A1 düzeyinde evini, odalarını ve temel eşyalarını harekeli Modern Standart Arapça ile kısa cümlelerle anlatmak, kendini tanıtmanın mekân boyutunu tamamlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Can-do hedefi: Evimi nerede ve nasıl anlatırım
CEFR A1 can-do hedefin şudur: Nerede oturduğunu söyleyebilir, ev mi daire mi olduğunu belirtebilir ve evi birkaç sıfatla niteleyebilirsin. Dünya genelinde yabancı dil derslerinde selamlaşma ve aileden sonra gelen klasik ünite evimdir; İngilizcede My house, Fransızcada Ma maison, Arapçada بَيْتِي (beytî) aynı işi görür. A1 in ilk basamağı elifba ve harekelerdir; bu ünitedeki her sözcüğü harekeli okuyabilirsin. Ortaöğretim düzeyinde ön bilgin isim, yaş ve milliyet kadardır; ev ünitesi bu iskeleti mekânla genişletir.
Temel sözcükler A1 i aşmaz. Ev بَيْتٌ (beytun), daire شَقَّةٌ (şakkatun) demektir. Bu benim evim için هٰذَا بَيْتِي (hâzâ beytî) dersin çünkü بَيْت (beyt) erildir. Daire dişi olduğu için هٰذِهِ شَقَّتِي (hâzihi şakkatî) doğrudur. Nerede oturuyorsun sorusuna kalıp أَسْكُنُ فِي ... (eskunu fî ...) ile yanıt verilir. Büyük كَبِيرٌ (kebîrun), küçük صَغِيرٌ (sagîrun), güzel جَمِيلٌ (cemîlun) sıfatlarını uzun î sesini kısaltmadan oku. Telaffuz: شَقَّة (şakka) da şedde vardır; şaka değil şak-ka de.
Örnek
Kısa diyalog: — أَيْنَ تَسْكُنُ؟ (eyne teskunu?) Nerede oturuyorsun? — أَسْكُنُ فِي شَقَّةٍ صَغِيرَةٍ فِي إِسْطَنْبُولَ. (eskunu fî şakkatin sagîratin fî İstanbul.) İstanbul da küçük bir dairede oturuyorum. — هَلِ الْبَيْتُ جَمِيلٌ؟ (helil-beytu cemîlun?) Ev güzel mi? — نَعَمْ، الْبَيْتُ جَمِيلٌ. (neam, el-beytu cemîlun.) Evet, ev güzel.
Oturma odası: odayı ve eşyayı adlandırma
Oturma odası غُرْفَةُ الْجُلُوسِ (gurfetul-culûsi) diye adlandırılır. غُرْفَة (gurfe) dişi bir addır; bu oda derken هٰذِهِ الْغُرْفَةُ (hâzihil-gurfetu) kullanılır. Odada eşya olduğunu söylemenin A1 kalıbı فِي الْغُرْفَةِ ... (fil-gurfeti ...) veya هُنَاكَ ... (hunâke ...) şeklindedir. Türkçedeki var fiilini kelime kelime arama; yer bildiren bu iki kalıp yeter. Ders kitapları dünyada oturma odasını evin vitrini gibi öğretir çünkü misafir burada ağırlanır.
Temel eşyalar şunlardır: kanepe أَرِيكَةٌ (erîketun), sandalye كُرْسِيٌّ (kürsiyyun), masa طَاوِلَةٌ (tâviletun), televizyon تِلْفَازٌ (tilfâzun), halı سَجَّادَةٌ (seccâdetun), lamba مِصْبَاحٌ (misbâhun), pencere نَافِذَةٌ (nâfizetun), kapı بَابٌ (bâbun). Örnek: فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ أَرِيكَةٌ كَبِيرَةٌ وَتِلْفَازٌ. (fî gurfetil-culûsi erîketun kebîratun ve tilfâzun.) Oturma odasında büyük bir kanepe ve televizyon var. Telaffuz: أَرِيكَة (erîke) de r ince, î uzundur; arika değil erîke de. كُرْسِيّ (kürsiyy) sonunda şeddeli y vardır.
Örnek
Model cümleler: هٰذِهِ غُرْفَةُ الْجُلُوسِ. (hâzihi gurfetul-culûsi.) Bu oturma odası. الْغُرْفَةُ كَبِيرَةٌ وَجَمِيلَةٌ. (el-gurfetu kebîratun ve cemîletun.) Oda büyük ve güzel. هُنَاكَ طَاوِلَةٌ صَغِيرَةٌ. (hunâke tâviletun sagîratun.) Küçük bir masa var.
