B1 düzeyinde meslek, görev ve işyeri sözcükleriyle kendinizi tanıtabilir, günlük işleri anlatabilir ve ofis, otel, hastane veya şantiyede temel iletişimi kurabilirsiniz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Meslekler: Ne iş yapıyorsun?
Meslek konuşması B1’in temel can-do hedeflerindendir: basitçe ne iş yaptığınızı söyleyebilirsiniz. Dünyada bu konu çoğu dil dersinde resimli meslek kartları, rol oyunları ve kısa iş ilanlarıyla öğretilir. Almancada üç sözcük karışmasın: der Beruf (der berúf) meslek, der Job (der cop) daha çok geçici veya günlük iş, die Arbeit (di ár-bayt) ise çalışma eylemi veya işin kendisidir. Soru kalıpları şunlardır: Was bist du von Beruf? (vas bist du fon berúf) Mesleğin nedir? Was machst du beruflich? (vas mahst du berúflih) Mesleki olarak ne yapıyorsun?
Cevapta iki güvenli yol vardır. Birincisi: Ich bin Lehrerin von Beruf. (ih bin lé:r-in fon berúf) Mesleğim öğretmenlik. İkincisi, görev vurgusu için: Ich arbeite als Grafikdesigner. (ih ár-bay-te als grá-fik-di-zay-ner) Grafik tasarımcı olarak çalışıyorum. als (als) ile meslek çoğu zaman artikelsiz gelir. Ofiste sık sözcükler: das Büro (das bü-ro) ofis, der Kollege / die Kollegin (der ko-lé-ge / di ko-lé-gin) meslektaş, der Chef / die Chefin (der şef / di şé-fin) patron. Sorumluluk kalıbı B1’de çok işe yarar: Ich bin für die E-Mails zuständig. (ih bin für di í-meyls tsús-ten-dih) E-postalardan ben sorumluyum. Cinsiyetli meslek adlarını ayırın: der Arzt / die Ärztin (der artst / di é:rtst-in), der Lehrer / die Lehrerin.
Örnek
Kısa diyalog. A: Was bist du von Beruf? (vas bist du fon berúf) B: Ich bin Grafikdesigner. Ich arbeite in einem Büro in der Stadt. (ih bin grá-fik-di-zay-ner. ih ár-bay-te in ay-nem bü-ro in der ştat) Grafik tasarımcıyım. Şehirde bir ofiste çalışıyorum. A: Was sind deine Aufgaben? (vas zint day-ne áuf-ga-ben) Görevlerin neler? B: Ich entwerfe Logos und ich bin für die Website zuständig. (ih ent-vér-fe ló-gos und ih bin für di vép-zayt tsús-ten-dih) Logo tasarlıyorum ve web sitesinden sorumluyum.
Staj, meslek okulu ve atölye
Almanya’da meslek öğrenmenin bilinen yolu okul ile işyerini birleştiren çıraklık sistemidir: die duale Ausbildung (di du-á-le áus-bil-dung). Öğrenci bazı günler die Berufsschule (di be-rúf-şu-le) meslek okulunda kuramı görür, diğer günler şirkette pratik yapar. Der Auszubildende veya kısa ve günlük der Azubi (der a-tsú-bi) çırak / stajyer demektir. Okul stajı için B1 kalıbı şudur: Ich mache ein Praktikum als Mechaniker. (ih má-he ayn prak-ti-kum als me-ha-ní-ker) Mekanik olarak staj yapıyorum. Artikel unutulmasın: ein Praktikum.
