Film, müzik, müze ve etkinlik sözcükleriyle B1 düzeyinde boş zamanını anlatır, tercihini gerekçelendirir ve basit bir afişi okuyarak plan yaparsın.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Film ve sinema kelimeleri
B1 öğrencisi bir filmi türü, oyuncusu ve kendi duygusuyla tanıtabilir. Sinema salonu das Kino (das kino), film der Film (der film), bilet die Eintrittskarte (di ayn-trit-skar-te) veya kısa haliyle die Karte (di kar-te) sözcükleridir. Tür adları bu düzeyde yeter: die Komödie (di ko-mö-di), der Thriller (der tri-ler), der Dokumentarfilm (der do-ku-men-tar-film), der Animationsfilm (der a-ni-ma-tsi-ons-film). Sıfatlar da B1’dir: spannend (şpa-nend), lustig (lus-tig), traurig (trau-rig), langweilig (lang-vay-lig), interessant (in-te-re-sant). Oyuncu der Schauspieler (der şau-şpi-ler) ve die Schauspielerin (di şau-şpi-le-rin), yönetmen der Regisseur (der re-ji-sör) olarak kalır.
Dünyada bu ünite çoğu zaman gerçek afiş ve kısa bilet metniyle işlenir; çünkü öğrenci sokakta da aynı nesneleri görür. Gitmek için kalıp ins Kino gehen (ins kino ge-en) şeklindedir, yani in das Kino birleşir. İzlemek için B1’de einen Film sehen (ay-nen film ze-en) yeter. Geçmiş için Perfekt kullanırsın: Ich habe am Samstag einen Film gesehen. Tercih kalıbı Ich sehe gern Komödien, weil sie lustig sind. Soru-cevap şöyledir: Welchen Film möchtest du sehen? — Ich möchte einen Thriller sehen. Fiyat konuşurken Die Karte kostet zehn Euro. dersin. Türkçedeki sinemaya gitmek fiili Almancada yönelme ve artikel ister; bunu unutmamak B1’in temelidir.
Örnek
Kısa diyalog: A: Gehst du heute ins Kino? (Bugün sinemaya gidiyor musun?) B: Ja, ich habe eine Karte für eine Komödie. (Evet, bir komedi için biletim var.) A: Wie ist der Film? (Film nasıl?) B: Er ist lustig und nicht langweilig. Der Schauspieler ist sehr gut. (Komik ve sıkıcı değil. Oyuncu çok iyi.)
Müze, sergi ve sanat sözcükleri
Müze das Museum (das mu-ze-um), sergi die Ausstellung (di aus-ştel-lung), sanat eseri das Kunstwerk (das kunst-verk), sanatçı der Künstler (der künst-ler) ve die Künstlerin (di künst-le-rin) B1 çekirdek sözlüğündedir. Sanat için die Kunst (di kunst) denir. Sıfatlar modern (mo-dern), alt (alt), bekannt (be-kant), schön (şön) ile sınırlı kalır. Gitmek kalıbı yine birleşik artikelle gelir: ins Museum gehen. İçeride ne var diye Im Museum gibt es eine Ausstellung. (Müzede bir sergi var.) dersin. Afiş cümleleri B1’de okunabilir: Der Eintritt ist frei. (Giriş ücretsiz.) veya Die Karte kostet fünf Euro.
Okullarda bu konu genelde bir müze planı veya kısa tanıtım metniyle öğretilir; amaç haritadaki yerleri ve saatleri anlamaktır. B1 can-do hedefi şudur: basit bir sergi duyurusunu okuyup arkadaşını davet edebilmek. Kalıplar: Möchtest du mit ins Museum kommen? (Benimle müzeye gelmek ister misin?) Die Ausstellung ist sehr interessant. Ich besuche gern Museen, weil ich Kunst mag. Zaman için Das Museum öffnet um zehn Uhr. (Müze saat onda açılır.) ve Es schließt um sechs Uhr. yeter. Türkçe konuşanlar müze sözcüğünü olduğu gibi kullanır ama artikel das ve yönelme ins unutulursa cümle B1 ölçüsünde yanlış sayılır. Günlük hayatta bir şehir gezisinde Wo ist das Museum? sormak bu ünitenin en sık işe yarayan cümlesidir.
