QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Randevu kartı ve doktor konuşması

Yabancı Diller · Almanca A1 · Sağlık ve Günlük Gereksinimler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Basit bir randevu kartını okuyup doktorla kısa bir sağlık konuşması yapmak, A1 Almancasıyla günlük sağlık ihtiyaçlarını karşılamayı sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Randevu kartını okumak ve resepsiyona vermek

Hasta kartı kime uzatıyor ve bu kartta neler yazılı olabilir?

CEFR A1 can-do hedefi şudur: Öğrenci basit bir randevu kartındaki adı, günü, saati ve oda numarasını okuyup anlayabilir. Almanca konuşulan ülkelerde hekime çoğu zaman önce ein Termin (ayn ter-miin, bir randevu) alınır. Kartta die Praxis (dii prak-zis, muayenehane), der Arzt veya die Ärztin (der arst / dii erst-in, doktor), Name (naa-me, ad), Datum (daa-tum, tarih) ve Uhrzeit (uur-tsayt, saat) bulunur. Resepsiyon görevlisine kartı uzatmak, ‘Benim randevum var’ demenin hızlı ve kibar yoludur.

Kısa diyalog A1 kalıplarıyla kurulur. Guten Tag. Ich habe einen Termin. (guu-ten taak. ih ha-be ay-nen ter-miin) İyi günler. Bir randevum var. Wie ist Ihr Name, bitte? (vii ist iir naa-me bi-te) Adınız nedir, lütfen? Mein Name ist Elif Yılmaz. (mayn naa-me ist e-lif yıl-maz) Adım Elif Yılmaz. Einen Moment, bitte. (ay-nen mo-ment bi-te) Bir saniye lütfen. Danke. (dan-ke) Teşekkürler. Doktorla ve resepsiyonda A1’de Sie (zii, siz) kullanılır; du (duu, sen) kullanılmaz.

Dünyada bu konu çoğu dil kitabında rol oyunuyla öğretilir: biri kartı okur, biri onaylar. Tarih Almanya’da gün.ay biçimindedir; 12.03. on iki Mart’tır, Aralık değildir. Saat çoğu kartta 24 saat yazılır: 14.30 Uhr öğleden sonra iki buçuk demektir. A1 zaman sözcükleri yeter: heute (hoy-te, bugün), morgen (mor-gen, yarın), Montag (mon-taak), Dienstag (diins-taak), Mittwoch (mit-voh), Donnerstag (do-ners-taak), Freitag (fray-taak).

Örnek

Somut kart metni: Praxis Dr. Klein / Name: Can Demir / Datum: 08.06. / Uhrzeit: 09.15 Uhr / Zimmer 2 (prak-zis dok-tor klayn / naa-me: djan de-mir / daa-tum: nul-aht.yun-ni / uur-tsayt: noyn.fünf-tseen uur / tsi-mer tsay). Soru: Can ne zaman, hangi odada? Cevap: 8 Haziran, saat 09.15, oda 2. Öğrenci parmakla satır satır okur ve yüksek sesle tekrarlar.

Bekleme salonunda saat, sıra ve sakin bekleme

Hasta saate ve elindeki kâğıda neden bakıyor?

CEFR A1 can-do: Öğrenci bekleme salonunda saati ve karttaki saati karşılaştırıp ‘erken / geç / tam zamanında’ fikrini basit cümleyle söyleyebilir. Almanca’da bekleme yeri das Wartezimmer (das var-te-tsi-mer) adını taşır. Hasta oturur, saate bakar, kartını veya eski bir Rezept (re-tsept, reçete) kâğıdını kontrol eder. A1 cümleleri yeter: Ich warte. (ih var-te) Bekliyorum. Es ist zehn Uhr. (es ist tseen uur) Saat on. Mein Termin ist um zehn Uhr. (mayn ter-miin ist um tseen uur) Randevum saat onda.