Atölyede görevler modal fiillerle netleşir. Wir reparieren Motoren. (vir re-pa-rí-ren mo-tó-ren) Motorları tamir ediyoruz. Ich muss den Motor prüfen. (ih mus den mo-tó:r prü-fen) Motoru kontrol etmem gerekiyor. Ich kann das Werkzeug benutzen. (ih kan das vérk-tsoyk be-nú-tsen) Aleti kullanabilirim. İşyeri sözcükleri: die Werkstatt (di vérk-ştat) atölye, das Werkzeug (das vérk-tsoyk) alet, der Meister (der máy-ster) usta. Günlük hayatta staj raporu yazmak da bu sözcüklerle başlar: Heute habe ich den Motor gereinigt. (hóy-te há-be ih den mo-tó:r ge-ráy-nikt) Bugün motoru temizledim. Perfekt, günün işini anlatmak için B1’de yeterlidir.
Örnek
Staj defteri cümleleri. Ich mache ein Praktikum in einer Werkstatt. (ih má-he ayn prak-ti-kum in ay-ner vérk-ştat) Bir atölyede staj yapıyorum. Der Meister erklärt uns die Aufgaben. (der máy-ster er-klért uns di áuf-ga-ben) Usta bize görevleri anlatıyor. Wir müssen vorsichtig arbeiten. (vir mü-sen fór-zih-tih ár-bay-ten) Dikkatli çalışmalıyız.
Hastane: hemşirelik ve bakım görevleri
Hastane, meslek dilinin net ve nazik olduğu bir işyeridir. B1’de yaygın adlar die Krankenschwester (di kran-ken-şvés-ter) ve der Krankenpfleger (der kran-ken-pflé-ger) hemşiredir. Görev cümleleri şimdiki zamanda kurulur: Sie misst den Blutdruck. (zi mist den blút-druk) Tansiyonu ölçer. Er gibt Medikamente. (er gipt me-di-ka-mén-te) İlaç verir. Sie pflegt die Patienten. (zi pflekt di pat-si-én-ten) Hastalara bakar. Amaç ve görev için B1 kalıbı: Meine Aufgabe ist es, die Patienten zu pflegen. (may-ne áuf-ga-be ist es, di pat-si-én-ten tsu pflé-gen) Görevim hastalara bakmaktır.
İşyeri sözcükleri resmiyeti taşır: das Krankenhaus (das kran-ken-haus) hastane, die Station (di stat-tsyón) servis, das Thermometer (das ter-mo-mé-ter) termometre. Yer edatı: Ich arbeite im Krankenhaus auf der Station. (ih ár-bay-te im kran-ken-haus auf der stat-tsyón) Hastanede serviste çalışıyorum. im kapalı mekân, auf der Station ise servis katı / birim içindir. Vardiya gerçeği günlük hayatta sık çıkar: Ich habe heute Nachtschicht. (ih há-be hóy-te naht-şift) Bugün gece vardiyam var. Hasta yakını olarak da bu sözcükler işinize yarar: Wo ist die Station? (vo ist di stat-tsyón) Servis nerede?
Örnek
Görev anlatımı. Ich arbeite als Krankenschwester im Krankenhaus. (ih ár-bay-te als kran-ken-şvés-ter im kran-ken-haus) Hastanede hemşire olarak çalışıyorum. Morgens messe ich den Blutdruck und gebe Medikamente. (mór-gens mé-se ih den blút-druk und gé-be me-di-ka-mén-te) Sabahları tansiyon ölçerim ve ilaç veririm. Ich bin für die Patienten auf der Station zuständig. (ih bin für di pat-si-én-ten auf der stat-tsyón tsús-ten-dih) Servisteki hastalardan sorumluyum.
Otel resepsiyonu ve müşteri hizmeti
Turizm Almancasında resepsiyon, B1 öğrencisinin gerçek hayatta en çabuk kullanacağı sahnedir. Die Rezeption (di re-tsep-tsyón) resepsiyon, der Rezeptionist / die Rezeptionistin (der re-tsep-tsyo-níst / di re-tsep-tsyo-nís-tin) görevli, der Gast (der gast) konuktur. Resimde öne çıkan nesneler dersin tam sözlüğüdür: die Schlüsselkarte (di şlü-sel-kar-te) anahtar kartı, das Namensschild (das ná-mens-şilt) ad rozeti. Nazik hitap B1’de kuraldır: konuğa Sie (zi) denir, bitte (bí-te) ve danke (dán-ke) düşmez.