Mutfak: günlük yaşam alanını tarif etme
Mutfak مَطْبَخٌ (matbahun) erildir; bu mutfak için هٰذَا الْمَطْبَخُ (hâzâl-matbahu) dersin. Günlük yaşamın kalbi olan bu oda, Arapça A1 kitaplarında ev ünitesinin vazgeçilmez basamağıdır çünkü yiyecek sözcükleriyle sonra bağlanır. A1 de yemek pişirme fiillerine henüz girmezsin; eşyayı adlandırır ve mutfak küçük veya büyük dersin. فِي الْمَطْبَخِ ثَلَّاجَةٌ. (fil-matbahi sellâcetun.) Mutfakta buzdolabı var. Yanlış anlama şudur: mutfağı anlatırken uzun tarif cümleleri kurmak; A1 de iki kısa cümle yeter.
Sık kullanılan sözcükler: buzdolabı ثَلَّاجَةٌ (sellâcetun), masa طَاوِلَةٌ (tâviletun), sandalye كُرْسِيٌّ (kürsiyyun). Telaffuz uyarısı: مَطْبَخ (matbah) sözcüğündeki h Türkçedeki h den daha gırtlaksı ve nefeslidir; h yi yutma. ثَلَّاجَة (sellâce) başındaki se sesi dişler arasındandır; tellace deme. Örnek metin: الْمَطْبَخُ صَغِيرٌ. فِي الْمَطْبَخِ طَاوِلَةٌ وَكُرْسِيٌّ. (el-matbahu sagîrun. fil-matbahi tâviletun ve kürsiyyun.) Mutfak küçük. Mutfakta masa ve sandalye var. Dişil sıfatı mutfağa yakıştırma; مَطْبَخ (matbah) eril kaldığı için كَبِيرٌ (kebîrun) ve صَغِيرٌ (sagîrun) erkek kalır.
Örnek
Kısa konuşma: — أَيْنَ الْمَطْبَخُ؟ (eynel-matbahu?) Mutfak nerede? — الْمَطْبَخُ هُنَا. (el-matbahu hunâ.) Mutfak burada. — هَلِ الْمَطْبَخُ كَبِيرٌ؟ (helil-matbahu kebîrun?) Mutfak büyük mü? — لَا، الْمَطْبَخُ صَغِيرٌ. (lâ, el-matbahu sagîrun.) Hayır, mutfak küçük.
Yatak odası: iyelik eki ve dişil oda
Yatak odası غُرْفَةُ النَّوْمِ (gurfetun-nevmi) diye söylenir; نَوْم (nevm) uyku demektir. غُرْفَة (gurfe) dişi olduğu için sıfat dişi gider: غُرْفَةُ النَّوْمِ كَبِيرَةٌ (gurfetun-nevmi kebîratun). Yatak سَرِيرٌ (serîrun) erildir: السَّرِيرُ كَبِيرٌ (es-serîru kebîrun). Dolap خِزَانَةٌ (hizânetun) dişidir. A1 öğrencisi benim odam için غُرْفَتِي (gurfetî) kalıbını kullanır; iyelik eki ismin sonuna bitişir, Türkçedeki gibi ayrı bir benim sözcüğü şart değildir. Bu bitişme elifba döneminde öğrendiğin hareke ve uzun ünlü bilgisiyle okunur.
Yastık وِسَادَةٌ (visâdetun) ve lamba مِصْبَاحٌ (misbâhun) A1 listesine sığar. Pencere نَافِذَةٌ (nâfizetun) hem oturma hem yatak odasında tekrar edilir; tekrar A1 in dostudur. Model: فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ سَرِيرٌ وَخِزَانَةٌ. (fî gurfetin-nevmi serîrun ve hizânetun.) Yatak odasında yatak ve dolap var. غُرْفَتِي صَغِيرَةٌ وَجَمِيلَةٌ. (gurfetî sagîratun ve cemîletun.) Odam küçük ve güzel. Telaffuz: سَرِير (serîr) içinde uzun î vardır; serir değil serîr. خِزَانَة (hizâne) başındaki ses ح değil خ dir; boğazın arkasından gelen hırıltılı h dir.
