QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Şehir yerleri, yönler ve çevre sorunları

Yabancı Diller · Almanca A2 · Şehir ve Çevre
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Şehirde yerleri adlandırmak, yol sormak ve çevreyi basit cümlelerle anlatmak, A2 Almancasını sokakta gerçekten kullanmanın ilk adımıdır.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Şehir yerleri: Meydan, kafe ve günlük adresler

Resimdeki meydanda hangi yerleri görüyorsun?

CEFR A2’de öğrenci şunu yapabilir: kentteki temel yerleri adlandırır, Es gibt ... (es gipt) kalıbıyla var der ve kısa konum cümlesi kurar. Almancada yer adları çoğunlukla artikel ister; bu, Türkçede olmayan bir alışkanlıktır. der Bahnhof (baan-hoof) istasyon, das Rathaus (raat-haus) belediye binası, die Kirche (kir-he) kilise, das Museum (mu-ze-um) müze, das Café (ka-fe) kafe, der Park (park) park, der Marktplatz (markt-plats) pazar meydanı, die Bibliothek (bib-li-o-teek) kütüphane, die Post (post) postane, das Krankenhaus (kran-ken-haus) hastane, der Supermarkt (zuu-per-markt) süpermarket, die Apotheke (a-po-tee-ke) eczane, die Schule (şuu-le) okul, die Bushaltestelle (bus-haal-te-şte-le) otobüs durağıdır. Tarihi Alman kentlerinde merkez çoğu zaman der Marktplatz çevresinde toplanır; kafe, kilise ve belediye binası yan yanadır.

Dünyada bu konu harita, fotoğraf ve kısa şehir turu rol oyunuyla öğretilir; öğrenci önce yerleri görür, sonra Wo ist das Café? (vo ist das ka-fe) diye sorar. Konum için A2’de şu kalıplar yeter: am Marktplatz meydanda, in der Stadt şehirde, neben dem Museum müzenin yanında, gegenüber der Kirche kilisenin karşısında, hinter dem Rathaus belediye binasının arkasında. Artikel ile datif burada birleşir: neben dem Park doğrudur, çünkü Park erildir. Örnek cümle: In meiner Stadt gibt es einen Park, ein Café und ein Museum. (in may-ne ştat gipt es ay-nen park, ayn ka-fe unt ayn mu-ze-um) Benim şehrimde bir park, bir kafe ve bir müze var.

Örnek

Somut sahne: Ayşe meydandadır ve arkadaşına yazar. Ich bin am Marktplatz. Das Café ist neben der Kirche. Das Rathaus ist gegenüber. (ih bin am markt-plats. das ka-fe ist nee-ben deer kir-he. das raat-haus ist ge-gen-üü-ber) Meydayndayım. Kafe kilisenin yanında. Belediye binası karşısında. Cümleleri tek tek ezberlemek yerine küçük bir şehir resmi gibi düşünün.

Yönler: Kaybolmadan yol sormak

Tabelalar ve trafik sıkışıklığı sence ne anlatıyor?

Yol sormak A2’nin en işe yarar can-do hedeflerindendir: öğrenci basit bir güzergâh sorabilir ve tarif edebilir. Temel soru Wie komme ich zum Bahnhof? (vii ko-me ih tsum baan-hoof) İstasyona nasıl giderim? veya Wo ist die Bibliothek? (vo ist di bib-li-o-teek) Kütüphane nerede? Cevaplar kısa tutulur: Gehen Sie geradeaus. (gee-en zii ge-raa-de-aus) Düz gidin. Dann links. / Dann rechts. (dan links / dan rehts) Sonra sola / sonra sağa. Die erste Straße links. (dii eers-te ştraa-se links) İlk sokaktan sola. An der Ampel rechts. (an deer am-pel rehts) Işıkta sağa. An der Kreuzung geradeaus. (an deer kroy-tsung ge-raa-de-aus) Kavşakta düz. Sormaya Entschuldigung (ent-şul-di-gung) Affedersiniz ile başlamak A2’de beklenen nezakettir.

Trafik, yönlerle günlük hayatta iç içedir. Es gibt viel Verkehr. (es gipt fiil fer-keer) Çok trafik var. Die Autos stehen im Stau. (dii au-tos ştee-en im ştau) Arabalar sıkışıklıkta duruyor. Tabelalarda links, rechts, Zentrum (tsen-trum) merkez gibi kısa sözcükler görülür. Bu ünite dünyada genelde harita üzerinde parmakla çizilerek, sonra çiftli diyalogla öğretilir; hedef, karmaşık coğrafya değil, üç adımlık bir tariftir. Resmi hitapta Gehen Sie, arkadaşa Geh (gee) kullanılır; ikisini karıştırmamak gerekir. zu ile artikel birleşince zum Bahnhof, zur Post olur.