Hizmet cümleleri kısa ve hazırlıklıdır. Hier ist Ihre Schlüsselkarte. (hir ist í-re şlü-sel-kar-te) İşte anahtar kartınız. Das Frühstück ist von sieben bis zehn Uhr. (das frü-ştük ist fon zí-ben bis tsen u:r) Kahvaltı yediden ona kadardır. Kann ich Ihnen helfen? (kan ih í-nen hél-fen) Size yardımcı olabilir miyim? Çalışan kendini tanıtırken rozet de işe yarar: Ich heiße Anna. Ich bin die Rezeptionistin. (ih háy-se á-na. ih bin di re-tsep-tsyo-nís-tin) Benim adım Anna. Resepsiyon görevlisiyim. Bu sahne dünyada otel rol oyunlarıyla öğretilir çünkü öğrenci hem çalışan hem konuk rolünü yaşar.
Örnek
Resepsiyon diyaloğu. Görevli: Guten Tag. Kann ich Ihnen helfen? (gú-ten tak. kan ih í-nen hél-fen) Konuk: Ich habe eine Reservierung. (ih há-be ay-ne re-zer-ví-rung) Rezervasyonum var. Görevli: Hier ist Ihre Schlüsselkarte. Das Zimmer ist im zweiten Stock. (hir ist í-re şlü-sel-kar-te. das tsí-mer ist im tsvay-ten ştok) İşte anahtar kartınız. Oda ikinci katta.
Şantiye: mimar, işçi ve güvenlik sözcükleri
Şantiye, meslek ile güvenlik dilinin birleştiği yerdir. Die Baustelle (di báu-şte-le) şantiye, der Architekt / die Architektin (der ar-hi-tékt / di ar-hi-ték-tin) mimar, der Bauarbeiter (der báu-ar-bay-ter) inşaat işçisidir. Resmin dört sözcüğü B1 için yeter: der Plan (der plan) plan, das Gerüst (das ge-rüst) iskele, der Helm veya der Schutzhelm (der şuts-helm) kask, die Baustelle. Görev ayrımı nettir: mimar planı açıklar, işçi uygular. Der Architekt erklärt den Plan. (der ar-hi-tékt er-klért den plan) Mimar planı açıklar. Die Arbeiter bauen das Gerüst. (di ár-bay-ter báu-en das ge-rüst) İşçiler iskeleyi kurar.
Yer edatı bu konuda en sık sınav noktasıdır. Ofiste im Büro, hastanede im Krankenhaus, şantiyede ise auf der Baustelle denir. Türkçede hepsi -de / -da ile bittiği için Almanca edat ezberlenmelidir. Güvenlik kuralı modal fiille gelir: Auf der Baustelle muss man einen Helm tragen. (auf der báu-şte-le mus man áy-nen helm trá-gen) Şantiyede kask takmak zorundadır. man (man) genel kural anlatır, kişi göstermez. B1 can-do: işyerindeki basit kuralları ve kimin ne yaptığını anlatabilirsiniz.
Örnek
Şantiye konuşması. Mimar: Hier ist der Plan. Wir bauen das Haus in drei Monaten. (hir ist der plan. vir báu-en das haus in dray mo-ná-ten) İşte plan. Evi üç ayda yapıyoruz. İşçi: Gut. Ich trage den Helm und arbeite auf dem Gerüst. (gut. ih trá-ge den helm und ár-bay-te auf dem ge-rüst) Tamam. Kaskı takıyorum ve iskelede çalışıyorum.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçeden Almancaya geçerken meslek cümlesi en çok als yüzünden bozulur. Ich arbeite Lehrer yanlıştır; doğrusu Ich arbeite als Lehrer. veya Ich bin Lehrer. Türkçede meslek adı cinsiyetsizdir, Almancada değildir: erkek hekim der Arzt, kadın hekim die Ärztin. Üçüncü tuzak Chef sözcüğüdür. Almancada der Chef patron demektir; aşçı der Koch / die Köchin (der koh / di kö-hin) olur. Restoranda aşçıya Chef demek yanlış anlaşılır.
