Evde ve günlük işlerde bir şeyin olmadığını veya bir işi yapmadığını A1 düzeyinde kein ve nicht ile doğru söyleyebilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
İki olumsuzluk, iki görev
CEFR A1 can-do hedefi şudur: Ev ve günlük hizmetler konusunda basit olumsuz cümleler kurabilir ve anlayabilirim. Somut olarak evde bir nesnenin veya yiyeceğin olmadığını söyleyebilir, bir günlük işi yapmadığını belirtebilir, bir yerin temiz olmadığını ifade edebilirsin. Türkçede olumsuzluk çoğu zaman fiile eklenen -me/-ma, değil veya yok ile gelir. Almancada A1'de bu işi iki ayrı sözcük paylaşır: isimlerin yokluğu için kein, eylem ve nitelik için nicht.
Dünyada Goethe-Institut ve birçok Avrupa ders kitabı bu konuyu ev ve yeme-içme ünitelerinde yan yana öğretir; çünkü evde en çok bu yok ve bunu yapmıyorum denir. Almanca olumsuzluk fiile bitişik bir ek değil, ayrı bir sözcüktür; bu yüzden sıra Türkçeden farklıdır. Şimdilik kural şudur: Bir ismin önündeki belgisiz artikeli olumsuzluyorsan kein veya keine kullan; fiili, sıfatı veya durumu olumsuzluyorsan nicht kullan.
Telaffuz: nicht niht gibi okunur; ch sesi yumuşak ve sürtünmelidir. kein kayn gibi, ei daima ay sesidir. keine kay-ne, keinen kay-nen. Bu üç biçimi sesli tekrarla: kayn, kay-ne, kay-nen.
Örnek
Mini can-do: Ich habe kein Wasser. Benim suyum yok. Ich putze nicht. Temizlik yapmıyorum.
kein ile evde bu yok demek
kein bir fiil değil, olumsuz artikeldir. Türkçedeki hiç ... yok veya bir ... değil anlamını taşır. ein yerine kein, eine yerine keine gelir; çoğulda da keine kullanılır. Mutfak kalıpları: Ich habe kein Brot. Benim ekmeğim yok. Ich habe keine Milch. Benim sütüm yok. Ich habe keinen Apfel. Benim elmam yok. Neden keinen? Çünkü haben akkuzativ ister ve der Apfel erkektir; erkek akkuzativde kein sözcüğü keinen olur.
Boş buzdolabı sahnesini düşün. Ev arkadaşı sorar: Hast du Butter? Sende tereyağı var mı? Sen: Nein, ich habe keine Butter. Hayır, benim tereyağım yok. Hast du Käse? Nein, ich habe keinen Käse. Ist da Milch? Nein, da ist keine Milch. die Milch ve die Butter dişil olduğu için keine; der Käse erkek olduğu için akkuzativde keinen; das Brot ve das Wasser nötr olduğu için kein kalır. Bellek kancası: erkek akkuzativ kay-nen, dişil ve çoğul kay-ne, nötr kayn.
Sık kalıplar: Ich habe kein Geld. Param yok. Ich habe keine Zeit. Zamanım yok. Es gibt kein Brot. Ekmek yok. Es gibt keine Eier. Yumurta yok. Das ist kein Kühlschrank. Bu bir buzdolabı değil. Diyalog: A: Was ist im Kühlschrank? Buzdolabında ne var? B: Nichts. Ich habe kein Fleisch, keine Milch und kein Brot. Hiçbir şey. Etym yok, sütüm yok ve ekmeğim yok. Nichts niçs diye okunur ve A1'de kalıp olarak yeter.
Örnek
Çözümlü: Buzdolabında süt yok. Süt die Milch dişildir. Doğru: Ich habe keine Milch. veya Es gibt keine Milch. Yanlış olur: ismi nicht ile olumsuzlamak.
nicht ile eylemi ve durumu olumsuzlamak
nicht artikel değildir; değil ve -mıyor anlamını taşır. Fiili, sıfatı veya bir durumu olumsuzlar. Ev içi hizmetlerde: Ich putze nicht. Temizlik yapmıyorum. Ich koche nicht. Yemek pişirmiyorum. Ich spüle nicht. Bulaşık yıkamıyorum. Diş bakımı: Ich putze die Zähne nicht. Dişlerimi fırçalamıyorum. Zähne tse-ne diye okunur; Z harfi Almancada ts sesidir. Ayna sahnesi tam olarak budur: olumsuzlanan bir isim değil, yapılmayan bir eylemdir; bu yüzden nicht gerekir.