Kısa diyalog resepsiyonla da sürebilir. Bitte warten Sie. (bi-te var-ten zii) Lütfen bekleyin. Wie lange? (vii lan-ge) Ne kadar süre? Zehn Minuten, bitte. (tseen mi-nuu-ten bi-te) On dakika, lütfen. Okay. Danke. (o-key. dan-ke) Tamam. Teşekkürler. Dakika sözcüğü die Minute (dii mi-nuu-te), saat sözcüğü die Stunde (dii ştun-de) A1’de yeterlidir; karmaşık süre hesapları bu düzeyin dışındadır.

Günlük hayatta geç kalmak hem Türkiye’de hem Almanca konuşulan ülkelerde gerginlik yaratır. A1 öğrencisi şunu ezberler: Ich bin pünktlich. (ih bin pünkt-lih) Dakikim. Ich bin zu früh. (ih bin tsuu früü) Çok erkenim. Ich bin zu spät. (ih bin tsuu şpeet) Geç kaldım. Telaffuz ipucu: spät sözcüğündeki ä, Türkçe ‘e’ye yakın açık bir sestir; p harfi neredeyse b gibi yumuşak okunmaz, net p’dir.

Örnek

Somut olay: Elif kartında 10.00 Uhr görür, salondaki saat 09.50 gösterir. Der: Ich bin zehn Minuten zu früh. Ich warte. (ih bin tseen mi-nuu-ten tsuu früü. ih var-te) On dakika erkenim. Bekliyorum. Bu üç kısa cümle A1 dinleme-okuma sınavında da sık geçer.

Muayenede doktorun sorularını anlamak

Doktor hastayı neden dinliyor ve hasta ne anlatıyor olabilir?

CEFR A1 can-do: Öğrenci ‘Nereniz ağrıyor?’ türü kısa soruları anlar ve vücut ile belirti sözcükleriyle cevap verir. Doktor Guten Tag. Was fehlt Ihnen? (guu-ten taak. vas felt ii-nen) İyi günler. Neyiniz var? diye sorar. Hasta A1’de haben (haa-ben, sahip olmak) fiiliyle konuşur: Ich habe Kopfschmerzen. (ih ha-be kopf-şmer-tsen) Başım ağrıyor. Ich habe Halsschmerzen. (ih ha-be hals-şmer-tsen) Boğazım ağrıyor. Ich habe Bauchschmerzen. (ih ha-be bauh-şmer-tsen) Karnım ağrıyor. Ich habe Fieber. (ih ha-be fii-ber) Ateşim var. Ich habe Husten. (ih ha-be huus-ten) Öksürüğüm var.

Doktor yeri sorar: Wo tut es weh? (voo tuut es vee) Nereniz ağrıyor? Hasta gösterir ve der: Hier. Der Kopf. (hiir. der kopf) Burada. Baş. A1 vücut sözcükleri: der Kopf (der kopf, baş), der Hals (der hals, boğaz), der Bauch (der bauh, karın), der Rücken (der rü-ken, sırt), der Arm (der arm, kol), das Bein (das bayn, bacak), der Zahn (der tsaan, diş). weh tun (vee tuun) ağrımak kalıbı ezberlenir; Türkçedeki ‘ağrıyor’ tek sözcüğüne karşılık Almanca’da fiil grubu gelir.

Kısa diyalog bütünü: Setzen Sie sich bitte. (zet-sen zii zih bi-te) Lütfen oturun. Was fehlt Ihnen? Neyiniz var? Ich habe Kopfschmerzen und Fieber. (ih ha-be kopf-şmer-tsen unt fii-ber) Başım ağrıyor ve ateşim var. Seit wann? (zayt van) Ne zamandan beri? A1 cevap: Seit gestern. (zayt ges-tern) Dünden beri. Seit heute. (zayt hoy-te) Bugünden beri. Uzun hastalık öyküsü, geçmiş zaman ve ayrıntılı tıp terimleri bu düzeyde yoktur.

