B1 düzeyinde öğrenci, çevre ve sürdürülebilirlik konusunda gelecek tahminlerini gerekçeli ve bağlı cümlelerle yazabilir, tartışabilir ve yumuşak tutum ifadeleriyle sunabilir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Geleceği konuşmak bir B1 can-do hedefidir
CEFR B1 can-do hedefine göre öğrenci umutlarını, planlarını ve tahminlerini kısa gerekçelerle anlatabilir; tanıdık bir konuda basit, bağlı bir metin de yazabilir. Çevre teması rastgele seçilmez çünkü haber, okul ve tüketim hayatı sürekli yarını sorar. Bu derste amaç uzman iklim bilgisi ezberlemek değil, B1 sözcük ve yapılarla Was wird in der Zukunft passieren? (vas virt in der tsu-kunft pa-si-ren / Gelecekte ne olacak) sorusuna düzgün cümle kurmaktır. Açıklama Türkçe kalır; her Almanca sözcük, kalıp ve cümle hemen Türkçesiyle verilir.
Dünyada bu konu çoğu dil sınıfında görev temelli işlenir: kısa metin okunur, bir tabloya bakılır, öğrenci kendi şehri için üç tahmin yazar ve arkadaşını ikna etmeye çalışır. Günlük hayatta aynı dil market poşeti, otobüs kartı ve elektrik faturası konuşulurken de çıkar. Çıplak gelecek zaman yetmez; tahmin vielleicht (fi-layht / belki) veya ich denke, dass ... (ih den-ke das / bence ki) gibi tutum sözcükleriyle yumuşatılır. Tahtaya yazmak, cümleyi herkesin görmesini ve tartışmanın gerekçeye bağlanmasını sağlar.
Örnek
Kısa diyalog. Öğretmen: Was denkst du über die Zukunft unserer Stadt? (vas denkts du ü-ber di tsu-kunft un-ze-rer ştat / Şehrimizin geleceği hakkında ne düşünüyorsun) Öğrenci: Ich denke, dass wir mehr Fahrräder benutzen werden. Die Luft wird dann besser sein. (ih den-ke das vir mehr far-re-dır be-nut-sen ver-den. di luft virt dan be-ser zayn / Daha çok bisiklet kullanacağımızı düşünüyorum. Hava o zaman daha iyi olacak.)
Tahmin cümlesi: werden, şimdiki zaman ve tutum kalıpları
B1’de gelecek tahmini üç yolla kurulur ve üçü de yeterlidir. Birincisi Futur I: werden (ver-den) artı fiilin yalın hali. Çekim şöyledir: ich werde (ih ver-de), du wirst (du virst), er wird / sie wird / es wird (er/zi/es virt), wir werden (vir ver-den), ihr werdet (ir ver-det), sie werden / Sie werden (zi ver-den). Örnek: Die Temperaturen werden steigen. (di tem-pe-ra-tu-ren ver-den ştay-gen / Sıcaklıklar yükselecek.) İkincisi zaman ifadesi artı şimdiki zamandır ve konuşmada çok doğaldır: Nächstes Jahr bauen wir mehr Solaranlagen. (nek-stes yar bau-en vir mehr zo-lar-an-la-gen / Gelecek yıl daha çok güneş enerjisi tesisi kuruyoruz.)
Üçüncüsü tutum kalıplarıdır: wahrscheinlich (var-şayn-lih / muhtemelen), vielleicht (fi-layht / belki), bestimmt (be-ştimt / kesinlikle), hoffentlich (ho-fent-lih / umarım). Fikir kalıpları: Ich glaube, dass ... (ih glau-be das / inanıyorum ki), Meiner Meinung nach ... (may-ner may-nung nah / bence), Es ist möglich, dass ... (es ist mög-lih das / mümkündür ki). dass (das) yan cümlesinde çekimli fiil en sonda durur: Ich bin sicher, dass die Menschen weniger Plastik benutzen werden. (ih bin zi-her das di men-şen ve-ni-ger plas-tik be-nut-sen ver-den / İnsanların daha az plastik kullanacağından eminim.) İklim metni okurken önce zaman ifadesini, sonra wird / werden ve sonda duran fiili işaretleyin.