Örnek
Yazma örneği: هٰذِهِ غُرْفَةُ النَّوْمِ. فِي الْغُرْفَةِ سَرِيرٌ كَبِيرٌ. الْغُرْفَةُ جَمِيلَةٌ. (hâzihi gurfetun-nevmi. fil-gurfeti serîrun kebîrun. el-gurfetu cemîletun.) Bu yatak odası. Odada büyük bir yatak var. Oda güzel.
Balkon ve çevre: evin dış yaşam alanı
Balkon شُرْفَةٌ (şurfetun) dişidir: هٰذِهِ الشُّرْفَةُ (hâzihiş-şurfetu). Bahçe حَدِيقَةٌ (hadîkatun) yine dişidir. Çiçek زَهْرَةٌ (zehratun) A1 için yeter; saksı ve çamaşır ipi gibi ayrıntılar henüz zorunlu sözcük değildir, resmi tarif ederken الشُّرْفَةُ جَمِيلَةٌ (eş-şurfetu cemîletun) diyebilirsin. Evimin çevresi derken bina dışı için de aynı sıfatlar işe yarar: الْبَيْتُ كَبِيرٌ (el-beytu kebîrun), الْحَدِيقَةُ صَغِيرَةٌ (el-hadîkatu sagîratun). Dış mekân, Arap dünyasında aile yaşamının parçasıdır; ders kitapları balkonu evin uzantısı olarak öğretir.
A1 cümlesi şöyle kurulur: فِي الشُّرْفَةِ زَهْرَةٌ. (fîş-şurfeti zehratun.) Balkonda çiçek var. أَنَا فِي الشُّرْفَةِ. (ene fîş-şurfeti.) Ben balkondayım. Sahip olmak için عِنْدِي (indî) kalıbı kullanılır: عِنْدِي شُرْفَةٌ (indî şurfetun) balkonum var. Telaffuz: شُرْفَة (şurfe) ş ile başlar, u kısa, r incedir. حَدِيقَة (hadîka) başındaki ح (h) nefesli h dir; sondaki k ise kalın ق ye yakındır, Türkçe ke gibi ince söyleme. Komşu جَارٌ (cârun) kenara sığabilir: الْجَارُ هُنَا (el-câru hunâ) komşu burada.
Örnek
Kısa diyalog: — هَلْ عِنْدَكَ شُرْفَةٌ؟ (hel indeke şurfetun?) Senin balkonun var mı? — نَعَمْ، عِنْدِي شُرْفَةٌ صَغِيرَةٌ. (neam, indî şurfetun sagîratun.) Evet, küçük bir balkonum var. — هَلْ فِي الشُّرْفَةِ زَهْرَةٌ؟ (hel fîş-şurfeti zehratun?) Balkonda çiçek var mı? — نَعَمْ، هُنَاكَ زَهْرَةٌ. (neam, hunâke zehratun.) Evet, çiçek var.
Yazma ve konuşma: kısa metin, diyalog ve Türkçe kaynaklı hatalar
Yazma can-do su: Dört ila altı kısa cümleyle evini tanıtan bir paragraf yazabilirsin. Konuşma can-do su: Aynı metni anahtar sözcüklere bakarak sesli söyleyebilirsin. Kalıp sırası şudur: nerede oturuyorum, ev mi daire mi, odalar, bir iki eşya, bir sıfat. Bütün metin örneği: أَنَا أَسْكُنُ فِي بَيْتٍ. الْبَيْتُ كَبِيرٌ. فِي الْبَيْتِ غُرْفَةُ جُلُوسٍ وَغُرْفَةُ نَوْمٍ وَمَطْبَخٌ. فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ أَرِيكَةٌ. الْبَيْتُ جَمِيلٌ. (ene eskunü fî beytin. el-beytu kebîrun. fil-beyti gurfetu culûsin ve gurfetu nevmin ve matbahun. fî gurfetil-culûsi erîketun. el-beytu cemîlun.) Ben bir evde oturuyorum. Ev büyük. Evde oturma odası, yatak odası ve mutfak var. Oturma odasında kanepe var. Ev güzel.
Türkçe kaynaklı hatalara ayrı dur. Türkçe Benim evim büyük yapısını أَنَا بَيْت كَبِير (ene beyt kebîr) diye aktarma; doğru yol بَيْتِي كَبِيرٌ (beytî kebîrun) veya الْبَيْتُ كَبِيرٌ (el-beytu kebîrun) şeklindedir. Evde masa var cümlesini harf harf çevirmek yoktur; فِي الْبَيْتِ طَاوِلَةٌ (fil-beyti tâviletun) de. Dişil-eril uyumu A1 in en sık kırılan kuralıdır: شَقَّة (şakka) dişi iken هٰذَا شَقَّة (hâzâ şakka) yanlıştır, هٰذِهِ شَقَّةٌ (hâzihi şakkatun) doğrudur. Harekeleri okumadan geçme; uzun sesleri kısaltırsan anlam kayar. Sınıfta her cümleyi önce dinle, sonra tekrarla, sonra yaz.