Örnek

Rol oyunu metni: Doktor: Wo tut es weh? Hasta: Hier. Der Hals. Ich habe auch Husten. (hiir. der hals. ih ha-be auh huus-ten) Burada. Boğaz. Öksürüğüm de var. Doktor: Okay. Den Mund bitte auf. (o-key. den munt bi-te auf) Tamam. Ağzı açın lütfen. Öğrenci her cümleyi önce dinler, sonra Türkçe anlamını söyler, sonra tekrar eder.

Muayene sonrası kısa yönerge ve broşür

Hasta broşürü neden okuyor ve orada hangi basit yönergeler olabilir?

CEFR A1 can-do: Öğrenci muayene sonrası çok kısa yazılı yönergeyi (dinlen, su iç, hap al) anlar. Doktor veya asistan bir broşür ya da kâğıt verir. A1 sözcükler: die Tablette (dii tab-le-te, hap), das Wasser (das va-ser, su), die Ruhe (dii ruu-e, dinlenme), das Rezept (das re-tsept, reçete). Kalıplar: Nehmen Sie die Tablette. (nee-men zii dii tab-le-te) Hapı alın. Trinken Sie Wasser. (trin-ken zii va-ser) Su için. Bitte Ruhe. (bi-te ruu-e) Lütfen dinlenin. Gute Besserung! (guu-te be-se-rung) Geçmiş olsun!

Kısa diyalog: Hier ist das Rezept. (hiir ist das re-tsept) İşte reçete. Die Apotheke ist links. (dii a-po-tee-ke ist links) Eczane solda. Drei Tabletten am Tag. (dray tab-le-ten am taak) Günde üç hap. Sayılar A1’dir: eins, zwei, drei (ayns, tsvay, dray). am Tag (am taak) günde demektir; am Morgen (am mor-gen) sabahleyin, am Abend (am aa-bent) akşamleyin. Broşürdeki resimler (yatak, bardak, hap) okumayı destekler; uzun yan etki listesi A1’de okunmaz.

Dünyada sağlık Almancası çoğu zaman resimli kartlarla öğretilir çünkü hasta stresliyken uzun cümle tutamaz. Bu yüzden sınıf içinde de cümleler kısa tutulur. Öğrenci broşürdeki üç emri sırayla okur ve pantomimle gösterir: hap almak, su içmek, yatmak. Böylece okuma, dinleme ve beden dili birleşir.

Örnek

Broşür metni (A1): 1. Nehmen Sie eine Tablette. 2. Trinken Sie Wasser. 3. Bitte Ruhe. Gute Besserung! Türkçesi: 1. Bir hap alın. 2. Su için. 3. Lütfen dinlenin. Geçmiş olsun! Öğrenci her maddeyi işaretler ve yüksek sesle okur.

Evde sonraki randevuyu kart ve takvimle kontrol etmek

Hasta evde kartı ve takvimi yan yana neden tutuyor?

CEFR A1 can-do: Öğrenci bir sonraki randevu gününü karttan okuyup basit bir takvimde işaretleyebilir. Evde hasta der nächste Termin (der neks-te ter-miin, bir sonraki randevu) satırına bakar. Nächster Termin: Montag, 10.00 Uhr. (neks-ter ter-miin: mon-taak, tseen uur) Sonraki randevu: Pazartesi, saat 10.00. Takvimde Montag karesine bir nokta koyar. Aileye Türkçe değil, hedef dille kısa cümle kurmayı dener: Am Montag habe ich einen Termin. (am mon-taak haa-be ih ay-nen ter-miin) Pazartesi bir randevum var.

Kontrol diyalogu evde kendi kendine veya arkadaşla yapılır. Wann ist der Termin? (van ist der ter-miin) Randevu ne zaman? Am Freitag um drei Uhr. (am fray-taak um dray uur) Cuma saat üçte. Welches Datum? (vel-çes daa-tum) Hangi tarih? Der 20. Mai. (der tsvan-tsihş-te may) 20 Mayıs. Ay adları A1’de yavaş yavaş eklenir: Januar, Februar, März, April, Mai, Juni (yan-nu-aar, feb-ru-aar, merts, a-pril, may, yuu-ni). Hepsi bir anda ezberlenmek zorunda değildir; kartta görülen ay yeter.