Örnek
Çözümlü kurma. İskelet: 2050’de daha az araba olacak. 1) Zaman: Im Jahr 2050 (im yar tsvay-nulf-fünft-tsih). 2) Özne ve yardımcı: wird es. 3) Yüklem: weniger Autos geben. Sonuç: Im Jahr 2050 wird es weniger Autos geben. (2050 yılında daha az araba olacak.) Gerekçe ekleyin: Die Menschen werden mehr mit dem Bus fahren, weil es billiger ist. (di men-şen ver-den mehr mit dem bus fa-ren, vayl es bi-li-ger ist / İnsanlar daha çok otobüse binecek çünkü daha ucuz.)
Çevre sözvarlığı ve sürdürülebilirlik kalıpları
B1 sözvarlığı günlük ve somut kalır. Temel adlar: die Umwelt (di um-velt / çevre), das Klima (das kli-ma / iklim), der Klimawandel (der kli-ma-van-del / iklim değişikliği), die Nachhaltigkeit (di nah-hal-tig-kayt / sürdürülebilirlik), die Energie (di e-ner-gi / enerji), erneuerbare Energien (er-noy-er-ba-re e-ner-gi-en / yenilenebilir enerjiler), die Solarenergie (di zo-lar-e-ner-gi / güneş enerjisi), die Windenergie (di vind-e-ner-gi / rüzgar enerjisi), der Müll (der mül / çöp), die Luftverschmutzung (di luft-fer-şmut-sung / hava kirliliği). İşler: recyceln (re-say-tseln / geri dönüştürmek), den Müll trennen (den mül tre-nen / çöpü ayırmak), Energie sparen (e-ner-gi şpa-ren / enerji tasarruf etmek), die Umwelt schützen (di um-velt şüt-sen / çevreyi korumak). Ulaşım: öffentliche Verkehrsmittel (ö-fent-li-he fer-kehrs-mit-tel / toplu taşıma), das Fahrrad (das far-rat / bisiklet), zu Fuß gehen (tsu fus ge-en / yürüyerek gitmek).
İstatistik tablosuna bakarken uydurma sayı ezberlemeyin; artış-azalış dilini kullanın: Es wird mehr Windenergie geben. (es virt mehr vind-e-ner-gi ge-ben / Daha çok rüzgar enerjisi olacak.) Wir werden weniger Autos brauchen. (vir ver-den ve-ni-ger au-tos brau-hen / Daha az arabaya ihtiyaç duyacağız.) Almanya, Avusturya ve İsviçre’de evde çöp ayırmak günlük bir alışkanlıktır; bu yüzden Müll trennen ders kitaplarında sık geçer. Sürdürülebilirlik B1’de uzak bir uzman sözcüğü değildir; Nachhaltigkeit birçok ders kitabında standarttır. Tabloyu Almanca tartışırken önce gördüğünüzü söyleyin, sonra tahmin ekleyin: In der Tabelle sehe ich mehr Solarenergie. Deshalb denke ich, dass sie in der Zukunft wichtiger wird. (Tabloda daha çok güneş enerjisi görüyorum. Bu yüzden gelecekte daha önemli olacağını düşünüyorum.)
Örnek
Kısa bağlı metin. In zwanzig Jahren werden wir mehr erneuerbare Energien nutzen. Die Menschen werden den Müll besser trennen. Es wird weniger Plastik geben, weil wir Stoffbeutel benutzen. Meiner Meinung nach wird die Luft in den Städten sauberer sein. (in tsvan-tsih ya-ren ver-den vir mehr er-noy-er-ba-re e-ner-gi-en nut-sen ... / Yirmi yıl içinde daha fazla yenilenebilir enerji kullanacağız. İnsanlar çöpü daha iyi ayıracak. Bez çanta kullandığımız için daha az plastik olacak. Bence şehirlerde hava daha temiz olacak.)
Yazarken sık düşülen Türkçe kaynaklı tuzaklar
Türkçe düşünen öğrenci geleceği İngilizcedeki will gibi will ile kurmak ister. Almancada ich will (ih vil) istemek demektir: Ich will die Umwelt schützen. (Çevreyi korumak istiyorum.) Tahmin için werden gerekir: Ich werde die Umwelt schützen. (Çevreyi koruyacağım.) İkinci tuzak dass sırasıdır. Türkçe çünkü/ki cümlesinde fiil ortaya gelebilir; Almancada yan cümlede çekimli fiil en sonda durur. Yanlış iskelet: Ich denke, dass wir werden mehr Fahrräder benutzen. Doğrusu: Ich denke, dass wir mehr Fahrräder benutzen werden. Üçüncü tuzak cinsiyettir: die Umwelt, das Klima, die Nachhaltigkeit, die Energie, der Müll.