Sıfat ve durum da nicht alır. Das Bad ist nicht sauber. Banyo temiz değil. Die Küche ist nicht groß. Mutfak büyük değil. Belirli artikel artı isim çoğu zaman nicht ile gider: Das ist nicht das Bad. Bu banyo değil. Karşılaştır: Das ist kein Bad. Bu bir banyo değil. A1 pratik kuralı: önünde ein veya eine olacak bir isim yoksa ve fiil ya da sıfat konuşuyorsan nicht de. Basit cümlede nicht çekimli fiilden sonra, çoğu zaman sona yakın durur: Ich komme nicht. Gelmiyorum. Nesne varsa: Ich putze die Zähne nicht.
Mini diyalog: A: Putzt du die Zähne? Dişlerini fırçalıyor musun? B: Nein, ich putze die Zähne nicht. Ich habe keine Zeit. Hayır, dişlerimi fırçalamıyorum. Zamanım yok. Burada iki olumsuzluk birden doğrudur: eylem nicht, isim keine Zeit. A: Ist das Bad sauber? B: Nein, das Bad ist nicht sauber. sauber zau-ber diye okunur.
Örnek
Çözümlü olay: Sabah ayna karşısındasın, fırça rafta. Dişlerimi fırçalamıyorum fiil olumsuzdur: Ich putze die Zähne nicht. Diş fırçam yok dersen isim olumsuzdur: Ich habe keine Zahnbürste.
Ev temizliği: toz yok, iş yok
Temizlik dilinde hem iş yapmıyorum hem kir yok demen gerekir. Toz der Staub ştaup, çöp der Müll, kir der Schmutz. Es gibt keinen Staub. Toz yok. Es gibt keinen Müll. Çöp yok. Görseldeki toz yokluğu tam olarak bu cümlelerdir. Die Wohnung ist sauber. Es gibt keinen Staub. Ev temiz. Toz yok. Wohnung vo-nung diye okunur; W harfi v sesidir.
Temizlik fiilleri nicht ile gider: Ich staubsauge nicht. Süpürmüyorum. Ich wische nicht. Silmiyorum. Ich putze die Fenster nicht. Pencereleri silmiyorum. Aynı sahneyi iki cümleyle ayır: Ich putze nicht. ve Es gibt keinen Schmutz. Diyalog: A: Ist da Staub? B: Nein, da ist kein Staub. Die Wohnung ist sauber. A: Putzt du heute? B: Nein, ich putze heute nicht. heute hoy-te bugün demektir. Böylece yokluk kein, yapılmayan iş nicht olarak netleşir.
Araç yokluğu yine kein ister: Ich habe keinen Lappen. Bezım yok. Ich habe keinen Besen. Süpürgem yok. Das ist kein Problem. Bu sorun değil; temizlik planı yaparken çok işe yarar.
Örnek
Olay: Misafir gelmeden odaya bakıyorsun, toz yok. Doğru: Es gibt keinen Staub. veya Da ist kein Staub. Toz isim olduğu ve belgisiz yokluk bildirildiği için kein gerekir.
Mutfakta kırık fincan ve boş tabak
Mutfak, kein için zengin bir sahnedir çünkü nesneler ve yiyecekler isimdir. die Tasse fincan ta-se, der Teller tabak te-ler, kaputt kırık ka-put, leer boş le-er. Kırık fincan için iki A1 cümlesi vardır: Die Tasse ist kaputt. Fincan kırık. İsim yoksa: Ich habe keine Tasse. Fincanım yok. Boş tabak: Der Teller ist leer. Yiyecek yokluğu: Es gibt kein Essen auf dem Teller. Tabakta yemek yok. das Essen nötr olduğu için kein Essen denir.
Kısa diyalog: A: Hast du eine Tasse? B: Nein, ich habe keine Tasse. Die Tasse ist kaputt. A: Ist da Kaffee? B: Nein, da ist kein Kaffee. Der Teller ist auch leer. Ich habe kein Brot. A: Trinkst du Kaffee? B: Nein, ich trinke nicht. Ich habe keine Zeit. Bu konuşmada keine Tasse, kein Kaffee, kein Brot, keine Zeit ve ich trinke nicht bir aradadır. Hedef odur: aynı mutfakta isim görünce kein, fiil görünce nicht.
Daha fazla A1 cümlesi: Ich habe keinen Teller. Tabağım yok. Ich habe kein Glas. Bardağım yok. Ich habe keine Gabel. Çatalım yok. Das Wasser ist nicht heiß. Su sıcak değil; burada sıfat olduğu için nicht gelir. Ich spüle das Glas nicht. Bardağı yıkamıyorum. Birçok sınıfta öğretmen gerçek bir fincan veya boş tabak gösterir ve Ist das eine Tasse? diye sorar; beklenen cevap Nein, ich habe keine Tasse. veya Da ist kein Kaffee. olur.