Örnek
A: Was machen wir am Sonntag? (Pazar günü ne yapıyoruz?) B: Wir können ins Museum gehen. Es gibt eine Ausstellung über moderne Kunst. (Müzeye gidebiliriz. Modern sanat üzerine bir sergi var.) A: Ist der Eintritt teuer? (Giriş pahalı mı?) B: Nein, die Karte kostet nur acht Euro. (Hayır, bilet sadece sekiz avro.)
Müzik, şarkı ve konser
Müzik die Musik (di mu-zik), şarkı das Lied (das lid), şarkıcı der Sänger (der zeng-er) ve die Sängerin (di zeng-e-rin), grup die Band (di bend), konser das Konzert (das kon-tsert) B1’de yeterlidir. Türler: klassische Musik (kla-si-şe mu-zik), Popmusik (pop-mu-zik), Rockmusik (rok-mu-zik). Dinlemek fiili Musik hören (mu-zik hö-ren) şeklindedir; Türkçedeki dinlemek ile bire bir zuhören her zaman doğru olmaz. Konser için zu einem Konzert gehen veya ins Konzert gehen kullanılır. Beğeni: Ich höre gern Popmusik. Die Band ist super. Saat: Das Konzert beginnt um acht Uhr. (Konser saat sekizde başlar.)
Dünyada müzik ünitesi sıkça kısa dinleme, afiş ve kişisel zevk cümlesiyle işlenir. B1 can-do: ne tür müzik sevdiğini söylemek ve bir konsere davet etmek. Kalıp: Welche Musik hörst du gern? — Ich höre gern klassische Musik, aber auch Popmusik. Karşılaştırma B1’dedir: Popmusik ist lauter als klassische Musik. (Pop müzik klasik müzikten daha gürültülüdür.) Davet: Kommst du mit zum Konzert? (Konsere birlikte gelir misin?) Bilet yine die Karte veya die Eintrittskarte olur. Canlı sahne, live (layv) ve auf der Bühne (auf der bü-ne) sahne üstünde gibi sözcükleri somutlar. Evde dinlemek ile salonda dinlemek aynı fiille anlatılır; farkı yer zarfı verir: zu Hause (tsu hau-ze) evde, im Konzertsaal konser salonunda.
Örnek
A: Hörst du gern Musik? (Müzik dinlemeyi sever misin?) B: Ja, ich höre gern Rockmusik. Und du? (Evet, rock müziği severim. Ya sen?) A: Ich mag klassische Musik. Am Freitag gibt es ein Konzert. Möchtest du mitkommen? (Klasik müziği severim. Cuma bir konser var. Gelmek ister misin?) B: Ja, gerne. Wie teuer ist die Karte? (Evet, memnuniyetle. Bilet ne kadar?)
Festivaller, programlar ve davetler
Etkinlik die Veranstaltung (di fer-an-ştal-tung), festival das Festival (das fes-ti-val), kültür şenliği das Kulturfest (das kul-tur-fest), program das Programm (das pro-gram) B1 sözcükleridir. Katılmak teilnehmen (tayl-ne-men) fiili an einer Veranstaltung teilnehmen kalıbıyla gelir. Yer ve zaman: Am Wochenende findet ein Kulturfest statt. (Hafta sonu bir kültür şenliği yapılır.) stattfinden (ştat-fin-den) gerçekleşmek anlamındadır ve B1’de afişlerde sık görülür. Davet: Hast du Lust auf das Festival? (Festivale gitmeye hevesin var mı?) Lust haben auf B1 kalıbıdır. Programda saat ve yer okumak can-do hedefidir: Wo findet das Fest statt? Um wie viel Uhr beginnt es?