Günlük hayatta randevuyu unutmamak için kart buzdolabına veya deftere yapıştırılır. Bu alışkanlık dil dersine de taşınır: her öğrenci kendi hayali kartını yazar, takvim yaprağına işler ve arkadaşına okur. Böylece okuma gerçek bir işe bağlanır. Unutulmaması gereken A1 kuralı şudur: gün adı büyük harfle yazılır ve tarih önce gün, sonra aydır.

Örnek

Kart: Nächster Termin: Mittwoch, 14.00 Uhr, 11.09. Takvimde Çarşamba 11 Eylül, saat 14.00 işaretlenir. Öğrenci der: Am Mittwoch um zwei Uhr habe ich einen Termin beim Arzt. (am mit-voh um tsvay uur haa-be ih ay-nen ter-miin baym arst) Çarşamba saat ikide doktorda randevum var. beim Arzt (baym arst) doktorda demektir.

Nasıl çalışılır, dünya bağlamı ve Türkçe kaynaklı tuzaklar

Bu konu dünyada neredeyse her A1 kitabında ‘sağlık ve vücut’ ünitesinin okuma-dinleme ayağıdır. Öğretim yolu rol oyunu, gerçek kart fotokopisi ve çok kısa ses kaydıdır; tarihçe olarak dil öğretimi 1970’lerden beri ‘işlevsel dil’e, yani randevu almak ve şikâyet söylemek gibi işlere yönelmiştir. Sınıfta her Alman sözcük, kalıp ve cümle önce kulağa, sonra ağıza, sonra kâğıda gider. Telaffuz için Türkçe harf ipuçları yeter: Arzt arst, Termin ter-miin, Schmerz şmerts, Praxis prak-zis, Rezept re-tsept, Wartezimmer var-te-tsi-mer.

Sık Türkçe kaynaklı hatalar ayrı çalışılır. Türkçe ‘randevu’ya benzeyen Termin İngilizce term ile karıştırılmamalıdır. Doktora du denmez, Sie denir. ‘Başım ağrıyor’ sözcüğü sözcüğüne Mein Kopf ist Schmerz yapılmaz; doğru kalıp Ich habe Kopfschmerzen veya Der Kopf tut weh (der kopf tuut vee) şeklindedir. Tarih 05.12. Mayıs on iki değil, beş Aralık da olabilir; önce gün gelir. Ich bin krank (ih bin krank) genel ‘hastayım’dır; belirli ağrı için haben daha nettir. Bu tuzaklar bir sonraki derste de tekrar edilir.

Örnek

Hata düzeltme örneği. Yanlış: doktora Du, ich bin Kopf. Doğru: Herr Doktor, ich habe Kopfschmerzen. (her dok-tor, ih ha-be kopf-şmer-tsen) Yanlış tarih okuma: kartta 03.04. görünce ‘3 Nisan’ yerine ‘Mart dört’ demek. Doğru: üç Nisan. Öğrenci her yanlışı bir kez duyar, doğrusunu iki kez söyler.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Termin sözcüğünü İngilizce term (dönem, terim) sanmak veya Türkçe ‘terminal’ ile bağlamak. Doğrusu: der Termin A1’de randevu demektir. Telaffuz ter-miin. Kartta, telefonda ve takvimde bu anlamda kullanılır.
  • Yanlış: Doktora ve resepsiyona du diye hitap etmek, çünkü Türkçede ‘sen’ samimi gelir. Doğrusu: Muayenehane A1’de her zaman Sie ister: Setzen Sie sich bitte. du ancak yakın arkadaş arasındadır.
  • Yanlış: Tarihi ay/gün sanmak: 12.03. yi Aralık veya 12 Mart karışıklığına düşmek. Doğrusu: Alman kartında sıra gündür, sonra aydır. 12.03. on iki Mart’tır. Saat çoğu kez 24 saattir.
  • Yanlış: ‘Başım ağrıyor’u Mein Kopf ist Schmerz veya Ich bin Kopfschmerzen diye kurmak. Doğrusu: Doğru A1 kalıbı Ich habe Kopfschmerzen. veya Der Kopf tut weh. Ağrı çoğul Schmerzen ile gelir.
  • Yanlış: Her şikâyette yalnızca Ich bin krank demek ve vücut sözcüğünü kullanmamak. Doğrusu: Ich bin krank genel hastalıktır. Doktor yer sorar; Ich habe Halsschmerzen gibi somut cevap A1 hedefidir.