Örnek
Çözümlü: Fincanım yok, tabak boş ve kahve içmiyorum. 1) Ich habe keine Tasse. 2) Der Teller ist leer. 3) Ich trinke keinen Kaffee. veya Ich trinke nicht. Kahveyi isim olarak olumsuzluyorsan erkek akkuzativ keinen Kaffee gerekir.
Türkçeden gelen tuzaklar
Türkçe konuşan öğrencilerin en sık karıştırdığı nokta şudur: yok, değil ve fiil eki -me bazen birbirinin yerine kullanılabilir gibi gelir; Almancada kein ve nicht yer değiştirmez. Ekmeğim yok cümlesindeki yok seni nichte çekmesin. Ekmek isimdir ve belgisizdir: Ich habe kein Brot. Temizlik yapmıyorum cümlesindeki -mıyor seni keine çekmesin. Burada fiil vardır: Ich putze nicht. Ev temizliği görseli tam bir testtir: yerde bez yoksa Ich habe keinen Lappen.; sen silmiyorsan Ich wische nicht.
İkinci tuzak cinsiyet ve akkuzativdir. Türkçede artikel olmadığı için kein Milch demek kolaydır ama doğru biçim keine Milchtir. Ich habe kein Apfel de yanlıştır; doğru Ich habe keinen Apfel. Üçüncü tuzak sözcük sırasıdır. Türkçe olumsuzluğu fiilin yanında taşır. Almanca A1'de çekimli fiil ikinci sıradadır: Ich esse kein Brot. Ben ekmek yemiyorum. Fiili nichtten önce yanlış yere koymak cümleyi bozar.
Dördüncü tuzak belirli nesne ile belgisiz yokluğu karıştırmaktır. İşaret ederek bu banyo değil dersen Das ist nicht das Bad. daha uygundur. Das ist kein Bad. ise tür olarak bu bir banyo değil demektir. Beşinci tuzak çift olumsuzluktur. A1'de tek olumsuzluk yeter: Ich habe kein Geld. Tarama listesi: İsim artı yokluk ise kein. Fiil, sıfat, durum ise nicht. Erkek akkuzativ ise keinen. Dişil veya çoğul ise keine. Nötr ise kein.
Örnek
Yanlış-doğru: Ich habe nicht Zeit. yerine Ich habe keine Zeit. / fiilden önce kein yerine Ich putze nicht. / Das Bad ist kein sauber. yerine Das Bad ist nicht sauber. / Ich habe kein Milch. yerine Ich habe keine Milch.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: İsim yokluğunu nicht ile söylemek, örneğin zamanım yok derken fiilden sonra yalın isim bırakmak. Doğrusu: Belgisiz isim yoksa kein ailesi gerekir: Ich habe keine Zeit. Ich habe kein Brot.
- Yanlış: Fiili kein ile olumsuzlamak veya Türkçe sırayla çekimli fiili sona atmak. Doğrusu: Eylem nicht ister ve çekimli fiil ikinci sıradadır: Ich putze nicht.
- Yanlış: Cinsiyeti ve akkuzativi unutup her yerde yalın kein demek. Doğrusu: Dişil ve çoğulda keine, erkek akkuzativde keinen kullanılır: keine Milch, keinen Apfel.
- Yanlış: Sıfatı kein ile olumsuzlamak, örneğin temiz değil derken artikel kalıbı kullanmak. Doğrusu: Sıfat ve durum nicht alır: Das Bad ist nicht sauber.
- Yanlış: Belirli bir nesne ile belgisiz türü karıştırmak. Doğrusu: Bu bir banyo değil tür cümlesi Das ist kein Bad.; işaret edilen belirli yer için Das ist nicht das Bad. daha uygundur.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta A2'de noch nicht henüz değil, nicht mehr artık değil, nie hiçbir zaman ve niemand hiç kimse gelir. nicht konumu ayrılabilen fiiller, modal fiiller ve yan cümlelerde netleşir; dativde keinem ve keiner görünür. Ev temasında geçmiş olumsuzluk başlar: işi henüz yapmadım demek için şimdiki zamanın ötesine geçersin. O noktada A1'deki basit seçim kuralı temelin olur; üzerine zaman ve yer ayrıntısı eklenir.
Özet
A1'de ev ve günlük hizmetlerde yokluk kein ile, yapılmayan iş ve nitelik nicht ile söylenir. kein artikel gibi cinsiyet ve akkuzativ alır; nicht fiil ve sıfatın yanına gelir. Türkçedeki yok ve -me alışkanlığını bu iki göreve ayırdığında mutfak, banyo ve temizlik konuşmaları anlaşılır hale gelir.