A2 öğrencisi bilet ayırtmak istediğinde hangi cümleyi kullanır?
  1. أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ.
  2. أُرِيدُ شِرَاءَ كِتَابٍ.
  3. أُرِيدُ أَكْلَ طَعَامٍ.
  4. أُرِيدُ نَوْمًا.
Cevabı göster
Doğru cevap: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ.
أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ cümlesi bilet ayırtmak istediğini doğrudan ifade eder; diğer cümleler biletle ilgili değildir.
2. Bilet ayırtmak için hangi kelime kullanılır?
  1. حَجْز
  2. طَعَام
  3. كِتَاب
  4. مَدْرَسَة
Cevabı göster
Doğru cevap: حَجْز
حَجْز kelimesi Arapçada bilet veya yer ayırtmak anlamında kullanılır; diğer kelimeler farklı anlamlara sahiptir.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bilet ayırtma isteğini gösterir?
  1. أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ إِلَى إِسْطَنْبُولَ.
  2. أُرِيدُ شُرْبَ مَاءٍ.
  3. أُرِيدُ لَعِبَ كُرَةٍ.
  4. أُرِيدُ قِرَاءَةَ قِصَّةٍ.
Cevabı göster
Doğru cevap: أُرِيدُ حَجْزَ تَذْكِرَةٍ إِلَى إِسْطَنْبُولَ.
Cümlede bilet ayırtma ve varış yeri belirtilmiştir; diğer cümleler biletle ilgili değildir.
4. Bilet ayırtırken hangi kelimeyi kullanırsınız?
  1. تَذْكِرَة
  2. قَلَم
  3. كُرْسِيّ
  4. سَاعَة
Cevabı göster
Doğru cevap: تَذْكِرَة
تَذْكِرَة kelimesi bilet anlamındadır ve bilet ayırtma bağlamında kullanılır; diğer kelimeler biletle ilgili değildir.
5. Arapça A2’de bilet ayırtmak için hangi fiil kullanılır?
  1. حَجَزَ
  2. أَكَلَ
  3. شَرِبَ
  4. لَعِبَ
Cevabı göster
Doğru cevap: حَجَزَ
حَجَزَ fiili Arapçada bilet veya yer ayırtmak anlamındadır; diğer fiiller farklı eylemleri ifade eder.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Seyahat sözlüğü (تَذْكِرَة (tezkire)، فُنْدُق (funduk)، مَطَار (matâr))Uçuş duyurusu ve broşür metni ›