Bu konu dünyada gerçek afiş, kısa program ve rol oyunuyla öğretilir; çünkü öğrenci bir şehirde duvardaki ilanı okumak zorundadır. Somut metin örneği şöyle olabilir: Kulturfest am Samstag im Stadtpark. Beginn: 16 Uhr. Eintritt frei. Musik, Film und Kunst. (Cumartesi kent parkında kültür şenliği. Başlangıç: saat 16. Giriş ücretsiz. Müzik, film ve sanat.) Böyle bir metni B1 öğrencisi tarayıp arkadaşını çağırabilir. Kalıplar: Ich möchte am Festival teilnehmen. Wir können zusammen gehen. Das Programm sieht interessant aus. (Program ilginç görünüyor.) Türkçedeki etkinlik sözcüğü bazen yabancı ödünçle karışır; B1’de Almanca karşılık die Veranstaltung veya das Fest daha doğrudur. Günlük hayatta okul şenliği, şehir festivali ve açık hava sineması bu kelimelerle anlatılır.
Örnek
A: Schau mal, es gibt am Samstag ein Kulturfest. (Bak, cumartesi bir kültür şenliği var.) B: Super! Wo findet es statt? (Harika! Nerede yapılıyor?) A: Im Stadtpark. Der Eintritt ist frei. Möchtest du mitkommen? (Kent parkında. Giriş ücretsiz. Gelmek ister misin?) B: Ja, ich nehme gern teil. Was steht auf dem Programm? (Evet, memnuniyetle katılırım. Programda ne var?)
Boş zamanda kültür: evde ve dışarıda
Kültür yalnızca müze ve konser salonu değildir; B1’de evdeki boş zaman da aynı sözcüklerle anlatılır. Evde zu Hause (tsu hau-ze) film izlemek einen Film sehen, müzik dinlemek Musik hören kalıplarıyla söylenir. Oturma odası resmi, gemütlich (ge-müt-lih) rahat, sıcak ortam fikrini taşır; bu sıfat B1’de ev ve boş zaman metinlerinde çıkar. Karşılaştırma yapabilirsin: Ich sehe gern Filme zu Hause, aber ins Kino gehe ich auch. Manchmal höre ich Musik im Wohnzimmer. (Bazen oturma odasında müzik dinlerim.) das Wohnzimmer (das von-tsim-er) oturma odasıdır. Tercih gerekçesi yine weil ile gelir: Ich bleibe gern zu Hause, weil es gemütlich ist.
Dünyada bu bağlantı, dışarı etkinliği ile ev içi hobiyi aynı ünitede tutarak öğretilir; böylece öğrenci hem ausgehen (aus-ge-en) dışarı çıkmak hem zu Hause bleiben evde kalmak diyebilir. B1 can-do: hafta sonu planını ev veya dışarı seçeneğiyle anlatmak. Diyalog kalıbı: Was machst du am Wochenende? — Ich höre Musik und sehe einen Film. Danach gehe ich vielleicht ins Museum. Sıklık zarfları B1’dir: oft (oft) sık, manchmal (manç-mal) bazen, selten (zel-ten) seyrek, nie (ni) hiç. Ich gehe selten ins Konzert, aber ich höre oft Musik zu Hause. Bu cümle hem kelimeyi hem B1 dilbilgisini birleştirir. Günlük hayatta ailenle oturma odasında film seçmek, kulaklıkla şarkı dinlemek ve sonra bir festivale gitmek aynı sözlükle anlatılır.
Örnek
A: Bleibst du am Samstag zu Hause? (Cumartesi evde mi kalıyorsun?) B: Ja, ich möchte einen Film sehen und Musik hören. Es ist gemütlich. (Evet, bir film izlemek ve müzik dinlemek istiyorum. Rahat oluyor.) A: Am Abend gibt es ein Kulturfest. Kommst du mit? (Akşam bir kültür şenliği var. Gelir misin?) B: Vielleicht. Zuerst bleibe ich zu Hause, dann gehe ich vielleicht aus. (Belki. Önce evde kalırım, sonra belki dışarı çıkarım.)
Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar
En sık hata artikel ve yönelme birleşimidir. Türkçede sinemaya, müzeye, konsere derken artikel yoktur; Almancada ins Kino, ins Museum, ins Konzert veya zu einem Konzert gerekir. Ich gehe zum Kino B1’de yanlış sayılır çünkü das Kino için doğru kalıp ins Kino dur. İkinci hata fiil seçimidir: Türkçe film izlemek kalıbı bire bir Film schauen diye çevrilir; standart B1’de einen Film sehen beklenir. Müzik için Musik zuhören demek de yanlıştır; doğru Musik hören dir. zuhören birine kulak vermek anlamındadır.
Üçüncü hata beğeni cümlesidir. Türkçe film sevmeyi severim yapısı Ich mag Filme sehen diye dökülür; doğrusu Ich sehe gern Filme veya Ich mag Filme şeklindedir. gern (gern) zarfı fiilin yanına gelir. Dördüncü hata cinsiyet ve çoğuldur: die Musik dişildir, das Konzert ve das Museum nötrdür, der Film erkektir. ein Musik demek yanlıştır. Beşinci hata hafta sonu ve saat kalıplarıdır: am Wochenende (am vo-hen-en-de) doğrudur, im Wochenende değildir. Saat sorusu Um wie viel Uhr? ile sorulur. Bu beş noktayı afiş ve diyalog tekrarıyla düzeltmek, B1 yazma ve konuşma notunu en çok yükselten adımdır.
Örnek
Yanlış: Ich gehe zum Museum und mag Musik zuhören. Doğru: Ich gehe ins Museum und höre gern Musik. (Müzeye gidiyorum ve müzik dinlemeyi seviyorum.) Yanlış: Ich mag Filme sehen am Wochenende. Doğru: Ich sehe am Wochenende gern Filme. (Hafta sonu film izlemeyi severim.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Sinema, müze ve konsere gitmek için her zaman zum kullanılır. Doğrusu: Nötr isimlerde içeri girmek için ins (in das) gerekir: ins Kino, ins Museum, ins Konzert. zu einem Konzert de doğrudur ama zum Kino B1’de beklenen kalıp değildir.
- Yanlış: Film izlemek her zaman Film schauen, müzik dinlemek Musik zuhören diye çevrilir. Doğrusu: B1’de standart fiiller einen Film sehen ve Musik hören dir. zuhören bir kişiye kulak vermek içindir.
- Yanlış: Beğeni cümlesi Ich mag Filme sehen şeklinde kurulur. Doğrusu: Doğrusu Ich sehe gern Filme veya Ich mag Filme kalıbıdır. gern fiilin yanına gelir, mag ile ikinci fiil yığılmaz.
- Yanlış: Musik erkek, Kino ve Museum dişil sanılır; hafta sonu im Wochenende denir. Doğrusu: die Musik dişil, das Kino das Museum das Konzert nötr, der Film erkektir. Hafta sonu am Wochenende olur.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B2’de aynı konu film ve sergi hakkında kısa görüş yazmaya, gerekçeyi obwohl ve deshalb ile uzatmaya gider. Öneri için Ich würde diesen Film empfehlen. gibi yapılar beklenir. Afişten öte daha uzun program metinleri, bilet rezervasyonu ve sanat üzerine basit tartışma cümleleri gelir. Kelime dağarcığı tür ayrıntısı ve kişisel eleştiri yönünde genişler; senin B1 kalıpların o metinlerin iskeleti olmayı sürdürür.
Özet
Film, müzik, müze ve etkinlik sözcükleriyle B1’de boş zamanını anlatır, bilet ve afiş okur, arkadaşını davet edersin. Doğru artikel, ins Kino ins Museum kalıpları, einen Film sehen ve Musik hören fiilleri Türkçe kaynaklı hataların ana düzeltme yeridir. Evde zu Hause dinlemek ile dışarıda Konzert veya Kulturfest aynı sözlükle bağlanır; sonraki basamak bu cümleleri gerekçeli görüşe taşır.