Örnek

Kısa diyalog: Entschuldigung, wie komme ich zum Museum? Affedersiniz, müzeye nasıl giderim? Gehen Sie geradeaus, dann die zweite Straße rechts. Das Museum ist neben dem Park. Düz gidin, sonra ikinci sokaktan sağa. Müze parkın yanında. Vielen Dank! Çok teşekkürler! Bitte schön! Rica ederim!

Parklar, yeşil alanlar ve yürüyüş yolu

Parktaki yeşil alan ve yürüyüş yolu sence ne işe yarar?

A2 öğrencisi kendi kentindeki yeşil alanı basit sözcüklerle betimleyebilir: Der Park ist groß und grün. (der park ist groos unt gün) Park büyük ve yeşil. Es gibt viele Bäume und einen Weg. (es gipt fii-le boy-me unt ay-nen veek) Çok ağaç ve bir yol var. Ich gehe im Park spazieren. (ih gee-e im park şpa-tsi-ren) Parkta yürüyüşe çıkarım. der Weg (veek) yol, die Bäume (boy-me) ağaçlar, grün (gün) yeşil, die Natur (na-tuur) doğa, ruhig (ruu-ih) sakin sözcükleri bu tabloda yeter. Park hem dinlenme hem yön tarifi için sık kullanılan bir noktadır: Der Bahnhof ist nicht weit vom Park. İstasyon parktan uzak değil.

Günlük hayatta park, buluşma yeri ve temiz hava adresidir. Die Luft im Park ist gut. (dii luft im park ist guut) Parktaki hava iyi. Viele Leute gehen zu Fuß. (fii-le loy-te gee-en tsuu fuus) Çok kişi yürüyerek gider. Dünyada bu konu fotoğrafla, hafta sonu planı konuşmasıyla ve Was machst du am Wochenende? (vas mahst duu am vo-hen-en-de) Hafta sonu ne yapıyorsun? sorusuyla bağlanır. Sık yanlış anlama, parkı yalnızca doğa konusu sanmaktır; oysa park aynı zamanda bir şehir yeridir ve yol tarifinde köşe taşıdır. Treffen wir uns im Park? (tre-fen viir uns im park) Parkta buluşalım mı? cümlesi A2 için hem dil hem hayat cümlesidir.

Örnek

Metin örneği: Am Samstag gehe ich in den Park. Der Weg ist schön. Ich sitze unter einem Baum und trinke Tee. Der Park ist ruhig. Es gibt nicht viel Lärm. Cumartesi parkta giderim. Yol güzel. Bir ağacın altında otururum ve çay içerim. Park sakin. Çok gürültü yok.

Yaya, bisiklet, kutu ve küçük kent bahçesi

Yaya geçidi, bisiklet yolu ve geri dönüşüm kutusu günlük hayatta nasıl kullanılır?

Kentte hareket etmek yalnızca araba demek değildir. A2’de öğrenci şunu söyleyebilir: Ich gehe zu Fuß. (ih gee-e tsuu fuus) Yürüyerek giderim. Ich fahre mit dem Fahrrad. (ih faa-re mit dem faar-raat) Bisikletle giderim. der Radweg (raat-veek) bisiklet yolu, die Ampel (am-pel) trafik ışığı, der Fußgänger (fuus-geng-er) yaya sözcükleri bu düzeyin içindedir. Işık ve geçit tarifte sık geçer: An der Ampel links, dann über die Straße. Işıkta sola, sonra caddenin karşısına. Güvenlik cümlesi de A2’dir: Halt! Das ist rot. Dur! Kırmızı.

Çevre burada somut nesnelerle başlar, nutukla değil. Hier ist eine Tonne für Papier. (hiir ist ay-ne to-ne für pa-piir) Burada kâğıt için bir kutu var. Wir trennen den Müll. (viir tre-nen den mül) Çöpü ayırırız. Glas, Papier, Plastik (glaas, pa-piir, plas-tik) cam, kâğıt, plastik. Küçük kent bahçesi için der Garten (gar-ten) bahçe ve die Blumen (blu-men) çiçekler yeter: In dem kleinen Garten gibt es viele Blumen. Küçük bahçede çok çiçek var. Almanya’da çöp ayırma ve bisiklet yolu günlük kültürdür; sınıfta amaç sistem ezberi değil, Ich fahre mit dem Fahrrad. Das ist gut für die Umwelt. Bisikletle giderim. Bu çevre için iyi. cümlesini kurabilmektir.