Örnek
Sözlü sunum iskeleti: 1) السَّلَامُ عَلَيْكُمْ. (es-selâmu aleykum.) 2) أَنَا أَسْكُنُ فِي شَقَّةٍ. (ene eskunü fî şakkatin.) 3) فِي الشَّقَّةِ غُرْفَةُ جُلُوسٍ وَغُرْفَةُ نَوْمٍ وَمَطْبَخٌ. (fîş-şakkati gurfetu culûsin ve gurfetu nevmin ve matbahun.) Dairede oturma odası, yatak odası ve mutfak var. 4) الشَّقَّةُ جَمِيلَةٌ. شُكْرًا. (eş-şakkatü cemîletun. şükran.) Sayı dilbilgisi henüz karışıksa oda adlarını tek tek say; üç oda gibi kalıpları emin değilsen zorlama.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Her şeye هٰذَا (hâzâ) demek; daire, oda ve balkon için de bunu kullanmak. Doğrusu: بَيْت (beyt), مَطْبَخ (matbah), سَرِير (serîr) erildir ve هٰذَا (hâzâ) ister. شَقَّة (şakka), غُرْفَة (gurfe), شُرْفَة (şurfe), حَدِيقَة (hadîka) dişidir ve هٰذِهِ (hâzihi) ister.
- Yanlış: Türkçe var cümlesini olduğu gibi çevirmek, örneğin evde masa var demeye çalışırken uydurma sözcük dizmek. Doğrusu: A1 de yer kalıbı فِي الْبَيْتِ طَاوِلَةٌ (fil-beyti tâviletun) veya هُنَاكَ طَاوِلَةٌ (hunâke tâviletun) yeter. Sahip olmak için عِنْدِي (indî) kullanılır.
- Yanlış: Benim evim büyük cümlesini أَنَا بَيْت كَبِير (ene beyt kebîr) diye kurmak. Doğrusu: Doğrusu بَيْتِي كَبِيرٌ (beytî kebîrun) veya الْبَيْتُ كَبِيرٌ (el-beytu kebîrun) dur. أَنَا (ene) özne zamiridir, iyelik eki değildir.
- Yanlış: ق, ع, ح, خ seslerini Türkçe k ve h ile eşitlemek; مَطْبَخ (matbah) ve حَدِيقَة (hadîka) yi ince k ile okumak. Doğrusu: Bu harfler ayrı seslerdir. A1 de abartmadan gırtlaktan nefesli h ve kalın k ye yaklaştırmak, uzun î ve â seslerini yutmamak yeter.
- Yanlış: Harekesiz yazınca A1 öğrencisinin serbestçe doğru okuyacağına inanmak. Doğrusu: A1 de her sözcük harekeli okunur. Uzun ünlüyü kısaltmak كَبِير (kebîr) ile benzer kısa sözcükleri karıştırır; önce harekeli oku, sonra yaz.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde yani A2 de ev tarifi odaları saymakla kalmaz; eşyanın yerini عَلَى (alâ) üzerinde, تَحْتَ (tahte) altında, بِجَانِبِ (bicânibi) yanında gibi edatlarla betimlersin. Mahalle, çarşı, komşu ve kısa ev ilanı metinleri eklenir. Sıfatlar dişil-eril ve çoğul uyumda daha sıkı yoklanır; kısa geçmiş zamanla eski evinden söz edebilirsin. Yazma görevi bir paragraftan kısa bir not veya davet cümlesine çıkar.
Özet
Evimi anlatmak A1 de nerede oturduğunu, ev mi daire mi olduğunu, odaları ve birkaç eşyayı söylemek demektir. Kalıplar أَسْكُنُ فِي (eskunu fî), هٰذَا / هٰذِهِ (hâzâ / hâzihi) ve فِي الْغُرْفَةِ (fil-gurfeti) üzerine kurulur. Dişil-eril uyumu, var cümlesini çevirmeme ve harekeli okuma bu ünitenin üç kırmızı çizgisidir.