Dördüncü tuzak her cümleye zorunlu werden eklemektir. Zaman zarfı varsa şimdiki zaman da doğrudur ve konuşmada yaygındır: Morgen fahren wir mit dem Zug. (Yarın trene biniyoruz.) Beşinci tuzak gerekçesiz tahmindir. B1 yazısı en az bir weil (vayl / çünkü) veya deshalb (des-halp / bu yüzden) ister. Metin iskeleti dört adımdır: konu cümlesi, tahmin artı gerekçe, somut örnek, kısa sonuç. Uzunluk okulda genelde 80-120 sözcük yeter. Bağlaçlar B1’de kalsın: und, aber, denn, weil, dass, deshalb, zum Beispiel, zuerst, dann, meiner Meinung nach.
Örnek
Düzeltmeli yazı. Yanlış: Ich will, dass die Stadt wird grün. Umwelt ist wichtig. Wir will weniger Auto. Doğru metin: Meiner Meinung nach wird unsere Stadt in zehn Jahren grüner sein. Die Menschen werden mehr Fahrräder benutzen, weil die Luft heute schlecht ist. Zum Beispiel wird es mehr Parks geben. Deshalb sollten wir jetzt Bäume pflanzen. (Bence şehrimiz on yıl içinde daha yeşil olacak. Hava bugün kötü olduğu için insanlar daha çok bisiklet kullanacak. Örneğin daha çok park olacak. Bu yüzden şimdi ağaç dikmeliyiz.) sollten (zol-ten) B1’de öneri içindir.
Tartışma dili ve gelecek şehir rolü
Yazmak yetmez; B1 can-do aynı zamanda kısa görüş alışverişini de ister. Tartışma kalıpları kısa tutulur: Was meinst du? (vas maynst du / Sen ne diyorsun), Was denkst du darüber? (vas denkts du da-rü-ber / Bu konuda ne düşünüyorsun), Das sehe ich auch so. (das ze-e ih auh zo / Ben de öyle görüyorum), Da bin ich nicht sicher. (da bin ih niht zi-her / Bundan emin değilim), Das stimmt, aber ... (das ştimt a-ber / Doğru ama), Ich bin anderer Meinung. (ih bin an-de-rer may-nung / Farklı düşünüyorum), Das ist ein guter Punkt. (das ist ayn gu-ter punkt / Bu iyi bir nokta), Einverstanden. (ayn-fer-ştan-den / Anlaşıldı). Kesin konuşmayın; B1’de abartılı kehanet yerine vielleicht ve wahrscheinlich inandırıcı durur.
Rol yapma, kalıbı ezberden hayata taşır. Biri belediye görevlisi, biri öğrenci, biri esnaf olabilir. Görev net olsun: gelecekteki şehirde park mı, bisiklet yolu mu, yoksa daha çok otobüs mi. Her konuşmacı bir tahmin, bir gerekçe ve bir örnek söyler. Öğretmen tartışmayı yönetir ama cümleyi öğrenci bitirir. Sık görülen kopukluk şudur: öğrenci Türkçe düşünüp tek sözcüklük cevap verir. Hedef tam cümledir: özne, werden veya zamanlı şimdiki zaman, gerekçe. Bitince kısa özet istenir: Zusammen können wir sagen, dass ... (Tsu-zam-en kö-nen vir za-gen das / Birlikte diyebiliriz ki). Bu, yazıdaki sonuç cümlesinin sözlü kardeşidir.
Örnek
Rol diyaloğu. A: Ich denke, dass wir mehr Busse brauchen werden. (Daha çok otobüse ihtiyacımız olacağını düşünüyorum.) B: Das stimmt, aber Fahrräder sind besser für die Luft. (Doğru ama bisiklet hava için daha iyi.) A: Vielleicht können wir beides machen. Was meinst du? (Belki ikisini de yapabiliriz. Sen ne diyorsun?) B: Einverstanden. Dann wird die Stadt im Jahr 2040 freundlicher sein. (Anlaşıldı. O zaman şehir 2040’ta daha yaşanır olacak.)