Örnek

Kısa diyalog: Wie kommst du zur Schule? Okula nasıl geliyorsun? Ich fahre mit dem Fahrrad. Es gibt einen Radweg. Bisikletle geliyorum. Bir bisiklet yolu var. Und der Müll? Ya çöp? Wir trennen Papier und Glas. Kâğıt ve camı ayırırız.

Çevre sorunları ve daha yeşil bir kent

Bu resim sürdürülebilir kent yaşamı hakkında ne söylüyor?

A2’de çevre sorunu uzun bir tartışma değil, kısa bir saptamadır. Öğrenci şunu yapabilir: kentindeki basit bir sorunu adlandırır ve kendi küçük eylemini söyler. die Umwelt (um-velt) çevre, die Luft (luft) hava, der Lärm (lerm) gürültü, sauber (zau-ber) temiz, schmutzig (şmut-tsih) kirli. Cümleler: In meiner Stadt gibt es zu viele Autos. (in may-ne ştat gipt es tsuu fii-le au-tos) Şehrimde çok fazla araba var. Die Luft ist nicht gut. Hava iyi değil. Es gibt viel Lärm. Çok gürültü var. Çözüm de A2 kalır: Ich fahre mit dem Bus. Otobüsle giderim. Ich gehe zu Fuß. Yürürüm. Ich kaufe weniger Plastik. Daha az plastik alırım.

Sürdürülebilir kent sözü büyük politika cümlesi gerektirmez. Resimdeki gibi geri dönüşüm yeri, bisiklet tamiri ve yeşil duvar, A2 sözcükleriyle şöyle anlatılır: Hier kann man recyceln. (hiir kan man re-say-keln) Burada geri dönüşüm yapılabilir. Der Mann repariert Fahrräder. Adam bisiklet tamir eder. Die Stadt ist grün. Es gibt Pflanzen an der Wand. Kent yeşil. Duvarda bitkiler var. Dünyada bu konu sıkça ‘benim şehrim, benim sokaklarım’ posteriyle öğretilir; tarihçe olarak Alman kentlerinde bisiklet ve çöp ayırma uzun süredir günlük hayatın parçasıdır. Bir sonraki adım neden-sonuç cümleleridir; A2’de henüz weil ile uzun gerekçe beklenmez, kısa tercih yeter: Das Fahrrad ist gut. Es gibt wenig Lärm. Bisiklet iyidir. Az gürültü vardır.

Örnek

Somut metin: Meine Stadt hat ein Problem: viel Verkehr und schlechte Luft. Ich fahre mit dem Fahrrad. Wir trennen den Müll. Der Park und die Gärten sind wichtig. So ist die Stadt sauberer. Şehrimin bir sorunu var: çok trafik ve kötü hava. Bisikletle giderim. Çöpü ayırırız. Park ve bahçeler önemli. Böylece kent daha temiz.

Türkçe kaynaklı sık hatalar ve doğru kalıplar

Türkçede artikel olmadığı için en sık boşluk buradadır: Ich gehe Bahnhof denmez, Ich gehe zum Bahnhof. denir. Park için in den Park (hareket, içeri) ile im Park (içeride, konum) ayrılır; Türkçe parka gidiyorum / parkta yım farkı Almancada artikel ve datif-aküzatif ile görünür. Wo (vo) nerede, konum sorar; Wohin (vo-hin) nereye, yön sorar. Wo ist der Park? Park nerede? Wohin gehst du? Nereye gidiyorsun? zu kişiye ve bazı binalara, nach ülke ve şehir adına, in içeri girilen yere gider: nach Berlin, in die Stadt, zum Arzt. Umwelt çevre (doğa ve sorunlar), die Umgebung (um-ge-bung) civar / çevredeki yerlerdir; ikisi karıştırılmamalıdır.

Bir başka tuzak, Türkçe söz dizimini bire bir taşımaktır. Ich mit dem Bus fahre olmaz; fiil ikinci sıradadır: Ich fahre mit dem Bus. Sıfatlar da yalın bırakılmaz: ein schön Park değil, ein schöner Park. Çoğul ve cinsiyet ezberi şarttır: die Straße / die Straßen, das Café / die Cafés. rechts sağ, links sol; aceleyle tersine çevirmek tabelada pahalıya mal olur. Düzeltici mini diyalog ezberleyin, kural listesini değil: Wo ist die Post? Die Post ist links, neben dem Supermarkt. Postane nerede? Postane solda, süpermarketin yanında.