Yer edatları da Türkçe -de / -da kalıbından zarar görür. in der Baustelle yerine auf der Baustelle; her iş için in der Arbeit demek yerine bağlama göre bei der Arbeit veya günlük auf der Arbeit kullanılır. Job her meslek değildir; doktorluk bir Beruf tur. Stajda artikel unutulur: doğrusu Ich mache ein Praktikum. Üçüncü tekil kişi eki de kaybolur: er arbeitet, sie arbeitet (er ár-bay-tet). Son olarak hitap: işyerinde tanımadığınız kişiye du değil Sie denir. Bu hataları bilmek, doğru sözcük ezberlemek kadar B1 başarısı getirir.
Örnek
Yanlış ve doğru yan yana. Yanlış: Ich arbeite Lehrer in der Baustelle. Doğru: Ich arbeite als Lehrer. ve yer başkaysa Ich arbeite auf der Baustelle. Yanlış: Der Chef kocht in der Küche. (patron aşçı sanılır) Doğru: Der Koch kocht in der Küche. Der Chef leitet das Team. (der koh koht in der kü-he. der şef láy-tet das tim) Aşçı mutfakta yemek yapar. Patron ekibi yönetir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Ich arbeite Lehrer / Ich arbeite Doktor demek yeterlidir. Doğrusu: Meslek als ile veya Ich bin … ile söylenir: Ich arbeite als Lehrer. Ich bin Ärztin. als çoğu zaman artikelsizdir.
- Yanlış: Chef aşçı demektir, İngilizcedeki chef gibi. Doğrusu: Almancada der Chef / die Chefin patrondur. Aşçı der Koch / die Köchin olur.
- Yanlış: Job ile Beruf her zaman aynıdır. Doğrusu: der Beruf öğrenilmiş meslektir; der Job daha çok geçici veya günlük iştir. Doktorluk için Beruf daha doğrudur.
- Yanlış: Bütün işyerlerinde in kullanılır: in der Baustelle, in der Arbeit. Doğrusu: Şantiye auf der Baustelle, ofis im Büro, hastane im Krankenhaus, servis auf der Station alır. Edat ezberi şarttır.
- Yanlış: Meslek adlarında cinsiyet ve artikel önemsizdir. Doğrusu: Almancada der Lehrer / die Lehrerin, der Arzt / die Ärztin ayrılır. Artikel ve son ek anlamı değiştirir.
Bir adım ileri
Bir sonraki basamakta, B2’de resmi iş başvurusu metni yazılır ve iş görüşmesinde güçlü ile zayıf yönler anlatılır. İş ilanları daha uzun okunur; çalışma koşulları, sözleşme ve iş-yaşam dengesi gibi soyut konular devreye girer. Edilgen çatı ile süreç anlatılır: iş nasıl yapılır, kural nasıl konur. Nazik ricada Könnten Sie …? gibi daha resmi kalıplar beklenir. B1’deki meslek ve işyeri sözcükleri bu metinlerin iskeleti olmayı sürdürür.
Özet
B1’de meslek Beruf, görev Aufgabe ve işyeri sözcükleriyle kendinizi tanıtabilir, staj, ofis, otel, hastane ve şantiyede kısa diyalog kurabilirsiniz. arbeiten als, zuständig sein für ve doğru yer edatları bu konunun omurgasıdır. Türkçeden gelen als, cinsiyet, Chef ve edat hatalarını ayıklamak, sözcük ezberlemek kadar önemlidir.