Modelden cümleye: rüzgar, enerji ve somut senaryo
Dil, elde tutulan bir modelle kalıcı olur. El yapımı bir rüzgar türbini veya basit bir enerji posteri, soyut Zukunft sözcüğünü görünür kılar. Çalışma kağıdındaki Almanca sorular B1’de kalsın: Was macht diese Maschine? (Bu makine ne yapar), Warum ist Windenergie wichtig? (Rüzgar enerjisi neden önemli), Was wird in zehn Jahren passieren? (On yıl içinde ne olacak). Öğrenci önce modeli üç kısa cümleyle betimler, sonra gelecek tahmini ekler. Betimleme şimdiki zamandır: Das ist eine Windenergie-Anlage. Der Wind bewegt die Flügel. (Bu bir rüzgar enerjisi tesisidir. Rüzgar kanatları hareket ettirir.) Tahmin werden ile gelir: Solche Anlagen werden in der Zukunft wichtiger sein. (Bu tür tesisler gelecekte daha önemli olacak.)
Somut olay şudur: birçok Avrupa dil sınıfı çevre ünitesini proje ile bitirir çünkü öğrenci sözcüğü kullanınca unutmaz. Siz de üç kart yazın. Kart 1 bugün: Heute nutzen wir noch viel Kohle und Benzin. (Bugün hâlâ çok kömür ve benzin kullanıyoruz.) Kart 2 yakın gelecek: In zehn Jahren werden mehr Häuser Solarenergie nutzen. (On yıl içinde daha çok ev güneş enerjisi kullanacak.) Kart 3 umut: Hoffentlich wird die nächste Generation saubere Luft haben. (ho-fent-lih virt di neh-ste ge-ne-ra-tsi-on zau-be-re luft ha-ben / Umarım sonraki kuşak temiz havaya sahip olacak.) Öğretmen gözlemler, düzeltmeyi sınıfa söylemez; öğrenci cümlesini tahtaya kendi düzeltir. Böylece yazma, konuşma ve sözvarlığı aynı görevde birleşir.
Örnek
Model alt yazısı. Unser Modell zeigt Windenergie. Der Wind kommt und die Flügel drehen sich. In der Zukunft werden wir weniger schmutzige Energie brauchen, weil der Wind kostenlos ist. Deshalb denke ich, dass mehr Dörfer solche Anlagen bauen werden. Die Luft wird sauberer sein und die Menschen werden gesünder leben. (Modelimiz rüzgar enerjisini gösteriyor. Rüzgar gelir ve kanatlar döner. Rüzgar bedava olduğu için gelecekte daha az kirli enerjiye ihtiyaç duyacağız. Bu yüzden daha çok köyün böyle tesis kuracağını düşünüyorum. Hava daha temiz olacak ve insanlar daha sağlıklı yaşayacak.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: ich will gelecek zaman yardımcı fiilidir, İngilizce will gibidir. Doğrusu: will istemek demektir. Tahmin ve gelecek planı için werden artı yalın fiil kullanılır: Ich werde weniger Plastik kaufen.
- Yanlış: dass cümlesinde fiil Türkçe gibi ortaya konabilir: dass wir werden mehr recyceln. Doğrusu: Yan cümlede çekimli fiil en sonda durur: dass wir mehr recyceln werden.
- Yanlış: Umwelt ve Klima aynı cinsiyettedir, ikisi de der veya das olabilir. Doğrusu: die Umwelt dişil, das Klima nötr, die Nachhaltigkeit dişil, der Müll eril, die Energie dişil kalır.
- Yanlış: Her gelecek cümlesinde mutlaka werden olmalıdır. Doğrusu: Zaman zarfı varsa şimdiki zaman da doğrudur: Nächstes Jahr kaufen wir ein Fahrrad.
- Yanlış: Tahmin cümlesi gerekçesiz tek cümle yeter, weil yazıya gerekmez. Doğrusu: B1 can-do gerekçe ister. En az bir weil veya deshalb ile bağlı metin beklenir.
Bir adım ileri
Bir üst basamak B2’de aynı tema daha uzun tartışmacı yazıya ve varsayımsal cümleye gider. würde ve wenn ile Wenn wir nichts tun würden, wäre die Luft schlechter. türü senaryolar beklenir. Edilgen yapı, obwohl ve trotzdem ile karşıt gerekçe, gazete haberi okuma ve çevre politikasına yakın sözvarlığı devreye girer. Siz B1’de sağlam werden, dass sırası ve kısa gerekçe üretirseniz B2 metni büyümekten korkmaz.
Özet
B1’de çevre geleceği; werden, zamanlı şimdiki zaman ve ich denke, dass ... ile gerekçeli yazılır ve konuşulur. Sözvarlık günlük kalır: Umwelt, Klima, Müll trennen, erneuerbare Energien. Türkçe tuzaklar will, yanlış dass sırası ve cinsiyet olup her tahmin bir weil veya deshalb ister.