Örnek

Yanlış ve doğru yan yana: Yanlış: Ich gehe zu der Park. Doğru: Ich gehe in den Park. Yanlış: Wo gehst du? Doğru (yön): Wohin gehst du? Yanlış: Die Luft ist schlecht, weil viele Auto. Doğru ve A2: Die Luft ist schlecht. Es gibt viele Autos.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Nerede ve nereye aynı sorudur; ikisine de Wo yeter. Doğrusu: Wo konum (nerede), Wohin yön (nereye) sorar. Parkın yerini sorarken Wo ist der Park?, oraya giderken Wie komme ich zum Park? veya Wohin gehst du? kullanılır.
  • Yanlış: Bütün yerlerin önüne in konur: in Bahnhof, in Post. Doğrusu: Şehir adına nach Berlin, içeri girilen yere in die Stadt / in den Park, birçok kuruma zum Bahnhof / zur Post denir. Artikel ve cinsiyet kalıbı değiştirir.
  • Yanlış: Umwelt ile Umgebung aynıdır, ikisi de çevre demektir. Doğrusu: die Umwelt doğa, hava, çöp, çevre sorunudur. die Umgebung bir yerin civarıdır. Parkın çevresi Umgebung, temiz hava konusu Umwelt olur.
  • Yanlış: Almancada artikel atılabilir çünkü anlam zaten açıktır. Doğrusu: Artikel cinsiyeti ve halini taşır; neben dem Park ile neben der Kirche farklıdır. Artikelsiz yer adı A2’de çoğu zaman yanlış kabul edilir.
  • Yanlış: Yol tarifi uzun ve karmaşık olmak zorundadır. Doğrusu: A2’de üç adım yeter: düz, sonra sol veya sağ, hedef yerin yanı. Gehen Sie geradeaus, dann links. Das Café ist gegenüber. tam bir tariftir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B1’de öğrenci kenti yalnızca adlandırmayıp karşılaştırır: iki mahalle, iki ulaşım yolu, bir sorunun nedeni. weil, deshalb ve basit bağlaçlarla Ich fahre mit dem Fahrrad, weil es wenig Lärm gibt. gibi gerekçe kurulur. Toplu taşımada aktarma, tarifte süre ve uzaklık, çevrede geri dönüşüm kuralları daha ayrıntılı konuşulur. Kent betimlemesi bir paragrafa uzar; öğrenci hem haritayı hem görüşünü bağlar.

Özet

A2’de şehir, yön ve çevre üç kısa can-do ile özetlenir: yer adı söylemek, üç adımlık tarif vermek, hava-gürültü-çöp için bir cümle kurmak. Artikel, wo/wohin ve zum/zur Türkçe konuşanlar için asıl eşiktir. Park, kafe, ışık, bisiklet ve kutu gibi somut nesneler bu eşiği günlük hayata bağlar.

Örnek sorular

1. Aşağıdakilerden hangisi Almanca'da 'hastane' anlamına gelir?
  1. das Krankenhaus
  2. die Schule
  3. der Supermarkt
  4. das Kino
Cevabı göster
Doğru cevap: das Krankenhaus
'Das Krankenhaus' Almanca'da 'hastane' demektir. Diğer seçenekler farklı yerlerdir.
2. Almanca'da 'sağa dön' demek için hangi ifadeyi kullanırsın?
  1. nach rechts
  2. nach links
  3. geradeaus
  4. zurück
Cevabı göster
Doğru cevap: nach rechts
'Nach rechts' Almanca'da 'sağa dön' anlamına gelir. Diğerleri farklı yönleri belirtir.
3. Hangisi Almanca'da 'fırın' anlamına gelir?
  1. die Bäckerei
  2. die Apotheke
  3. die Bank
  4. die Post
Cevabı göster
Doğru cevap: die Bäckerei
'Die Bäckerei' Almanca'da 'fırın' demektir. Diğerleri farklı şehir yerleridir.
4. Aşağıdakilerden hangisi Almanca'da 'hava kirliliği' anlamına gelir?
  1. die Luftverschmutzung
  2. der Lärm
  3. das Recycling
  4. die Energie
Cevabı göster
Doğru cevap: die Luftverschmutzung
'Die Luftverschmutzung' Almanca'da 'hava kirliliği' demektir.
5. Birine 'düz git' demek için hangi Almanca ifadeyi kullanırsın?
  1. geradeaus
  2. um die Ecke
  3. nach oben
  4. nach unten
Cevabı göster
Doğru cevap: geradeaus
'Geradeaus' Almanca'da 'düz git' anlamına gelir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Koşul ve zaman cümleleri (wenn, als)Günlük konuşma: Yol tarifi verme ve ulaşım seçme ›