Bir adım ileri

Bir üst dil basamağında (A2) öğrenci geçmişi de anlatır: dün doktordaydım, hap aldım. Eczane diyaloğu uzar; sigorta kartı ve Krankenkasse sözcüğü eklenir. Belirtiler çoğalır, randevuyu telefonla değiştirme ve iptal etme çalışılır. A1’deki kısa kart ve ‘nereniz ağrıyor’ sorusu, A2’de tam bir muayene ve reçete okuma metnine dönüşür. Şimdilik görev, kartı doğru okumak ve üç-dört cümlelik konuşmayı anlamaktır.

Özet

A1’de randevu kartı ad, gün, saat ve oda bilgisini verir; resepsiyona Ich habe einen Termin yeter. Doktor Was fehlt Ihnen? ve Wo tut es weh? sorar; cevap Ich habe …schmerzen kalıbıdır. Evde kart ve takvimle sonraki gün işaretlenir; Sie hitabı, Alman tarih sırası ve doğru ağrı cümlesi Türkçe kaynaklı üç büyük tuzaktır.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki bilgilerden hangisi bir randevu kartında bulunmaz?
  1. Lieblingsfarbe
  2. Name
  3. Datum
  4. Uhrzeit
Cevabı göster
Doğru cevap: Lieblingsfarbe
Randevu kartında genellikle isim, tarih ve saat bulunur; 'Lieblingsfarbe' (en sevdiği renk) yer almaz.
2. Bir randevu almak için hangi cümle uygundur?
  1. Ich möchte einen Termin.
  2. Ich habe Hunger.
  3. Ich spiele Fußball.
  4. Ich trinke Wasser.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich möchte einen Termin.
'Ich möchte einen Termin.' ifadesi 'Bir randevu almak istiyorum.' anlamına gelir ve doğru seçenektir.
3. Aşağıdaki saatlerden hangisi '10:30' olarak okunur?
  1. halb elf
  2. halb zehn
  3. zehn Uhr
  4. elf Uhr
Cevabı göster
Doğru cevap: halb elf
'Halb elf' Almanca'da '10:30' anlamına gelir.
4. Doktora kendinizi tanıtırken hangi cümle uygundur?
  1. Ich heiße Anna.
  2. Ich bin müde.
  3. Ich esse Brot.
  4. Ich habe ein Buch.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich heiße Anna.
'Ich heiße Anna.' cümlesi 'Benim adım Anna.' anlamına gelir ve tanışma için uygundur.
5. Bir randevu kartında '15.03.2026' tarihi için hangi ifade doğrudur?
  1. fünfzehnter März zweitausendsechsundzwanzig
  2. fünfzehnter Mai zweitausendsechsundzwanzig
  3. dritter Mai zweitausendsechsundzwanzig
  4. fünfzehnter März zweitausendsechzehn
Cevabı göster
Doğru cevap: fünfzehnter März zweitausendsechsundzwanzig
'15.03.2026' tarihi Almanca'da 'fünfzehnter März zweitausendsechsundzwanzig' olarak okunur.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Doktorda şikâyet anlatma diyaloğuUygulama: Sağlık önerisi verme ve tekrar ›